Öğretmenlerden çağrı: "Müdür istifa"

Yayınlama: 01.06.2014
A+
A-

Eğitim Sen Çerkezköy Şubesi,  Soma’da yaşanan maden kazasında hayatını kaybeden işçileri anmak için öğrencilerini eylem yapmaya teşvik ettiği iddiasıyla açığa alınan öğretmen Barış Serin için basın açıklaması yaptı. Öğretmenlerin basın açıklamasını Kapaklı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bahçesinde yapmak istemelerine rağmen polisin öğretmenleri bahçeye sokmaması tepki çekti
 
AÇIĞA ALINDI
Karaağaç İlkokulu’nda görev yapan Barış Serin, önceki gün öğrencileri eylem yapmaya teşvik ettiği gerekçesiyle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından açığa alındı.
_DSC3929YÜKSEL’LE GÖRÜŞMELERİNE İZİN VERİLMEDİ
Öğretmenler Milli Eğitim Müdürlüğü binasının bahçesinde basın açıklamalarını yapmak istemelerine rağmen polis içeri girmelerine izin vermedi. Fakat sendika üyelerinin ısrarlı tutumu karşısında polis, sendika yönetim kurulu üyelerinden birkaç öğretmene Milli Eğitim Müdürü Suat Yüksel‘le görüşmesi için izin verdi. Binaya giren öğretmenler bu sefer de Suat Yüksel’in görevlendirdiği yetkilinin engeline takıldı. Görevli memur, Suat Yüksel’in toplantıda olduğunu ve öğretmenleri içeri alamayacağını söyledi. Kendilerinin de bu kurumun personeli olduğunu hatırlatan öğretmenler,  Milli Eğitim Müdürü’nün okullara kadar gidip öğrencileri ve velileri usulsüz bir şekilde sorguladığını iddia ederken, mağdur ettiği personelinin karşısına çıkamadığını dile getirdi. Müdürün odasına ve binanın bahçesine alınmayan öğretmenler, müdürlük binası önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Eğitim-Sen Tekirdağ Şube Başkanı Kamil Sarı okudu.
YÜREĞİMİZ PARÇALANDI
Açıklamasının başında, gün aşırı bir adaletsizlik haberi aldıklarını dile getiren Kamil Sarı, “Geçtiğimiz yıl Gezi Parkı Direnişi’nden bu yana yüreğimizin her gün bir parçası gencecik insanlarımızın ölümüyle parçalandı. Ne Ali İsmail Korkmaz’ı döverek öldürenler cezalandırıldı, ne de Ethem Sarısülük’ü vuranlar. Berkin Elvan’ın katilleri halen açığa çıkarılmamışken yüreğimiz Soma’dan gelen haberle buz kesti. Katliamın olduğu andan itibaren bizler Eğitim-Sen ailesi olarak bunun bir kaza ya da kader olmadığını, işçilerin göz göre göre öldürüldüğünü bu yüzden bir katliam olduğunu haykırdık. Üzüntümüz, yasımız, öfkemizle birleşti ve ülkenin her yerinde hem alanlara, hem de greve çıktık. Kazayla ölenin ardından yas tutulur ama cinayetin ardından katilin peşine düşülür diyerek bu katliamın sorumlularının açığa çıkarılması, cezalandırılması talebini ilk günden itibaren yükselttik” cümlelerini kullandı.
SADECE BİZ DEĞİL HERKES TEPKİ GÖSTERDİ
Soma’da yaşananlara tepki gösterenlerin sadece kendileri olmadığına dikkat çeken Sarı, “Cumhuriyet tarihinin bu en büyük işçi katliamına sessiz kalmayan tüm emek ve demokrasi güçleri ülkenin dört bir yanında alanları doldururken, emekçi halkımız da her yerde sokağa çıkarak tepkisini gösterdi. Çocuklar ve gençler, tertemiz, kirletilmemiş yürekleriyle, bu hepimizi acıya boğan katliam karşısında tepkisiz kalmadılar. Sosyal medyadan tepkilerini paylaşmakla kalmayıp, siyahlar giyerek geldiler okullara, yakalarına siyah kurdele taktılar, Somalı işçiler için biz ne yapabiliriz sorusunu sordular kendilerine ve sokaklara çıktılar, alanlara çıktılar. Kocaman yürekleriyle olanca güçleriyle haykırdılar ‘Bir avuç kömür, bir ömür’’ dediler,  ‘Gün, kömür karası’ dediler, ‘İşçilerin katili sermaye düzeni’ dediler” ifadelerine yer verdi.
