Bir kolaycılık örneği, ‘Allah’a havale etmek’
Günlük yaşantımızda başımıza gelen kötü olayları ‘Allah’a havale etmek’ gibi eskiden gelen kolaycı bir alışkanlığımız var. Biri haksızlığa, hukuksuzluğa mı uğruyor? Hemen Allah’a havale ediyor. Dedim ya, kolaycı bir yaklaşım Allah’a havale etmek. Masrafsız bir kere, yer zaman gereksinimi de yok. İşe yarıyor mu derseniz, bence pek değil… Gazımızı alıyor galiba. Bunun bir de ‘Allah biliyor’, Hayırlısı buymuş’ gibi ileri seviyeleri var. Yani önce Allah’a havale ediyoruz, bir şey olmadıysa ‘Allah biliyor’, diyoruz, işler daha da sarpa sararsa ‘Hayırlısı buymuş’la final yapıyoruz.
Maalesef toplum olarak mücadeleden yoksunuz. İşin kolayını bulmuşuz, hemen Allah’a havale ediyoruz. İşin kötü tarafıysa haksızlık karşısında meşru bir şekilde mücadele edeni de yadırgıyoruz. Örneğin Artvin Cerattepe’de yaşanan olaylar. Havuz’un da gazıyla bizim havaleci halkımız hemen ötekileştirdi o güzelim doğayı, yeşili savunan vatandaşları.
Bak güzel kardeşim, belli ki haksızlık karşısında elinden gelen tek şey Allah’a havale etmek. Eyvallah, o da bir yöntem ama haksızlığa karşı direnen insanları neden kınıyorsun? Korkma, oradaki insanlardan sana da zarar gelmez, o çok sevdiğin hükümetine de. İnsanların derdi yaşadıkları, nefes aldıkları memleketlerini savunmak. Belki de haberlerde görmüşsünüzdür, 98 yaşında soyadı Keklik olan bir amca vardı Cerattepe’de. Adam bilmem kaç tane hükümet görmüş ama biber gazıyla bu hükümet döneminde tanışmış. Kısacası güzel kardeşim, 98 yaşındaki adam bile kalkmış doğasını savunuyor, sen oradan darbe devşirmeye çalışıp, yönetilen algının bizzat kendisi oluyorsun, yapma… O madenin Artvin’e kurulmamasından zarar görecek bir kişi varsa o da milletin a. koymak isteyendir. Varsın o da zarar görsün…
Bu arada geçen gün Twitter’da ismi lazım değil bir arkadaş, ‘vatan sokakta kurtarılmaz’ diye yazmış. Kendisine sonuna kadar katılıyorum. Sene olmuş 2016, halen daha sokaklarda eylem falan yapıyorlar… Çok saçma! Oysa mis gibi sandık var kardeşim. Zamanı gelince gideriz sandığa, kurtarırız vatanı. Hatta seçimleri de artık evden yapalım. Teknoloji artık müsait buna bence. Öteki türlü yine sokağa çıkmak zorunda kalıyoruz. Ayarlasınlar bunları. İnsanlar sokağa çıkmasın! Diğer olayları da evlerimizden Allah’a havale ederiz!
Şaka la şaka, sokakta hayat var…
Çık sen de sokağa, utanma, korkma da… Dünyanın hiçbir yerinde iktidarlar sevmez sokağa çıkan insanı. O yüzdendir ki nerede bir meydan var, hemen doldurmaya kalkarlar. AVM yapar, konut yapar vs. ama asıl önemli olan boşluğu doldurmaktır. Çünkü iktidarlar o boşluğu doldurmazsa, halk toplanır orada. Ne için toplanıldığı çok önemli değildir iktidarlar için. İktidarlar insanların bir araya gelmesinden hoşnut olmazlar. Bu yüzden bireyselleştirirler halkı. Bencil olan vatandaş kıymetlidir iktidarın gözünde. Çünkü bencil olan vatandaş sokağa çıkmaz, çıkanı da yadırgar. Oysa ‘kamusal alan’ diye bir kavram var. Yani senin, benim, halkın alanı. Sahip çık alanına!