Meslektaşlarına destek verdiler
Çeşitli eğitim sendikalarına bağlı üyeler, geçtiğimiz günlerde öğrenci velileri arasında çıkan kavgayı ayırmayı çalışırken başına aldığı sopa darbesiyle yaralanan Kızılpınar 125.Yıl Ortaokulu Müdürü Ömer Aydemir’e destek verdi. Eğitimciler, okul bahçesine eli sopalı kişiler girerken, kavgaya tutuşurken, bu kavgayı ayırmanın Okul Müdürü ve öğretmenlerin görevi mi olduğunu soran eğitimciler, “Bizlerin korunmaya gereksinimi yok mudur? Bu acı tabloyu yaşadığımız için son derece üzgünüz. Umarız bu yaşanan olay son olur ve yetkililer gerekli özeni artık göstermeye karar verir” dedi
Kızılpınar 125.Yıl Ortaokulu Bahçesinde öğrenci velileri arasında çıkan kavgayı ayırmaya çalışırken başına aldığı darbe sonucu yaralanan Ömer Aydemir’e meslektaşlarından destek geldi. Çeşitli eğitim sendikalarına üye öğretmenler, Çarşamba günü Kızılpınar 125.Yıl Ortaokulu yanında konuyla ilgili bir basın açıklaması yaparak olayı kınadı. Açıklamayı, Eğitim İş Çerkezköy İlçe Temsilcisi Orçun Emrah Eren okudu.
EĞİTİM EMEKÇİLERİ HER SEFERİNDE MAĞDUR OLDU
Açıklamanın başında, uzun bir zamandır güvenliklerinden endişe duyduklarını dile getiren Eren, “Ülkemizin dört bir yanında fedakarca görevlerini yapan nice eğitim emekçisi arkadaşlarımızın başına gelen olayları sadece ekranlardan izleyen bazı kesimlere inat her defasında bu konuyu dile getirmiş, hükümetim yıllardır sistematik olarak uyguladığı ‘veli açılımına’ dikkat çekmiş ve iş güvenliğimizin kamu nezdinde savunulmasını talep etmiştik. Tüm serzenişlerimize karşın kademe kademe özlük haklarımız gasp edilmiş, eskiden toplumun en saygın kollarından biri olan kutsal öğretmenlik mesleğimiz her gelip geçen bakan ve müsteşarı tarafından paspas edilmiş, eğitim emekçileri her seferinde mağdur olmuşlardır. Yine de pes etmeyen aydınlık nesiller yetiştirme çabamız ve hevesimiz bir nebze olsun azalmamış tam aksine artmıştır” ifadelerini kullandı.
ASLİ GÖREVİMİZ KOLLUK HİZMETLERİNİ YAPMAK OLMAMALI
Okul güvenliğinin öğretmen ve okul müdürleri tarafından sağlanmaması gerektiğinin altını çizen Eren, “Okullarımızın güvenliği tamamen müdür ve öğretmenlerin sırtına bindiren, özel okullar için hibe yapmayı kendine ilke edinen hükümetimizin Milli Eğitim Bakanı nedense devlet okullarının güvenlik gibi zaruri ihtiyaçları için ödenek ayırmayı gündemine hiç almamıştır. Son yaşanan olay da göstermiştir ki öğretmen ve müdürlerin asli görevi okulların kolluk hizmetlerini yapmak olmamalıdır” diye konuştu.
KAVGAYI AYIRMAK BİZİM GÖREVİMİZ MİDİR?
Açıklamasının devamında, okul bahçesine eli sopalı kişiler girerken, kavgaya tutuşurken, bu kavgayı ayırmanın Okul Müdürü ve öğretmenlerin görevi mi olduğunu soran Eren, “Eğitimcilerin korunmaya gereksinimi yok mudur? Bu acı tabloyu yaşadığımız için son derece üzgünüz. Umarız bu yaşanan olay son olur ve yetkililer gerekli özeni artık göstermeye karar verir” dedi.
NE MAAŞ NE DE ATAMA İÇİN BURADAYIZ
Bugün burada sendikalar olarak değil, eğitimci kimlikleriyle bulunduklarını kaydeden Eren, “Bulunma sebebimiz ne atama ne de maaş. Bizi bir araya getiren neden her insanın en doğal hakkı olan can güvenliği. Ömer hocamızın başına gelen olayın birçok emsalini Türkiye’nin dört bir yanından duyduk, duyuyoruz, duymamayı umuyoruz. Veli Açılımı, Alo 147 gibi öğretmenleri rencide edici, küçük düşürücü uygulama ve eylemlerin son bulmasını hükümetin popüler açılımlarına bir yenisini daha ekleyerek ‘eğitimci açılımı’ yapmasını istiyoruz. Unutulmamalıdır ki öğretmenler bir devletin temelini oluşturur, geleceğini yapılandırır. Can güvenliği olmayan bir ortamda bizden kimsenin üst düzey bir performans beklemeye hakkı yoktur” şeklinde konuştu. Kimseden “kırk yıl kölemiz olmasını” istemiyoruz. Hakkımız olan saygıyı eskisi gibi görmek istiyoruz. Tüm velilerimizi, tüm öğrencilerimizi, tüm halkımızı bu konuda duyarlı olmaya davet ediyor, savgı ve sevgimizi sunuyoruz” cümleleriye açıklamayı tamamladı.