“Eğitimimiz, bedenimiz, kimliğimiz bizimdir”

Yayınlama: 11.03.2014
A+
A-

Eğitim-Sen Çerkezköy Temsilciliği, Eğitim-Sen Kapaklı Temsilciliği, Cumhuriyet Halk Partisi Çerkezköy İlçe Kadın Kolları Başkanlığı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, ÖDP Çerkezköy Teşkilatı ve TKP Çerkezköy İlçe Teşkilatı 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla ortak bir basın açıklaması yaptı. Son yedi yılda kadın cinayetlerinin yüzde 1400 arttığını ve Türkiye’de her gün ortalama beş kadının öldürüldüğünü söyleyen Ayşegül Duman, “Yeni bir gelecek yaratmak için kendi irademiz ve emeğimizle mücadelemizi büyütüyoruz. Kadınların bedenleri, emekleri ve kimlikleri üzerindeki erkek egemen tahakküme sessiz kalmıyor, dünyanın her yerinde özgürlük türkümüzü söylüyoruz. Hem erkek devlete hem de cinsiyetçi kültürün her gün yeniden üretilmesine karşı kadınlar olarak geleneksel rollerimizi kırdık. Bizi görmezden gelenlere, taleplerimize kulaklarını tıkayanlara karşı kadınlar olarak ‘Eğitimimiz, bedenimiz, kimliğimiz bizimdir” dedi
 
