Dostlar, dünyayı hala sevebiliriz!

Yayınlama: 04.10.2016
A+
A-

İş hayatımın ilk yıllık iznini kullandım. 2 Yıl izin yapmayınca epey de bir kafa boşaltma tadında geçsin istedim. Düşünmemi sağlayacak tüm eylemlerden uzak, 13 IQ ile yapılabilecek faaliyetlerin dışına çıkmadan geçmesini istediğim bir dinlenme dönemi… Sebebini atlayarak devam edeyim; Hatay’a gittim. 2 Haftayı aşkın bir zamanımı orada geçirdim. Suriye sınırında. Çizginin diğer tarafında neler patlayıp çatlıyor bilmiyorum ama bizim tarafta her şey yolunda gidiyor. Kaçak mallar, kaçak kumar, kaçak su, kaçak sigara, kaçak içki, kaçak işçi, yasal Suriyeliler… Hepsi yıllardır zaten hayatımızda olan şeyler. Suriyeliler hariç. Onlarla birkaç yıldır bu kadar iç içeyiz. Sebebi, doğrusu, yanlışı, siyaseti beni hiç ilgilendirmiyor. Size 3 milyondan 1 tanesini anlatacağım.
İsmini söylesem, unutacaksınız. Aklınızda kalacak haliyle bahsedeyim “Suriyeli”… Denk geldiğimde Türk sandım. Konuşunca bir göç hikayesi olduğu belli fakat yine de Suriyeli diyemedim. Televizyonda gördüğüm Suriyelilerden herhangi birine benzemiyordu. 23-24 Yaşlarında. Güzel bir adam. Bizim burada çocuk diyorlar. O adam ama… Asansörcülük yapıyor. Montaj, tamir vs… Sigorta hak getire, sağ olsun işveren insaflı çıkmış karın doyuracak parayı alıyor Suriyeli. 1 Seneyi geçmiş, aynı yerde çalışıyor. İşveren tanıdık. Çalışkanlığı gözüme takılıyor, mesaiden sonra soruyorum patrona “Nedir bu elemanın olayı? Hikayesi ne?” Aldığım cevap herkesçe net, bence insafsız : “Suriyeli”
Babası hala Halep’te, birkaç gündür bombaların patladığı yerde. O ailesini tek başına getirmiş. Zamanında hali vakti yerinde olan baba yaptığı evleri satmaya çalışıyormuş. Satınca burada iş kuracaklar. Hayal işte… Buraya geldiği dönemde de bizim duymadığımız bir savaş zaten varmış orada. Tüm Suriye karşıtı Türk vatandaşının bana verdiği yetkiye dayanarak o müthiş, dahiyane soruyu sordum: “Lan memleketin için niye savaşmadın? Niye geldin buraya?” Üzerimden tır gibi geçti Suriyeli’nin cevabı. “Siz sanıyorsunuz ki biz savaşmadık. Savaştım. Herkes kaçarken ben orduya girdim. Sonra baktım ölen de Suriyeli, öldüren de. Ordu ne için savaştığını bilmiyordu. Kandırıldık diye düşündüm. Muhaliflere geçtim. Onlar için savaştım. Orada da vaziyet aynıydı. Şofördüm. Arkada silah sıkan adam ölüyor, kurşun sesi kesiliyor sen arabayla mermiden kaçıyorsun.”
Haklısın Suriyeli.
Planları var. Daha Suriye’deyken komşusu olan bir kıza vurulmuş. 1 Sene önce onu ve ailesini de getirmiş Türkiye’ye. Mersin’deler. 3 Saatlik yol. Çok nadir görüşüyorlar. Baba evi satarsa evlenecekler. İş kuracak. Öyle evlenecekler.
Dilenmeyen, direnen, okumuş, fırsatı olsa daha da okuyacak Suriyeli’m. Dilerim ki babacığına, evlerinize, hayallerine düşmemiştir Halep’e düşen bombalardan biri.  Suriyeli’nin umutları, hayalleri için; birlikte sevebiliriz bu dünyayı dostlar.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.