Ordu: ‘‘Suça ortak olmayın!’’

Yayınlama: 30.11.2016
A+
A-

“26. Dönem Tekirdağ Bağımsız Milletvekili Adayı Mustafa Ordu, Ak Parti Çerkezköy İlçe Başkanı Abdullah Öğe’nin belediye çalışmaları ile ilgili yaptığı eleştiriler üzerine Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay’ın Öğe’ye verdiği cevabın ardından bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Durumu ‘‘Kayıkçı kavgası’’ olarak adlandıran Ordu, ‘‘Yok olan para hakkında AKP İlçe Başkanı’nın bir görüşünü gören ya da duyan var mı? Peki, Belediye’nin konu hakkında sorduğum sorulara cevap vermemesi hakkında AKP İlçe Başkanı ne düşünüyor?’’ sorularını sorduğu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

 ordu-suc%cc%a7a-ortak-olmayin_1000x667      

‘SAHTE BİR TARTIŞMA’ 
‘‘Belediye başkanı ile AKP İlçe Başkanı arasında yeni bir kayıkçı kavgasına şahit olmaktayız. Bu danışıklı dövüşün Çerkezköy’e ve vatandaşlara hiçbir faydası olmayacaktır. Bu tartışma vatandaşları oyalamaya yönelik sahte bir tartışmadır. Konuyu fazla dağıtmamak için bu danışıklı tartışmanın değerlendirmesini önümüzdeki haftalara bırakıyorum. Bu arkadaşlar kamuoyu önünde sahte bir tartışma yaparken kapı arkasında dayanışmalarını sürdürerek vatandaşların gerçekleri öğrenmesini engellemektedirler.

‘SUÇLULARIN HESAP VERMESİ ENGELLENİYOR’
İşte bu konunun vatandaşlar tarafından iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Bu konudaki görüşlerimi aktarmak istiyorum. Hepinizin bildiği gibi Çerkezköy Belediyesi 2005 yılında SS 25 Nolu Akarsu Kooperatifi’ne verilen 15 araçlık minibüs hattıyla ilgili sorduğum sorulara cevap vermeyerek geçen dönemki AKP Belediye Yönetimi’nin yaptığı yasadışı uygulamada dönen dolapları vatandaşların öğrenmesini ve suçluların hesap vermesini engellemektedir. Halbuki ben 2014 yılında yönetime gelen yeni Belediye Yönetimi’nin yapmadığı veya yapamadığı denetleme görevini yapmak için soruların cevabını almak istiyorum.

‘SORULARIM ÇOK BASİT’
Sorularım çok basit; 2005 yılında SS 25 Nolu Akarsu Kooperatifi’ne verilen bu 15 araçlık hat için belediyenin kasasına ne kadar para girmiştir? Bu 15 araçlık hat verilmesi ile ilgili Belediye Meclisi ve/veya encümeninde alınan kararlar nelerdir? Aslında bu hatların nasıl verileceğini, oradan ne kadar gelir elde edileceğini, o gelirin nerede kullanılacağını zamanın Belediye Başkanı yerel basın yoluyla kamuoyuna açıklamıştı. Bu açıklamanın sonucunu takip etmek, yasalara aykırı bir uygulama, yolsuzluk tespit ederse ilgili kurumlara suç duyurusunda bulunmak 2014 yılında göreve gelen yeni Belediye Yönetimi’nin asli görevidir. Yeni yönetim bu görevi yapmadığı gibi, istediğim bilgileri vermeyerek olayı zaman aşımına sokmak istediği izlenimi vermekte, aynı zamanda benim de denetleme görevini yapmama engel olmaktadır.

‘KRİPTO BİR YAPI O PARAYI YOK ETTİ’
Dönemin Belediye Başkanı’nın basın yoluyla kamuoyuna yaptığı açıklama ve yine dönemin meclis üyeleri ile yaptığım görüşmelerden, belediye kasasına girmesi gerekirken yok olan paranın dolar ve altın bazında bugünkü ortalama kurla karşılığının 25 Milyon TL civarında olduğunu tahmin ediyorum. Bu para ne olmuştur? Bunu açığa çıkarmak isteyen bir kişiye istediği bilgiler neden verilmemektedir? Geldiğimiz noktada fazlaca bir eğitime falan gerek olmadan okur yazar olan her vatandaş şu tespiti yapabilir: Belediye’de bulunan kripto bir yapı o parayı bir yerlere göndererek yok etmiştir. Aynı kripto yapı, olayın açığa çıkmaması için büyük bir direnç göstermektedir. Bunun başka bir izahı yoktur.

‘NEDEN ENGELLEMEK İSTİYORLAR’
Bu kripto yapının açığa çıkartılması 2014 yılında göreve gelen yeni yönetimin görevidir. Başta Belediye Başkanı olmak üzere, yeni yönetim bugüne kadar konunun açığa çıkartılması için görevini maalesef yapmamıştır. Bunun sebebini bizim bilme imkanımız yoktur; ancak kendileri açıklarlarsa öğrenme imkanımız olur. Ayrıca bu açıklamayı da bekliyoruz. Üstelik kendi yapmadıkları görevi benim yapmamı da istediğim bilgi ve belgeleri vermeyerek neden engellemek istemektedirler? Bu gerçek ortadayken yok sen onu yaptın, yok sen bunu yaptın gibi sahte ve danışıklı  tartışmalar vatandaşa ve Belediye’ye ne kazandırır? Belediye Başkanı bu paranın peşine düşerek o parayı belediye kasasına koyacağı yerde sahte ve danışıklı bir tartışmayla AKP İlçe Başkanı ile adeta gulu-gulu dansı yapmayı tercih ediyor. Oysa Çerkezköy bu süreçte çok önemli fırsatları kaçırmaktadır.

