“Unutturmayacağız”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Çerkezköy Şubesi, 20 yıl önce Sivas’ta yaşanan ve 35 kişinin hayatını kaybettiği Madımak Olayı dolayısıyla bir anma programı düzenledi.
Çerkezköy Havadis- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Çerkezköy Şubesi tarafından Madımak Olayları’nın 20.yıl dönümü dolayısıyla bir anma programı düzenlendi.
SEMAH EKİBİ SAHNE ALDI
Saygı duruşu ile başlayan programda, PSAKD Ümraniye Şubesi’nin Semah Ekibi de sahne alırken, okunan şiirlerin ardından PSKAD Çerkezköy Şube Başkanı Av. Daimi Kaya konuşmasını yapmak üzere kürsüye geldi.
BÖYLE BİR KATLİAMI YAŞAMAK KOLAY DEĞİLDİ
Katılımcıları selamladıktan sonra, 20 yıl önce Sivas’ta yaşanan olaylara değinen Kaya, “Pir Sultan’ı anmak için Sivas’a giden aydın, yazar, şair, ozan ve semahçılardan oluşan 35 canımızın Madımak’ta yakılarak katledilişinin üzerinden 20 yıl geçti. İnsanlık tarihine kara bir leke olarak geçen, Alevilerde travmalara neden olan böyle bir katliamı yaşamak çok kolay değildi canlar. Onun içindir ki, bu katliam Alevilik tarihinde yerini her zaman alacaktır. Onun içindir ki, unutmuyoruz, unutturmayacağız” dedi.
ACILARI GEÇMİŞE PERDE ÇEKEREK UNUTAMAYIZ
Geçmişe perde çekerek acıların unutulmadığına dikkat çeken Kaya, Sivas’ta yaşananların unutturulmasının tam tersine acıları daha da arttırdığını dile getirerek, “Çağdaş, özgür, demokratik evrensel hukuk değerlerinin ve insan haklarının olacağı bir ülkede yaşamak istiyorsak, unutmamalıyız, unutturmamalıyız. Eğer Çorum, Maraş olaylarının üzerine perde çekilmemiş olsaydı, sorumlu olanlardan hesap sorulsaydı, şimdi Gazi Mahallesi’nde hayatını yitiren canlarımız hayatta olacaklardı. Sivas’ta katledilen 35 canımız yaşıyor olacak ve canımız yanmıyor olacaktı. Gelecekte aynı acıların yaşanmaması için bu katliamların unutturulmaması gerekmektedir” şeklinde konuştu.
SADECE KENDİMİZE DEĞİL HERKESE ADALET İSTİYORUZ
Kaya konuşmasının devamında, ülkenin son dönemde yaşadığı gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde de bulunarak, “Kürt sorunu, alevi sorunu ve Gezi Parkı eylemleri ile ilgili birçok gelişme meydana geldi. AKP iktidarı Kürtlere, Alevilere bazı hakları kendisinin belirlemiş olduğu sınırlar içinde vererek sorunu çözmeye çalışmaktadır. Bizler diyoruz ki, kürt kardeşlerimizin taleplerine tam cevap verilse bile, Alevilere Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinin yarısını verseler bile, Cemevi ve benzeri birçok konuda Alevilerin isteği doğrultusunda düzenlemeler yapılsa bile, bu ülkede demokrasi, özgürlük olmadıktan sonra, hukuk olmadıktan sonra, insan hakları çiğnendikten sonra, laiklik olmadıktan sonra bizler için bir anlam taşımaz. Biz sadece kendimize adalet istemiyoruz. Bu ülkede tek bir kişinin bile farklı bir inancı, ideolojisi varsa, onun için de adalet istemeliyiz. Vicdanımızı, insanlığımızı inancımızın, ideolojimizin önünde tutmamız durumunda birbirimizi anlar ve barış içinde yaşama imkanı bulacağımızı unutmayalım” ifadelerine yer verdi.
ALEVİLER TÜRKİYE İÇİN BİR ŞANS
Türkiye’de Alevilerin mevcudiyetinin, ülke için ne kadar büyük bir şans olduğunu unutmamak gerektiğini vurgulayan Daimi Kaya, “Bunu anlamak için bu ülkede Alevilerin olmadığını hayal etmek yeterli olacaktır. Alevilerin bu ülkenin aydınlığı için ne kadar önemli olduğunu görmek gerekmektedir. Bu önem, ezilenlerin yanında yer almaktır. Demokrasiyi, insan haklarını, özgürlüğü savunmaktır. Sömürüye karşı çıkmaktır. Bizler bu değerler için, çağdaş ve aydınlık bir Türkiye için her zaman mücadele etmeliyiz” diye konuştu. Kaya ayrıca, Alevilerin Türkiye’de farklı bir duruma getirilmek istendiğini savunarak, “Şimdiye kadar kendini ve inancını bile yeri geldiğinde eleştirebilecek kadar açık olan, kadın erkek eşitliğine önem veren, demokrasiyi, özgürlüğü, insan haklarını, laikliği savunan, şeriata karşı gelen, sömürüye hayır diyen, ezilenlerle olan Aleviler, belli bir kalıba sokulmaya çalışılmaktadır. Bu kalıp Şialaştırmak yada sunileştirmektir. Bilinmelidir ki, Aleviler bu kalıba sokulduğu zaman ülkenin üzerindeki aydınlığın yok olacağı gündür” şeklinde konuştu.
