“Bu kader değil cinayettir”
Çerkezköy’deki sivil toplum kuruluşları, sendikaların Çerkezköy şube ve temsilcilikleri ile siyasi partilerin ilçe yönetimlerinden oluşan Çerkezköy Şubeler Platformu, Salı günü Soma’da yaşanan ve son bilgilere göre 245 işçinin hayatını kaybettiği maden faciası ile ilgili olarak ortak bir basın açıklaması yaptı. Saat 19.00’da Çerkezköy Belediye Meydanı’nda toplanan Çerkezköy Şubeler Platformu üyeleri, yaptıkları basın açıklamasında, yaşanan olayın bir kaza değil, iş cinayeti olduğuna dikkat çekerken, olayın sorumlusu olarak AKP hükümetini gösterdi
Salı günü Soma’da yaşanan, son bilgilere göre 245 işçinin hayatını kaybettiği ve tüm ülkeyi yasa boğan maden faciası Çerkezköy’de de yankı buldu. Çerkezköy Şubeler Platformu adı altında bir araya gelen sivil toplum kuruluşları, sendikaların Çerkezköy şube ve temsilcilikleri ile siyasi partilerin ilçe yönetimleri ortak bir basın açıklaması yaptı.
KADER DEDİKLERİ GÖZ GÖRE GÖRE GELEN BİR KATLİAMDIR
Açıklamayı, Platform adına Eğitim Sen Çerkezköy Temsilcisi Barış Selim okudu. Açıklamanın başında, Soma’da yaşananın bir doğal afet olmadığına dikkat çeken Barış Selim, “Kaza dedikleri, kader dedikleri göz göre göre gelen bir katliamdır, cinayettir. Bizler, katliamın faillerini biliyoruz. Dünya insana yatırım yaparken, AKP iktidarı ölüme yatırım yapıyor. Bu katliamın faili özelleştirme ve taşeronlaştırma politikalarını hayata geçirenlerdir” dedi. Yıllarca kamu eliyle üretimin yapıldığı sahaların özel sektöre devredildikten sonra iş kazalarında patlama yaşandığını dile getiren Selim, “2002 yılından 2011 yılına kadar kömür madenlerindeki iş cinayetlerinin yüzde 40 artış göstermesinin nedeni özelleştirme ve taşeronlaştırma sonucu TTK bünyesinde çalışan işçi sayısının üçte bir oranında azalmasıdır” diye konuştu.
KATLİAMIN FAİLLERİNİ BİLİYORUZ
Açıklamanın devamında, yaşanan olayın sorumlusu olarak başta AKP hükümetini gösteren Selim, “Katliamın faili, kuralsız çalıştırma nedeniyle madende çalışan işçi sayısını bile tespit edemeyenlerdir. Çalışan işçi sayısını bilmeyen ancak ‘İşletmede her türlü önlem alınmıştı’ diye açıklama yapan zihniyettir. 15 yaşında çocuğun ölüm haberinin geldiği madenle ilgili ‘Mevzuata aykırı durum’ olmadığını açıklayan Çalışma Bakanlığı’dır. Katliamın faili, yapılan uyarılara rağmen Soma’da bu tür iş kazalarından kurtulan işçilerin tedavisine dönük devlet tarafından yapılmış özel bir sağlık birimi kurmayanlar, hastanelerde yanık ünitesi açmayı maliyet olarak görenlerdir. İş sağlığı ve iş güvenliği yasasıyla bu alanı da özelleştiren, tüm uyarılarımıza rağmen bu alandaki denetim yetkisini bağımsız emek ve meslek örgütlerine vermeyi reddeden hükümettir.
FAİLLER, YENİ KATLİAMLARI MEŞRULAŞTIRAN AKP HÜKÜMETİDİR
Daha önce madenlerde yaşanan iş cinayetleri sonrası, ‘Güzel öldüler’, ‘Bu mesleğin fıtratında ölüm vardır’ diyerek yeni katliamları meşrulaştıran AKP hükümetidir. Katliamın faili, Soma’da madenlerdeki iş cinayetlerinin araştırılması ile ilgili önergeyi 6 ay boyunca gündeme almayanlardır. Geçtiğimiz yıl 9 iş cinayetinin yaşandığı Soma madenleriyle ilgili önergeyi 2 hafta önce reddeden AKP’li vekillerdir. Katliamın faili, kömürün tonunun maliyetini 130 dolardan 23 dolara indirdiklerini övünerek anlatan işverenlerdir. 130-140 dolardan 28 dolara indirilmiş maliyetin tamamı iş güvenliğine ilişkindir ve kömürün maliyeti işçi canıyla düşürülmüştür. Taşeron çalıştırmayı yasaklamayan, madenleri yeniden kamulaştırmayan, iş güvenliği yasasını çöpe atıp tüm denetim yetkisini emek ve meslek örgütlerine vermeyenler, yeni katliamlar için yola devam ettiklerini ilan etmiş olacaktır” ifadelerine yer verdi.
ÖLÜMLERLE İLGİLİ HİÇBİR ÖNLEM ALINMADI
Türkiye’de her yıl maden ocaklarında onlarca işçinin iş cinayetlerine kurban gitmesine rağmen bugüne kadar yaşanan ölümlerin karşısında hiçbir önlem alınmadığına dikkat çeken Barış Selim, “Bu kapsamda göstermelik denetimler yapılmış, madenlerdeki çalışma koşulları ile ilgili en temel sorunlar göz ardı edilerek katliam gibi cinayete resmen davetiye çıkartılmıştır. 29 Nisan’da üç muhalefet partisi Soma’daki maden ocaklarının araştırılması için ortak önerge vermiş, ancak söz konusu önerge AKP tarafından reddedilmiştir. AKP Hükümetinin 2012’de çıkardığı İş Sağlığı ve İş Güvenliği Yasası’nın kağıt üzerinde kaldığı, gerekli denetimlerin yapılmadığı, üstelik bu denetimleri yapması gereken hükümetin, madenlerin denetlenmesi ile ilgili önergelerini reddettiği düşünüldüğünde, Soma’da yaşanan cinayetin asıl failinin kim olduğu daha iyi anlaşılmaktadır” cümlelerini kullandı.
TAŞERON ÇALIŞMA SİSTEMİNE SON VERİLMELİ
İşçi cinayetlerinin önlenmesi istendiği takdirde, yapılacakların gayet açık olduğunu dile getiren Selim, “Başta sendikal nedenlerle işten çıkarmalar, esnek, kuralsız, güvencesiz koşullarda çalıştırma yasaklanmalıdır. Sermayenin, taşeronların çıkarlarını değil, işçinin sağlığını ve güvenliğini temel alan yasal düzenlemeler yapılmalı, çalışan sayısına bakılmaksızın tüm çalışanların bu düzenlemelerden faydalanması sağlanmalıdır. Tüm çalışanlara, insan onuruna yakışır çalışma koşulları ve ücret verilmesi sağlanmalı, iş cinayetlerinin en başta gelen sebebi olan taşeron çalıştırma sistemine son verilmelidir. AKP iktidarı bu asgari koşullar yerine getirilmediği sürece yaşanan iş cinayetlerindeki sorumluluğundan kurtulamayacaktır” şeklinde konuştu.
SLOGANLAR EŞLİĞİNDE YÜRÜDÜLER
Platform üyeleri, yapılan basın açıklamasının ardından, ellerindeki pankart ve dövizlerle Atatürk Caddesi’nde bir süre yürürken, attıkları sloganlarla da hükümeti istifaya davet etti.