Sen Hep Yaşa!

Yayınlama: 11.11.2016
A+
A-

Sevdiğim bir arkadaşım vardı. Tez canlı bir hatun. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez, çok sık kavga etmez kavga ettiğimizde de küfüre kadar gelirdik. O ederdi. Ben gülerdim. Sonra daha çok ederdi. Bir kavgamızda küfür yemedim ondan. Soruyla susturdum. Mevzu Atatürk… Hikaye tahmin ettiğiniz gibi ilerlemeyecek. Atatürk’ü sevmeyen biriydi ve ben onu ikna ettim şeklinde bir son beklemeyin.
Yine tarih 10 Kasım öncesi veya ertesi… Tam hatırlamıyorum. Kalabalığız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk konuşuluyor. Tabi masadakiler yalnızca Atatürk konuşuyor. İlk okulda Yunan’ı denize döken, Samsun’a çıkan kahramandan bahsediyorlar. Gazi’den, Mustafa’dan, Kemal’den haberleri yok pek tabi… Onlar kadar bilmediğimden Atatürk’ü ben pek konuşmuyorum. Popüler bütün hikayeler anlatılıyor falan… Ben de ufaktan bir dürteyim dedim. “Atatürk”ü sevmeme ihtimaliyle ilgili birkaç cümle kurdum. Savaş çıktı masada. Bir kısmı yeni tanıştığım insanlar çok laf edemese de bizimki verdi veriştirdi bana. İhanete uğramış bir yüz ifadesi… “Senin zaten Atatürk’le ilgili bir tek cümle ettiğini görmedim. Ne biçim adamsın? Onu, şunu, bunu, ananı, babanı ona borçlusun…” Daha niceleri. Dinledim. Birkaç kişi daha böyle hayıflanarak konuştu. Güldüm. Güldükçe sinirlendiler. Onlar sinirlendikçe ben kahkahamı arttırdım. Gerildik. Ciddileştim. Arkadaşıma döndüm. Nutuk’u okudun mu? Sessizliğin şiddetini arttırabildiğini o an fark ettim. İlk defa küfür yemeden kavgayı sonlandırdım. Sonra bildiğim kadarıyla Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlattım onlara.
Bu 10 Kasım’da yine o güne döndüm. Bu sefer birileri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatıyordu. Katıldığım bir etkinlik. Bir yas günü. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sözünü dinleyen bir güruh ile birlikte andık. “Büyük ölülere matem gerekmez, fikirlerine bağlılık gerekir.” Fikirleri konuşuldu. Gaziliği, Mustafalığı konuşuldu. İnsanlığı, ağaç sevgisi, bıyığı bitmemiş bir Yunan askerinin cansız bedeni başında dökebildiği göz yaşı konuşuldu. 57 Yıllık bir yaşamın maddi kısmını okumakla bitirebilirsiniz. Ama onu öğrenmek, öğrettiğini anlamak dünya tarihi boyunca taze kalacaktır.
Unutmayın ki, dün onu öldürmeye çalışanlar, 15 temmuz sonrası onun alamadıkları canıyla can buldular. Ve yazdılar “Egemenlik milletindir.”