Kötü İnsan!

Yayınlama: 20.12.2016
A+
A-

Dünyayı düzene sokmak için var olan dinlerin insanlar tarafından dünyayı savaşa sürüklemek için kullanıldığına şaşırmayı, aynı insanların gübreden bomba yaptığını öğrendiğimde bıraktım.”
Türkler bu din işi tarih boyunca gerçekten iyi kotarmışlar. Amiyane tabirle don değiştirir gibi din değiştirseler de, farklı coğrafyalarda farklı dinlere inansalar da işin altından iyi kalkmışlar. Eşi, dostu üzmeden müslümanlığın Türkler’de eğreti durduğu özetiyle konuyu geçiştirip bir alt satırda şamanizme yatay geçiş yapmak istiyorum.
Yukarıdaki açıklamamın sebebi şamanizme biraz daha sempatik bakın diyedir. Atalarımız da zamanında şamanizme inanmış, dinden ziyade bir öğreti, bir kültür olarak şamanizmi yaşamıştır. Din değiştirin falan demeyeceğim elbette. Fakat insanın doğada ne kadar eğreti durduğunu size bir şaman öğretisiyle ispatlayacağım.
Öğreti der ki “Doğada hiçbir şey kendisi için yaşamaz. Nehirler kendi suyunu içemezler. Ağaçlar kendi meyvelerini yiyemezler. Güneş kendisi için parlamaz. Ve çiçekler kendileri için kokmazlar. ‘Birbiri için yaşamak’, doğanın kanunu budur.” 
İnsan öyle mi? Nehri tüketir, ağaçların meyvesini tüketir, güneşe ateş eder, çiçekleri koparır. Her şey kendi için varmış gibi davranır. Kendi için yaşar. İşin kötüsü bunu farkında olarak yapar. Doğayı tahrip ettiğinin, başkalarına zarar verdiğinin farkındadır. Ekosistemde her canlı ihtiyacı kadar başka canlıyla etkileşim halindeyken insan kendi için, lüksü için bütün sistemden fazlasını alır.
İnsan fark eder. Sistemler, dinler kurar. Kurallar koyar. Dünyayı korumasının gerekliliğini yine insan için fayda sağlayacak şekilde açıklar. “Ağaçları yok edersek nefes alamayız. Arıların nesli tükenirse yok oluruz.” Yani insan sistemde kendi için yaşayan tek varlık. Öyle ki ekosistemden çıkardığınızda sivri sinek kadar etki etmeyecek bir yaratık.
Diyeceğim o ki; şaşırmayın. Kötülüklere şaşırmayın. Korunun, koruyun, kollayın ama şaşırmayın.
Ve bekleyin. İnsan varsa, kötülük kaçınılmazdır.