Şanlı zaferin 91.yılı kutlu olsun
Türk tarihinde önemli dönüm noktalarından biri olan 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 91.yıl dönümü tüm yurtta olduğu gibi Çerkezköy’de çeşitli programlarla kutlanırken, törenlere çok az sayıda vatandaşın katılması gözlerden kaçmadı
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde büyük öneme sahip olan 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 91. Yıl dönümü tüm yurtta olduğu gibi Çerkezköy’de düzenlenen törenlerle kutlandı.
Kutlama töreni Cuma günü saat 09.00’da Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen programla başlarken, törene Çerkezköy Kaymakamı Metin Kubilay, 3’ncü Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ozan, Çerkezköy Belediye Başkanı Ali Ertem, Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcısı Ali Ulvi Yılmaz, Çerkezköy Belediye Başkan Yardımcısı Gökhan İnce, İlçe Emniyet Müdürü Murat Kocabıçak, İlçe Milli Eğitim Müdürü A.Hamdi Zenginal, İlçe Sağlık Müdürü Olcay Palak, İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Recep Demirbağ, SGK Çerkezköy Kurum Müdürü Yücel İnce, Çerkezköy Orman İşletme Şefi Ekrem Ferhatoğlu, İşkur Çerkezköy Şube Müdürü Ercan Sözen, ADD Çerkezköy Şube Başkanı Dündar Orhan, AKP Çerkezköy İlçe Başkanı Alaettin Demirbağ, CHP Çerkezköy İlçe Başkanı Saim Özkan, MHP Çerkezköy İlçe Başkanı Koray Önsel, İl Genel Meclis Üyeleri M.Zeki Gürcün, Hasan Karaca AKP Tekirdağ İl Yönetim Kurulu Üyesi Sait Yazı, Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Taha Ülker, ÇTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları İsmail Akın ile Mehmet Danyeli, PTT Çerkezköy Şube Müdürü Ali Arslan, siyasi partilerin İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri, askeri personel, Belediye Meclis Üyeleri, Mahalle Muhtarları, Okul Müdürleri, Çerkezköy Belediyesi Birim Müdürleri, kamu ve özel kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, CHP’li Çerkezköy Belediye Başkan Aday Adayları, gaziler ve az sayıda vatandaş katıldı.
ÇELENKLER SUNULDU
Protokolün Cumhuriyet Meydanı’ndaki yerini almasıyla başlayan törende, sırasıyla Çerkezköy Kaymakamlığı, Garnizon Komutanlığı ve Belediye Başkanlığı çelenkleri Atatürk Anıtı’na sunuldu. Ardından bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile devam eden törende bayrağımız göndere çekildi.
TEBRİKLERİ KABUL ETTİLER
Cumhuriyet Meydanı’ndaki törenin ardından Kaymakamlıkta devam eden programda, Çerkezköy Kaymakamı Metin Kubilay, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ozan, Çerkezköy Belediye Başkanı Ali Ertem ve Cumhuriyet Başsavcısı Ali Ulvi Yılmaz Kaymakamlık Makamı’nda tebrikleri kabul etti.
MEYDAN’DA DEVAM ETTİ
Kaymakamlıkta düzenlenen programdan sonra, Çerkezköy Kaymakamı Metin Kubilay, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ozan ve Çerkezköy Belediye Başkanı Ali Ertem askeri araca binerek halkın ve askeri birliklerin bayramını kutladı. Protokolün şeref tribünündeki yerini almasının ardından kutlama programı İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.
AĞUSTOS AYININ ÖNEMİNE VURGU YAPTI
Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Tank Kurmay Yüzbaşı Engin Kösüre gerçekleştirdi. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına temel teşkil eden ve 30 Ağustos 1922’de kazanılan büyük zaferin 91’inci yılını milletçe kutlamanın haklı gurur ve heyecanını yaşadıklarını vurgulayan Kösüre, “Büyük Türk Milletinin ve onun bağrından çıkan tarihi şan ve şerefle dolu Türk Silahlı Kuvvetlerinin nazarında, zaferlerle dolu Ağustos ayının ayrı bir önemi bulunmaktadır. Bu zaferlerden ilki büyük Selçuklu Sultanı Alparslan’ın 26 Ağustos 1071 tarihindeki Malazgirt meydan muharebesi ile Anadolu’nun kapılarını Türklere açtığı zaferdir. Fatih Sultan Mehmet 11 Ağustos 1473’de Otlukbeli zaferini, Yavuz Yavuz Sultan Selim; 23 Ağustos 1514’de çaldıran zaferini, 24 Ağustos 1516’da Mercidabık zaferini, Kanuni Sultan Süleyman 29 Ağustos 1521’de Belgrad’ın fethini, 29 Ağustos 1526’da Mohaç zaferini eşsiz tarihimize altın harflerle yazdırmıştır” ifadelerini kullandı.
