Erişim Kısıtlandı

Yayınlama: 11.10.2016
A+
A-

Sevgili arkadaşım Eren Bozkurt geçtiğimiz sayıda kendi köşesine bizi düşünmeye iten bir yazı yazdı ve bir soruyla bitirdi yazısını. İzninizle ben önce yazının son paragrafını hatırlatmak istiyorum. Ardından sorduğu soruya kendi cevabımı vereceğim. Eren’in sorusu şöyle:
‘‘Şimdi düşünün… Öldük, gömdüler falan… Tabi o aralar biz diğer tarafa göç etmiş olacağız. Herkes çıplak. Kimse kimseye bakmıyor falan… Hepimiz kendi ateşine düşmüş. Tabii koca bir ömür dünyada yaşamışsın. Aklına ister istemez dünyalık işler de gelecek. Hani çıplağız, herkes aynı yaşta falan ya? O an düşünün ki dünya hayatınızla ilgili can alıcı noktaların muğlaklığını hatırlıyorsunuz. ‘Acaba gerçekten o çocukla seviştiler mi? O gün yalnız mıydı? Parama ne oldu? Falanca maçta şike var mıydı?’ Gelmişken – her şey net ya öteki yaşamda – bunları da bir öğreneyim diyorsunuz. Karşınıza bir ekran çıkıyor. Bilgilere erişim için, bilgilerinize erişim izni gerekiyor. Yani, siz bunları öğrenmek için birilerinin de sizin yaptığınız düzenbazlıkları, hileleri bilmesi olası. ‘Tamam’ der devam mı edersiniz, yoksa şüphelerinizle mi devam edersiniz?’’
Şimdi öncelikle bu soruya verilecek cevaplar inançlar doğrultusunda değişkenlik gösterecektir. Ama ben tüm sistemin Eren’in anlattığı şekilde işleyeceğini varsayarak cevaplayacağım bu soruyu. Evet, böyle bir durumda ben ‘‘Tamam’’ der devam ederim. Ölüp gitmişiz. Geleceğimiz yok, bu durumun bir adım ötesi yok. Zaten dünya hayatımız şüphelerle, endişelerle, merakla ve korkuyla sürüp gitmiş. Düşünmekten kafayı yemiş, hatta belki çok düşünüp kafaya takmanın bedenimize verdiği zararlardan dolayı ölmüşüz. Eh madem öldük, çektiğimiz onca çileye değsin. Madem yaptıklarımızdan dolayı cayır cayır yanacağımız söyleniyor, ben kendi yaptıklarımdan dolayı yanayım yanmasına ama başkalarının yaptığı çakallıkları da öğreneyim ki yanarken düşünecek bir şeylerim olsun, acım hafiflesin. Benim yaptıklarım da öğrenilecek tabii, bu koşulla ediniyorum bu bilgileri. Eee onlar da öğreniliversin canım, o saatten sonra birbirimizi öldürecek değiliz ya?
Ben, özellikle böyle bir sistem olsun isterim hatta. Güvendiklerimizin ihanetlerini öğrenirken biz, kendini akıllı sayıp karşısındakini aptal yerine koyanlar da kendilerine yapılanları görsün. Olur da yeniden doğarsak falan, ders olur belki.
Şimdi asıl sorun şu. Bilim her geçen gün daha da ilerliyor. Teknoloji akıl almaz boyutlara ulaşmış durumda. Aradığımız bilgilere erişmemiz saniyeler alıyor sadece. Peki ya bu sistem ‘‘öbür dünya’’ya kalmadan bu dünyada bulunursa?
O zaman kaçımız o bilgilere erişmek için kendi bilgilerimize erişim izni veririz?

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.