BUNLARDAN HESAP SORULMADI
Genci yaşlısı, kadını erkeği, doğusu batısı tek yumruk olmuş katliamı lanetlerken hükümet cephesinden önce kaza, ardından kader, ardından ‘ölmek bu işin fıtratında var’ açıklamaları geldiğini hatırlatan Sarı, “Tatlı öldüler diyen profesörden, ‘aklını kullanan ölmedi’ diyen valiye, yere düşen madenciye tekme atan müşavire, protesto yapana tokat atan Başbakana dahi rastlandı bu ülkede. Ancak tüm bu yaptıklarından dolayı herhangi birine hesap sorulduğuna rastlanmadı. Madene kaç işçi indirdiğini bilmeyen, işçiler için hiçbir can güvenliği almayan maden şirketi sahibi tutuklanmadı. Enerji Bakanının üst üste iki gün aynı gömleği giymesini fedakarlık olarak gösteren medya, ölen işçilere ucu boşta olan gaz maskesi ile ilgili olarak; doktorlara bunu neden yaptıklarını, ya da yapmalarını kimin istediğinin sorusu sorulmadı örneğin. Karbonmonoksitten kılcal damarları çatlayarak ölen işçilere ‘tatlı öldüler’ deme küstahlığının hesabını sorulmadı o profesöre. ‘Yapılan denetimlerde mevzuata aykırı bir durum yok’ diyen Çalışma Bakanına, 16 yaşında madende çalışmaya başlayıp hayatını kaybeden çocuk işçinin de hesabı sorulmadı. Her yıl onlarca işçinin hayatını kaybettiği Soma’da neden bir yanık ünitesinin bulunmadığının da hesabı sorulmadı. Yere düşen madenciye tekme atan Başbakanlık Müşaviri, görev yeri değiştirilmeden önce rapor alırken, ev sahibini bastıran yavuz hırsız rolünün hesabı da sorulmadı. Yüzlerce işçinin öldüğü, bir o kadarının yaralandığı katliam sonrası hükümetten kimse istifa etmedi, maden sahibi tutuklanmadı, ne o profesöre ne o valiye, ne de o müşavire tek soruşturma açılmadı. Ancak madencileri şehit ilan edip, katliama kaza ya da kader demek,  ‘Git evinde sinirlen’ demek, ’eylem yaparsanız, bağırırsanız cennete gidemezler’ demek; halkın öfkesini kesmeyince Soma’da dahil olmak üzere bütün protestolar biber gazıyla, tazyikli suyla bastırılmaya çalışıldı. AKP hükümeti söz dinlemeyip, katliamın sorumlularının açığa çıkartılması talebini yükseltenlerden rahatsız oldu ve eylemleri bastırabilmek için her türlü yöntemi kullandı” diye konuştu.
BASKICI UYGULAMALARDAN BİRİ
Sorumlulara dair atılmayan bu adımların, muhalifleri bastırmak söz konusu olunca jet hızıyla atıldığını savunan Sarı, “İşte bugün bizleri buraya toplayan da bu baskıcı uygulamalardan biridir. Sorumluları bulup yargı önüne çıkarmayanlar sosyalist kimliği ile ön plana çıkan öğretmen arkadaşımız Barış Serin’i hedef tahtasına oturtmuştur. Sendikamızın Kapaklı temsilciliğini yapan arkadaşımız, ülkemizde 3 günlük yas ilan edildiği, Bayrakların yarıya indirildiği, Camilerde hutbelerin verildiği, evlerde duaların okunduğu ve İmam Hatip okullarında resmi yazılar ile hatimlerin indirildiği günlerde; okulundan öğrencilerinin kendi iradeleriyle yaptıkları küçük bir etkinlik neden gösterilerek hakkında idari soruşturma açılmış ve açığa alınmıştır” dedi.
ÖĞRENCİLERİ EYLEME YÖNLENDİRMEKLE SUÇLANIYOR
Ardından, Barış Serin’in açığa alınması ile ilgili konuşan Kamil Sarı, “Öğrencilerin televizyondan, medyadan, sosyal paylaşım sitelerinden bilgi edinemeyeceği ve eylem yapmaya akılları yetmeyeceğini düşünen İlçe Milli Eğitim Müdürü bunu bahane ederek soruşturma başlatmış, ifadesi bile alınmadan görevden uzaklaştırıldığı yazısı arkadaşımıza tebliğ ettirilerek, açığa alma işlemi geçirdiğimiz Cuma günü ders bitiminde uygulamaya başlatılmıştır. Görevden uzaklaştırma işleminin ardında da ‘Soruşturmanın selameti’ gösterilmektedir. Nedir soruşturmanın selameti? Delilleri mi karartacaktır? Soruşturmanın gidişatını olumsuz etkileyecek bir durumda mıdır?  Bu tamamen Eğitim Sen ve KESK üyelerine ve toplumsal muhalefete baskı, sindirme ve gözdağı verme politikasıdır ve siyasi bir karardır. Sendika olarak bizde bu soruşturmaya karşılık hukuk sürecini başlattık. Barış arkadaşı itibarsızlaştırmaya yönelik olan bu soruşturma karşısında, sorumlu olan tüm kişi ve yetkililere, maddi manevi tazminat seçeneği de kullanılmak üzere davaların yürütüleceğini buradan ifade ediyoruz” şeklinde konuştu.