Böylesine şanlı bir tarihe sahip olan Türk Milletinin 1900’lü yılların başından itibaren içinden geçtiği zorlu ve nispeten karanlık süreci de özetle hatırlatmanın tarihi sorumluluk olduğunu dile getiren Kösüre, “Birinci Dünya Savaşı sonunda müttefiklerin aldığı ağır yenilgiler sonucu Mondros Mütakeresi imzalanmış, imzalanan antlaşma ile bin yıldır üzerinde kan dökerek, can vererek yurt edindiğimiz Anadolu toprakları, o dönemin büyük devletleri ve onların maşaları tarafından işgal edilmiş, ayrıca tarihimize kara bir leke olarak geçen Sevr Antlaşması da ulusumuza dayatılmıştır. İşgal güçleri girdikleri her yerde adeta tarihi kinlerini kusarcasına kanımıza, yaşlımıza, çocuklarımıza dünyada eşine az rastlanır işkence, zulüm ve hakaretlerde bulunmuşlardır. İşte böylesine umutsuz görünen, üzerimizde kara bulutların dolaştığı bir ortamda Mustafa Kemal ve onun dava arkadaşları 19 Mayıs 1919’da bağımsızlık meşalesini yakarak ‘Ya istiklal Ya Ölüm’ parolasıyla aydınlığa giden yolu aralamışlardır. Bu bağımsızlık mücadelesinin ilk hedefi, son neferine kadar düşmanı güzel ve kutsal vatanımızdan atmak şeklinde belirlenmiştir. Süregelen savaşların sonuncusu olan büyük taarruz ile de Yunan ordusuna son darbe vurulmuştur. Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk tarafından bizzat yönetildiği için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak da adlandırılan bu muharebede Türk Kuvvetleri, Yunan 1 ve 2’nci kolordusunun beklemediği bir yerden taarruza geçerek stratejik sahada düşmanı aldatmayı başarmıştır. Avrupalıların 5 -6 ayda geçilmez dediği Afyon Mevzileri 3 günde geçilmiştir. 30 Ağustos’a gelindiğinde düşman kuvvetlerinin önemli bir bölümü çok kısa bir sürede imha edilmiştir. Ardından icra edilen takip harekatıyla, 9 Eylül’de yunan birlikleri İzmir’den geldikleri gibi gitmeye mecbur bırakılmıştır. Bu muharebelerde kendinden üstün düşmana karşı savaşan ordumuz 2 bin 318’i şehit olmak üzere 13 bin 476 kayıp verirken, Yunan tarafının zayiatı 18 bin 250’si ölü ve 35 bini esir olmak üzere 73 bin olarak gerçekleşmiştir. Burada askeri açıdan önemli olan diğer bir husus da o günün şartlarında bir ordunun, Afyınkarahisar-Kocatepe hattından İzmir’e kadar olan 500 kilometrelik mesafeyi 10 günde yaya olarak ve savaşarak kat etmesidir” şeklinde konuştu.
DÜŞMANI DİZE GETİRİŞ DESTANIDIR
Konuşmasının devamında, Mustafa Kemal Atatürk’ün 30 Ağustos zaferinin ikinci yıldönümünde söylediği sözleri de hatırlatan Kösüre, “Özetle 30 Ağustos zaferi Türk yurdunun bağrına saplanan hançerin milletçe sökülerek, özgürlük ve bağımsızlığımızı yok etmek isteyen düşmanın dize getirilişinin destanıdır. Bağımsızlık hedefine odaklanmış bir ulusun yokluk içinde olmasına rağmen, şanlı tarihinden kaynaklanan azim ve kararlılıkla, karşısındaki büyük güçlere vermiş olduğu bir derstir” diye konuştu.
ŞÜKRANLA ANIYORUZ
30 Ağustos zaferi ile sadece düşmanın mağlup edilmediğine, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığına dikkat çeken Kösüre, “Bu sayede ulusumuzun tam bağımsız ve özgür yaşaması için gerekli koşullar sağlanmış, Türk ulusuna çağdaşlaşma yolunu açan siyasi, ekonomik, sosyal ve hukuk alanlarında yapılmış birçok yenilikle buluşturan Türk inkılabının meşalesi yakılmıştır. 30 Ağustos zaferi Türk ordusunda silahlı kuvvetler günü olarak armağan eden yüce Türk Milletine minnettarlığının bir ifadesi olarak gücünü yüce milletimizin sonsuz sevgi ve desteğinden alan Türk Silahlı Kuvvetleri geçmişte olduğu gibi bugünde ulusunun emrinde olarak, ulu önder ve aziz şehitlerimizin emaneti olan Türkiye Cumhuriyetini sonsuza kadar yaşatmaya ve daha ileriye götürmeye azimlidir. Bu topraklar üzerinde özgürce yaşamamızı sağlayan başta ulu Önder Atatürk ve onun silah arkadaşları olmak üzere, vatanı uğruna bugüne kadar canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimiz şükranla anıyor ve Zafer Bayramının tüm millerimize kutlu olmasını diliyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
GEÇİŞ TÖRENİ İLE TAMAMLANDI
Kösüre’nin konuşmasının ardından askeri geçiş töreni gerçekleştirilirken, 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinlikleri geçiş töreni ile son buldu.