 
Eğitim-Sen Çerkezköy Temsilciliği, Eğitim-Sen Kapaklı Temsilciliği, Cumhuriyet Halk Partisi Çerkezköy İlçe Kadın Kolları Başkanlığı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, ÖDP Çerkezköy Teşkilatı ve TKP Çerkezköy İlçe Teşkilatı tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla ortak bir basın açıklaması yapıldı. Cumartesi günü saat 13.00’da Belediye Meydanı’nda yapılan basın açıklamasını, grup adına Eğitim-Sen Sekreteri Ayşegül Duman okudu.
kadınlar 8 martEĞİTİMİMİZ BEDENİMİZ KİMLİĞİMİZ BİZİMDİR
Siyasi iktidarın yolsuzluk haberleriyle birlikte tüm kirli politikalarının gözler önüne serildiği bir dönemde 8 Mart Kadınların Birlik Dayanışma ve Mücadele günü için alanları doldurduklarını ifade eden Ayşegül Duman, “Yeni bir gelecek yaratmak için kendi irademiz ve emeğimizle mücadelemizi büyütüyoruz. Kadınların bedenleri, emekleri ve kimlikleri üzerindeki erkek egemen tahakküme sessiz kalmıyor, dünyanın her yerinde özgürlük türkümüzü söylüyoruz. Hem erkek devlete hem de cinsiyetçi kültürün her gün yeniden üretilmesine karşı kadınlar olarak geleneksel rollerimizi kırdık; bugün özgürlük barış ve eşitlik için alanları doldurduk. Bizi görmezden gelenlere, taleplerimize kulaklarını tıkayanlara karşı kadınlar olarak ‘Eğitimimiz, bedenimiz, kimliğimiz bizimdir, yolsuzluğu, yoksulluğa ve savaşa karşı alanlardayız” diye haykırıyoruz” dedi.
İKTİDARIN POLİTİKALARINI ELEŞTİRDİ
Açıklamasının devamında, kadınların emeklerinin yolsuzluk, rant ve yağma için kullanıldığını savunan Duman, iktidarın kadınlara yönelik politikalarını eleştirerek, “Ayakkabı kutularından çıkan milyon dolarlar, para sayma makineleri ve son olarak da ses kayıtları ile iktidarın yolsuzluk ve rant düzeni gözler önüne serilmiştir. Yıllardır en temel ekonomik ve demokratik taleplerimizi görmezden gelen siyasi iktidarın gerçek yüzü de ortaya çıkmıştır. 12 yıldır kadınların yaşam koşullarının zorlaşması ve görünmeyen emeklerinin artması pahasına izlenen ekonomik politikalar kuma harcamalarının kısılmasına, özelleştirmelerin artmasına neden olmuştur. En temel ihtiyaç maddelerine yapılan zamlar kadınların ev işlerinde daha fazla çalışmasına, haneyi geçindirmek için harcadıkları emeğin artmasına neden olmuştur. Bu kapsamda öncelik kamusal olarak sunulması gereken çocuk basım hizmetlerine verilmiştir. Kadınlar olarak, kadınların ikili emekleri üzerine yükselen iktidarın rant, yolsuzluk ve yağma düzenini kabul etmiyoruz. Ev işlerinde görünmeyen emeğin sahibi biz kadınlar insan onuruna yakışır bir hayat için mücadelemizi ilmek ilmek örmeye devam ediyoruz” şeklinde konuştu.
GELENEKSEL CİNSİYET ROLLERİ HATIRLATILIYOR
İktidarın, kadınlara sürekli geleneksel cinsiyet rollerini hatırlattığını dile getiren Duman, “En az üç çocuk, üç de yetmez beş çocuk baskısı yapan AKP iktidarı sermaye için gerekli ucuz iş gücünü kadınların karşılıksız olarak sağlamasını hedeflemektedir. Kürtaj hakkımızın elimizden alınmasına, nasıl doğuracağımıza, kaç tane doğuracağımıza ya da doğurmayacağımıza kadar atılan tüm adımlar bedenlerimiz üzerindeki denetim artırılmaktadır. Aile içersinde annelik rolüne yapılan vurgu ile biz kadınların daha fazla eve kapatılması istenmektedir. Sadece yeniden üretici rolleriyle bizleri tanımlayan eril zihniyet kadınların istihdamdaki yerlerini de bu sınırlar içinde belirlemektedir. Kadın emeğini esnek, güvencesiz, sendikasız ve düşük ücretli olarak değerlendirmek isteyen sermaye ile AKP iktidarı ortaklaştırmıştır. Bu kapsamda hazırlanan kadın istihdam paketleri ile kadınlar için öncelik, ev içinde harcanan emek olarak belirlenmektedir. AK Parti iktidarının sosyal devletin tüm sorumluluklarından kaçınarak hayata geçirmek istediği tüm politikalar biz kadınların emeklerinin değersizleştirilmesine neden olmakta; yağma ve talan politikalarına hizmet etmektedir” diye konuştu.
SON 7 YILDA KADIN CİNAYETLERİ YÜZDE 1400 ARTTI
Açıklamasının devamında, ülkede her gün ortalama beş kadının öldürüldüğünü söyleyen Duman, son yedi yılda ise kadın cinayetlerinin yüzde 1400 arttığını kaydederek, “Bu sadece kadınların sorunu olmaktan çıkıp toplumsal bir sorun haline gelmiştir. Her gün kadın cinayetlerinin olduğu bir ülkede hiçbir şekilde barış sağlanamaz. Savaş koşullarında en ağır bedeli ödeyen biz kadınlar bir yıla yakın süredir silahların susmasından dolayı memnun ancak çözüm için hiçbir mekanizmanın kurulmamasından dolayı endişeliyiz. Savaştan zarar gören tüm kesimler barışın inşa sürecine katkı sunmalı, eşitlik ve demokrasi talepleri dikkate alınmalıdır. Geçmişe yapılan tüm faili meçhul cinayetler zorunlu göç ve çeşitli ayrımcılık politikaları ile yüzleşilmeli, hakikat komisyonları kurulmalıdır. Kadınların bedenleri üzerinde yürütülen taciz, tecavüz ve şiddet yöntemlerinin tekrarlanmaması için öncelikle geçmişle hesaplaşılabilmelidir” ifadelerini kullandı.
İKTİDAR CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİNİ DERİNLEŞTİRİYOR
Duman ayrıca, eğitimde cinsiyet eşitsizliğinin derinleştirildiğini de savunurken, bu durumun kadınları ikincil konumlarını sürdürmesine neden olduğunu belirtti ve “Eğitim sistemini yapboz tahtasına çeviren yeni yasalarla özelleştirme ve siyasi kadrolaşmanın önünü açan AKP iktidarının tüm eğitim politikaları kadınların ikincil konumlarının sürdürülmesine neden olmaktadır. 4+4+4 modeli ile okul öncesi eğitimi ortadan kaldıran iktidar, kadınların ev içlerinde de çocuk bakım emeğini artırmıştır. Cinsiyetçi eğitim sistemi içersinde kız çocuklarının okullulaşması hala önemli bir sorun olarak önümüzde durmaktadır. Ortaokul ve liselere geçişlerde binlerce kız çocuğu örgün eğitim sisteminin dışında kalmıştır. Öğrenci yurtları, kantinler, yemekhaneler hatta okullar ayrılarak kız ve erkek çocuklarının sosyaleşebilecekleri tüm alanlar yok edilmek istenmektedir. Siyasi iktidarın eğitim alanındaki tüm saldırıları cinsiyet eşitsizliğini derinleştirmektedir” cümlelerine yer verdi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.