‘KOLTUKLARINDAN AHKAM KESMEYİ TERCİH ETTİLER’
Örneğin; geçen yaz aylarında eski SSK Hastahanesi yıkıldı. Ben buranın yıkılmaması, Namık Kemal Üniversitesi’ne tahsis edilerek Diş Hekimliği Fakültesi açılması için çağrı yaptım. Belediye Başkanı da AKP İlçe Başkanı da ilgilenmediler ve hastahane yıkılarak Çerkezköy için fakülte şansı kaçırıldı. Oysa Namık Kemal Üniversitesi Rektörlüğü, yaptığım çağrıya verdiği yanıtta buranın Milli EmlaK’ın olduğunu, dolayısıyla kendi yapacakları bir işlem olmadığını bildirdi. Yani bina Namık Kemal Üniversitesi Rektörlüğü tahsis edilseydi buraya Diş Hekimliği Fakültesi açılma imkanı olacaktı .Ama arkadaşlar Çerkezköy’ün kaderini değiştirecek böyle bir projeyi takip edeceklerine, sıcak koltuklarından ahkam kesmeyi tercih ettiler. Şimdi herkese soruyorum; bir süredir basın yoluyla vatandaşlarla paylaştığım yok olan para hakkında AKP İlçe Başkanı’nın bir görüşünü gören ya da duyan var mı? Peki, Belediye’nin konu hakkında sorduğum sorulara cevap vermemesi hakkında AKP İlçe Başkanı ne düşünüyor? Söz konusu dönemin Belediye Başkanı, partisinin halen üyesidir, kendisinden konu hakkında bilgi almış mıdır? Öğrendiklerinden tatmin olmuş mudur? Konu hakkında öğrendiklerini, bildiklerini kamuoyunla paylaşmayı düşünüyor mu?

‘KUL HAKKI DEĞİLSE NEDİR?’
Belediye kasasına girmesi gereken bu kadar yüklü bir paranın yok olması çok açık bir şekilde tüyü bitmemiş yetim hakkının yenmesi, kul hakkı değilse nedir? AKP İlçe Başkanı ve Çerkezköy Belediye Başkanı bu konuda söz birliği etmişçesine neden susuyor, konuşmuyor, sahte ve danışıklı tartışma ile vatandaşı oyalıyorlar? Beni bilen biliyor, bırakmam onları. Ne kadar gizlemeye çalışırlarsa çalışsınlar, o soruların cevaplarını da alacağım, sorumlular hakkında gereğinin yapılmasını da sağlayacağım. Öncelikle Tekirdağ Milletvekilleri’ne mektup yazarak kendilerini bilgilendirecek ve konunun aydınlatılması için göreve çağıracağım. Sonuç alamazsam İçişleri ve Adalet Bakanlığı’nı göreve çağıracağım. En son olarak da Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nı konu ile ilgili olarak bilgilendirerek gelinen aşamada olayın açığa çıkarılması ve suçluların cezalandırılması için yardım isteyeceğim.

‘YANLIŞ YOLDASINIZ’
CHP’li Belediye Yönetimi’ni kamuoyu önünde son kez uyarıyorum. Yanlış yoldasınız. İstediğim bilgi ve belgelerin verilmesini engellemek, suçlulara yardım ve yataklık yapmaktır. Yani suç ortaklığıdır. Bunu yapmayın. Tam tersi yardımcı olun, bu paranın akıbetini birlikte öğrenelim. Paranın Belediye kasasına girmesini sağlayalım. Belediye Başkanı açıklamasında 45 Milyon TL borç kaldığını belirtmiş. İşte yok edilen bu 25 Milyon Lira’nın Belediye kasasına girmesi sağlanırsa bu borcun da yarıdan fazlası kapanmış olur. Tekrar ediyorum; Suça ortak olmayın, suçluyu koruyup kollamayın. Suçu ve suçluyu ortaya çıkararak hak ettikleri cezayı almasını sağlayın.

‘BU NASIL ŞEFFAFLIK?’
Bu, aynı zamanda şeffaflığın da gereğidir. Seçim dönemi başta Sayın Kılıçdaroğlu olmak üzere tüm CHP’li Belediye Başkan Adayları’nın imzaladıkları taahhütnamede şeffaflık sözü verilmedi mi? Bu nasıl şeffaflık? Belediye’nin nereye gittiği açıklanamayan 25 Milyon TL civarındaki bir paranın akıbetini araştıran bir kişiye istenen bilgi ve belgeleri vermemesi, gizlemesi şeffaflık mı olur? Yoksa Sayın Kılıçdaroğlu’nun deyimiyle suçlulara yardım ve yataklık mı? Bu konuda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve bir önceki dönem Yalova’nın AKP’li Belediye Başkanı’nın Belediye bütçesinden seçmenlerine yedirdiği köfte paralarının peşine düşen CHP Milletvekili Muharrem İnce’ye de mektup yazarak konu hakkındaki görüşlerini öğrenmeye çalışacak, cevap gelirse vatandaşlarla paylaşacağım.’’

Haber: A.Kadir Kıldıze