Güneş güzelliğinizi gölgelemesin
Güneş, güzelliğinizi gölgelemesin
Yaz mevsimini kim sevmez ki? Kızgın kumlardan serin sulara atlamak, güneşlenirken buz gibi limonatalarımızı yudumlamak, pırıl pırıl ve bronz bir cilde kavuşmak için hepimiz yazı iple çekiyoruz. Peki, güneş gerçekten bu kadar mükemmel mi? Vücudumuz, D vitaminini güneşten alır. Bu yüzden, her insanın güneşe ihtiyacı vardır; ancak her şey gibi, güneşin de fazlası zarar. Çoğumuzun yaz tatili belirli günlerle sınırlı olduğu için, o kısa sürede daha çok güneşte kalıp olabileceğimiz maksimum bronzuluğa kavuşmak istiyoruz. Oysa atladığımız bir şey var: Kontrolsüz güneşlenmek, kısa ve uzun vadede, cilt sağlığımıza ciddi zararlar veriyor.
GÜNEŞ, SANDIĞIMIZ KADAR MASUM DEĞİL
Ten rengi koyu olanlar, beyaz tenlilere göre biraz daha şanslı olsalar da her cilt, aşırı güneşe maruz kaldığında zarar görecektir. Ve bu deformasyonlar uzun vadede cilt kanserine ve çeşitli deri hastalıklarına yol açabilir.
PEKİ, NEDİR BU ZARARLI ETKİLER
Güneş Çarpması: Güneş ısısının etkisiyle vücut ısısı da artar ve vücut, ısı dengesini sağlayamadığı için su ve tuz kaybeder. Güneş çarpması, genelde bulantı, kusma ve halsizlik gibi belirtiler şeklinde görülse de ileri boyutlarda iç organların tahrip olmasına dahi yol açabilir.
Güneş Yanıkları: Hemen herkes, en az hayatında bir kez, birinci derece güneş yanığıyla yüzleşmiştir. Bu, güneşin yaydığı ultraviyole ışınlarının, cildi tahribata uğratması durumudur. Kızarıklık, yanma, ve acı gibi etkileri olan olan bu durum, genellikle iyileşme sürecinden sonra derinin soyulmasıyla sonuçlanır. İkinci derece güneş yanıklarında ise cilt derisinin daha alt katmanları da etkilendiğinden, iyileşme süresi daha uzun, acılı ve enfeksiyon riski daha fazladır.
Lekeler ve Çiller: Yine, koyu renk tene sahip olanlar, beyaz tenlilere göre daha şanslı olsalar da güneş, ciltte açıklı koyulu lekeler ve çiller oluşturur. Çiller ve cilt lekeleri cilt kanseri ve daha pek çok deri hastalığının da işaretçisi olduğundan, bu durum, cilt hastalıklarının fark edilmemesine neden olabilir.
Dudak Tahribatı: Bu durum, günlük hayatımızda da ısı değişimi, bağışıklık sistemimizin zayıflaması ve daha birçok nedenle sık sık karşılaştığımız bir durum olsa da aşırı güneşe maruz kalmış dudaklarda oluşan, daha ileri derecedeki çatlaklar ve kabuklaşmalar cilt kanserine dönüşebilir.
Göz Rahatsızlıkları: Herhangi bir koruma kullanılmadan güneşe çıkmak, katarakta kadar birçok görme bozukluğuna yol açabilir.
NE YAPMALIYIZ
Aslında sadece güneşlenirken değil, yaz aylarında her gün güneşe karşı korunmamız gerekiyor. Şapka ve güneş gözlüğü bunların en başında geliyor. Güneş, cildimizde nem kaybına neden olduğu için, cildin ve dudakların nem dengesini sağlayacak kremler kullanmayı alışkanlık haline getirmek şart. Isıya maruz kalmak, vücudumuza su kaybettirdiğinden, bol sıvı tüketimi önemli. Güneşlenme sırasında, özellikle beyaz tenliler ve çocuklar için, yüksek faktörlü koruyucu kremler kullanmayı ve bunu güneşte kaldığınız süre boyunca, suya girseniz de girmeseniz de belirli aralıklarla tekrarlamayı ihmal etmeyin.Güneşlenme sonrasında ılık suyla duş aldıktan sonra, vücudun ısısını ve nemini dengeleyen güneş sonrası kremleri kullanmayı unutmayın.