YAVUZ SULTAN SELİM İSMİNİ ASLA KABUL ETMEYECEĞİZ
Konuşmasının devamında, İstanbul’da yapılması planlanan üçüncü köprüye Yavuz Sultan Selim adının verilmesinin Alevileri oldukça rahatsız ettiğine vurgu yapan Kaya, bu durumu hiçbir şekilde kabul etmediklerinin altını çizerek, “Buradan AKP iktidarına sesleniyoruz; bu ismi değiştirmediğiniz sürece, Alevilerle ilgili yapacağınız hiçbir girişimi samimi bulmayacağız. Başta cumhurbaşkanı olmak üzere bazı devlet yetkililerinin, herhangi bir devlet projesine de Pir Sultan Abdal ya da Hacı Bektaş-ı Veli isminin verilmesi ile sorunu çözeceklerini söylemelerini anlamak mümkün değildir. Bu açıklamalar ile adeta aklımızla dalga geçiyorlar. Yavuz Sultan Selim Alevileri katleden kişidir. Peki sormak istiyoruz, Hacı Bektaşı Veli ve Pir Sultan Abdal da birilerini katletti de mi aynı kefeye koyuyorsunuz? Sünni kardeşlerimiz Hacı Bektaşı Veli ve Pir Sultan Abdal’ı kendilerini katleden kişi olarak mı görüyorlar? Bunun için bu ismi hiçbir şekilde kabul etmeyeceğimizi haykırmak istiyoruz” cümlelerine yer verdi.
MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ
Kaya, ardından, “Biz Pir Sultan Abdal Derneği Çerkezköy Şubesi olarak aydın ve çağdaş, kimsenin kimseyi ezmeyeceği, barışın, demokrasinin, insan haklarının, özgürlüğün, hukukun olduğu bir ülke için mücadeleye devam edeceğiz” derken, bundan sonra çeşitli etkinlikler düzenleyeceklerini kaydetti ve programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
BİR VAHŞET YAŞANDI
Programda bir konuşma yapan Saray Belediye Başkanı Nazmi Çoban, 20 yıl önce Türkiye’nin bir vahşet yaşadığını ve birçok ozan, şair, aydının katledildiğini dile getirirken, canların hala yanmaya devam ettiğini söyledi. Sivas’ta hayatını kaybedenlerin adeta bir deniz feneri gibi ışık saçtığını ifade eden Çoban, “Onlar barışı, özgürlüğü, kardeşliği savunuyordu, ezilenden yanaydılar. Sivas’ta yanan da barış ve kardeşlik duygularıydı. Hepsini rahmetle anıyoruz” dedi. Çoban konuşmasının devamında, baskının olmadığı, barışın egemen olduğu bir dünya dilerken, ezilenlerin mücadelesinin kardeşliği ve barışı getireceğini ve aydınlığın kazanacağını da savundu.
BİZ KAZANINCA ZULÜM OLMAYACAK
Çoban’ın ardından PSAKD Genel Merkez’den Örgütlenme Sekreteri Atilla Özdemir bir konuşma yaptı. Konuşmasında, “Biz kazanınca zulüm olmayacak” sözlerine yer veren Özdemir, kazanmanın ilk şartının da sağlam bir bilince, duruşa ve akla sahip olmaktan geçtiğini vurgularken, ardından da Gezi Parkı olaylarına değindi.
BU HALK ARTIK DİKTATÖRE DUR DEDİ
Olaylar esnasında 11 milyon insanın sokağa çıktığını hatırlatan Özdemir, “Bu insanlar Başbakan’ın uygulamalarına artık yeter dedi. Her şeyin başına, diktatörün uygulamalarına dur dedi. Barış, özgürlük, adalet, demokrasi için taleplerini haykırdılar” diye konuştu.
HALK YANYANA GELMEYİ ÖĞRENDİ
Bundan sonra hiçbir şeyin aynı olmayacağını savunan Özdemir, “Halk artık bizim irademiz var dedi. Bizi dinleyeceksin dedi. İnsanlar artık gazdan korkmuyor. Bu diktatör, bu nefretçi başı, insanları bölmek için bire bir iş yapıyor. Hatay’da ölenler de bizim canımız, Gezi Parkı eylemlerinde ölenler de bizim canımız. Biz Reyhanlı’da ölen Sünni kardeşlerimiz için PSAKD Bayrağıyla birlikte yürüdük. Sen kindarlıkla hiçbir şey yapamazsın. Artık korkuyorsun, bu sebeple ayrımcılıkla halkı bölmeye çalışıyorsun. Ama bu halk yan yana gelmeyi öğrendi. Bundan sonra Türkiye’de diktatörlük için hiçbir şey aynı olmayacak” ifadelerini kullandı.
EMİN İGÜS’ÜN PARÇALARIYLA SONA ERDİ
Özdemir’in konuşmasının ardından da tiyatro grubu kısa bir oyun sahnelerken, programda ayrıca Grup Direniş de sahne aldı. Belgesel gösteriminin de yer aldığı program, Emin İgüs’ün seslendirdiği parçaların ardından son buldu.