Sensin güzel!

Yayınlama: 25.10.2016
A+
A-

Güzellik uzmanlığı diye bir meslek var. Mesleği icra edenlere saygım sonsuz; ancak ben direkt bu mesleğin ismine tavım. ‘‘Güzellik Uzmanlığı’’. Çirkin şeylerle pek ilgilenmiyorum, ben güzellikte uzmanım. Aranızda çirkin olan falan varsa şöyle kenardan kenardan uzaklaşsın, uzmanlık alanıma girmiyor.
Şaka bir yana, bu güzellik uzmanlığı meselesi kadınlar üzerine kurulmuş bir sermaye kapısı. Geçimini bununla sağlayan insanlar tarafından yanlış anlaşılmak istemem, dediğim gibi her mesleğe saygım olduğu gibi kendilerine de saygım sonsuz. Malum, kimi zaman ben de kendilerini ziyaret ediyorum. Yani mesele meslek değil, mesele bu mesleğin doğuşu.
Birileri güzellik uzmanı oldu; çünkü başka birileri bize güzel görünmemiz gerektiğini söyledi. Güzel saçlar, etkileyici bakışlar, bakımlı eller, fit bir vücut…
Özellikle bu vücut ölçüleri standardına acayip takılıyorum. Bir dönem daha da popülerdi 90-60-90 zırvası. Eee hepimiz aynı ölçülere sahip olacaksak yormayın bizi, bir zahmet fabrikada üretiverin kadınları.
Abim döneri, kebabı, işkembeyi yuvarlayacak; ablam kibrit kutusu kadar peynir, 3 tane zeytinle güne başlayacak. Abim, vücudunun ürettiği kılla tekstile çağ atlatabilir; ama konu ablam olunca ‘‘İstenmeyen tüylere son!’’
Ben, birileri güzel görünmemi istiyor diye ömrümü kuaförlerde, güzellik salonlarında çürütmek zorunda değilim. Birileri fit görünmemi istediği için spor salonlarına para dökmek, 3 parça marulla öğün geçirmek zorunda da değilim. Bakımlı görünmek için bin bir renk boyayı suratıma bocalamak, şık olmak için 15 santim çivinin üzerinde yürümek zorunda hiç değilim. Kısacası; birilerinin göz zevkini tatmin etmek için aç kalmak, rahatsız olmak, zaman ve para harcamak zorunda değilim.
Benim güzel olmam gerekmiyor, sen güzel bak yeter.