Boşanmaları önlemek için ne yapmalı?

Yayınlama: 07.08.2013
A+
A-

Son dönemlerde, çiftler arasında sıklıkla karşılaşılan boşanma vakaları ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Psikolog Aynur Düzgünel, boşanmanın bir çok nedeni olabileceğine dikkat çekerken, bu konuda yapılan en büyük hataları sıralayarak, çözüm önerilerini de paylaştı
boşanmaPsikolog Aynur Düzgünel, son dönemlerde artış gösteren boşanma vakalarıyla ilgili olarak bir açıklama yaptı. Düzgünel, boşanmanın bir çok nedeni olabileceğine dikkat çekerken, bu konuda yapılan en büyük hataları sıralayarak, çözüm önerilerini de paylaştı.
‘Bir yastıkta 40 yıl’ şeklinde süren evliliklerin artık neredeyse tarihe karışacağını vurgulayan Düzgünel, “Ne yazık ki, son yıllarda kurulan evlilikler uzun soluklu olmamaktadır. Bu durumun çeşitli nedenleri olabilir” dedi.
DOĞRU ADAM – DOĞRU KADINLA EVLENMEK
Açıklamasında, evliliğe atılan ilk adımların sağlam atılması, evlenilecek kişiyi seçerken dikkatli olunması konusunda uyarılarda bulunan Düzgünel, “Eş seçiminde kriterler her ne kadar güzellik, yakışıklılık, zenginlik, soy/ aile olsa da güzel ahlak sahibi olan kişinin tercih edilmesi tavsiye edilir. Fakat günümüze uyarladığımızda güzel ahlakın pek dikkate alınmadığını, daha ziyade fiziksel özelliklerin, mesleğin, maddi olanakların daha ağır basan özellikler olduğunu müşahede etmekteyiz. Ayrıca çok ayrı dünyaların insanları olan bireylerin, ileride sorun yaşamaları muhtemeldir. Zıt kutuplar ilk anda birbirini çekebilir ve ilginç gelebilir; fakat bir süre sonra birbirini itecek ve tartışmalar başlayacaktır” şeklinde konuştu.
AYNURSADECE EŞİMİZLE EVLENMİYORUZ
Eşlerin evlenirken sadece hayatlarını birleştirdiğini düşündüğünü dile getiren Düzgünel, “Fakat bu büyük bir yanılgıdır. Evlendiğimiz kişinin ailesiyle ve yakın akrabalarıyla da iyi anlaşıyor olmak son derece önemlidir” diye konuştu.
GÜVEN OLMAZSA OLMAZ!
Düzgünel açıklamasının devamında, evliliklerin sağlıklı ve mutlu bir şekilde sürebilmesinin temelinde karşılıklı güven duygusu yattığına vurgu yaparak, “Güven sarsıldığında evlilik kurumu derin yaralar alır. Bu nedenle eşler birbirinin güvenini sarsacak eylemlerden uzak durmalıdır. Güven bir kez sarsıldığında, yeniden kazanılması oldukça zor olmaktadır” dedi.
SAYGI VE SEVGİ EMEK İSTER
Evlilik kurumunda eşlerin birbirine karşı duyduğu saygı ve sevginin şartlara bağlı olmaması gerektiğini kaydeden Aynur Düzgünel, “Sevgi ve saygı koşulsuz ve sürekli olmalıdır. İletişim kurarken eşlerin birbirine hitap şekli, üslup, beden dili, hal ve hareketler belli sınırları aşmamalı; olumlu duygular sevgi sözcükleri sıkça dile getirilmeli; olumsuz duygu ve düşünceler mümkünse birkaç kez zihinsel süzgeçten geçtikten sonra uygun lisanla dile getirilmelidir” şeklinde konuştu.
“BEN” DEĞİL “BİZ” OLMAK
Evliliğin bencilliği kabul etmediğinin de altını çizen Düzgünel, “Ben şeklinde düşünce kalıpları terk edilmeli, ‘Biz’ dilini kullanmak alışkanlık haline getirilmelidir. Bekarlık hayatında olduğu gibi kişinin hep kendi düşünceleri ve doğruları noktasında hareket etmesi, karşı tarafı rahatsız edebilir. Bu nedenle, her konuda duygu ve düşünce paylaşımı ve istişareler, eşe değer verildiğinin göstergesidir” dedi.
İLETİŞİMİ ZEDELEYEN DAVRANIŞLAR
Düzgünel, ardından, çiftler arasındaki iletişimi zedeleyen davranışlara değinerek; “Eşler arasındaki sevgi ve muhabbete gölge düşüren davranışlardan kaçınılmalıdır. Bu davranışlar: eleştirmek, etrafına duvar örmek, küçük görmek (aşağılamak), savunmaya geçmektir. Eleştirmek yerine, beklentileri açık fakat kırıcı olmadan dile getirmek elzemdir. Kişinin yaşamında olup bitenleri paylaşmaması, eşine hiçbir şeyi anlatmaması, kısacası etrafına duvar örmesi, karşı tarafın uzaklaşmasına ve kendini değersiz hissetmesine sebep olabilir. Eşini küçük görmek, hatta başkalarının yanında küçük düşürmek, yapılan en büyük hatalardandır.  Ayrıca, hatalarını eşin yüzüne vurmak ve sonra da ‘Ben kötü bir şey söylemedim ki!’ şeklinde savunmaya geçmek, son derece yanlış bir davranıştır.
NE YAPMALI
Evli çiftler birbirini suçlayıcı tarzda konuşmamalı, ‘Sen’ yerine ‘Ben’ dili kullanmalı, iletişim kurarken açık ve net ifadeler kullanarak, beklentilerini dile getirmelidir. Eşinin küçük başarılarını ve becerilerini takdir ve tebrik etmeli, başkalarının yanında yüceltmelidir. Küçük sorunları büyütmeden ve biriktirmeden çözmeye gayret edilmeli. Hatalı davranan tarafın özür ve pişmanlık ifade eden söylemleri ve onarma girişimleri desteklenmeli ve naz etmeden kabul edilmelidir. Her iki taraf kendi stresiyle baş etmeyi öğrenmeli, eşini negatif enerji boşaltımının hedef tahtası haline getirmemelidir” ifadelerini kullandı.
 
 
 
 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.