GENÇ BEYİNLERE İTAAT ETMLERİ GEREKTİĞİ DAYATILIYOR
Kamil Sarı, bu olayla Barış Serin’in sindirilmeye çalışıldığına dikkat çekerek, “Kendi içinde pek çok çelişki bulunan, adaletle, hakkaniyetle uzaktan yakından ilgisi olmayan bu olayla, açıktır ki arkadaşımız baskı altına alınmaya, sindirilmeye çalışılmaktadır. Aynı zamanda, ağaç yaşken eğilir sözü gereği öğrenciler korkutularak, tehdit edilerek böylesi şeylerle uğraşmaları durumunda başlarının derde gireceği mesajları verilmekte, genç beyinlere sorgusuz koşulsuz itaat etmeleri dayatılmaktadır. Her geçen gün kazanılmış hakları parça parça ellerinden alınan eğitim emekçilerine bu olay üzerinden gözdağı verilmekte, sendikamız üyeleri ve temsilcileri sindirilmek istenmektedir” şeklinde konuştu.
EĞER İŞÇİLER İÇİN EYLEM YAPMAK SUÇSA BU SUÇU HEPİMİZ İŞLEDİK
Açıklamanın devamında, Barış Serin’in yalnız olmadığına vurgu yapan Sarı, “Barış Serin’in arkasında 124 bin kişilik Eğitim-Sen ailesi vardır. Bizler, hepimiz Soma’da öldürülen maden işçileri için bir günlük iş bırakma eylemi yaptık. Günlerce sokaklara çıktık. Eğer katledilen işçiler için eylem yapmak suçsa, biz hepimiz bu suçu işledik. O zaman hepimizi açığa alın. Onlarca okulda öğrenciler siyah kıyafet giydi, kurdeleler taktı, bedenleriyle okul bahçelerine Soma yazdılar, onlarca slogan ürettiler, sokaklarda en duyarlı olan kesimlerden birini oluşturdular. Madem Soma işçileri için eylem yapmak yasak, o zaman bizimle birlikte tüm öğrencilerimizi de alın. Öldürülen işçiler için eylem yapmak ve bu yüzden açığa alınmak bizim için ancak bir onur meselesi olabilir. Bizler bu yüzden Barış Serin arkadaşımızla onur duyuyoruz.  Tıpkı sokağa çıkan, hesap soran yüzbinlerce emekçiyle onur duyduğumuz gibi. Bu suçu işlediğimizi buradan haykırıyor ve kendimizi ihbar ediyoruz: Biz de bu suçu işledik bizi de açığa alın” ifadelerini kullandı.
BU ANLAMSIZ SORUTURMA SONA ERDİRİLMELİDİR
Asıl soruşturulması gerekenlerin, öğrencileri korkutarak tehdit edenler, yanlarında velileri olmadan ifade alanlar ve tuttukları tutanağı kendi isteklerine göre değiştirerek suç işleyenler olduğunu savunan Sarı, “Sendikamız hukuki süreci başlattığı gibi, bu olayın teşhirini ulusal ve yerel basında yapacak, kamuoyuna, işçi katillerine bir şey yapılmazken, Eğitim Sen’li öğretmenlere nasıl baskı uygulandığını aktaracaktır” diye konuştu.
DEFALARCA BEDEL ÖDEDİK
Açıklamasının sonunda, Eğitim-Sen’in ülkede emek ve demokrasi mücadelesi yürütürken defalarca bedel ödediğini dile getiren Sarı, “Üyeleri ve yöneticileri baskı, sürgün ve tutuklamalarla karşı karşıya bırakılmıştır. Bilinmelidir ki, hiçbir baskı işçi katillerinin peşine düşmemizi, hesap sormamızı engelleyemeyecek, aydınlanma yürüyüşümüzü hiçbir kuvvet durduramayacaktır” dedi.
SLOGAN ATTILAR
Grup, basın açıklaması sonrasında, ‘Barış Serin yalnız değildir’ ‘Yaşasın örgütlü mücadelemiz’ ‘Direne direne kazanacağız’ ‘Müdür istifa’ ‘Soma işçisi yalnız değildir’ sloganlarını attı.
 
 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.