“Barajı geçemez”
Cuma günü gazetemizi ziyaret eden Çerkezköy Belediye Başkanı ve Ak Parti Çerkezköy Belediye Başkan adayı Ali Ertem, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. ‘Böyle çirkinliklerin yaşanacağını tahmin edebilseydim tekrar aday olmazdım’ cümlesini neden kullandı? Bir süre önce Ak Parti’den ayrılan Faruk Korkmaz’ın seçime ne kadar etki edeceğini düşünüyor? Neden Çerkezköy’de değil de Silivri’de oturuyor? Belediye’ye neden geç saatte geliyor? Erzurumlu seçmen ile ilgili düşünceleri neler? Çerkezköy’ün suyu sağlıksız mı? Sular sağlıklı ise neden Belediye’de damacana ile su tüketiliyor? Ve ayrıca en büyük muhalifi Mustafa Ordu hakkındaki düşünceleri neler? Yaklaşık 3 saat süren söyleşimizde Ali Ertem merak edilen tüm bu sorulara içtenlikle yanıt verdi.
ÇİRKİNLİKLERDEN KASTI NE?
Geçtiğimiz hafta Çerkezköy Gazetesi’ne verdiği demeçte ‘Böyle çirkinliklerin yaşanacağını bilseydim tekrar aday olmazdım’ şeklinde kullandığı ifadelere açıklık getiren Ertem, bu ifadeleri ne için kullandığını gazetemize açıkladı. Adaylığının açıklanması ile birlikte Meclis Listesinin hazırlanması noktasında yoğun çalışmalar yaptığını kaydeden Ertem; “Benim çirkinliklerden kastım partiden ayrılan arkadaşlar kesinlikle değildi. Ben çirkinlikler yaşandı derken, Meclis Üyesi Listesi hazırlığı sırasında yaşanan olayları kastettim. Partiden ayrılan arkadaşlara kesinlikle saygı duyuyorum” dedi.
“TERCİH MESELESİ”
Listeye yazılan isimlerin polemiklere neden olmasına anlam veremediğini belirten Ertem; “Meclis Listesi’ni hazırlarken kendimize göre dikkat ettiğimiz hususlar var. Liste hazırlanırken hem Çerkezköy’ün demografik yapısına dikkat ediyor, hem de listeye giren isimlerin Çerkezköy’e hizmet edecek isimler olmasına önem veriyoruz. Bu noktada listeye yazamadığımız isimlerden kimileri bana gönül koydu, kimileri de yaptıkları açıklamalarla çirkin olaylar yaşanmasına neden oldu. Nihayetinde listeye yazılacak olan isimler benim kendi tercihimdi. Ben bu süreçte tüm partililere şu mesajı verdim, ‘Önemli olan listeye girmek değil, Ali Ertem’in gönlüne girmektir.’ Bir kişi, gerçekten Çerkezköy’e hizmet etmek adına Meclis Üyesi olmak istiyorsa, bunun için ille de Meclis Üyesi olmasına gerek yok. Sade bir vatandaş olarak da aynı hizmeti Çerkezköy’e verebilir” ifadelerini kullandı.
“2004’TE KİMSE BANA İNANMADI”
2004 yılında yapılan yerel seçimlerde Meclis Üyesi adayı bulmakta zorlandığını da sözlerine ekleyen Ertem; “O yıl adaylık bana verildikten sonra kime gittiysem bana inanmadı. Meclis Üyesi adayı bulmakta çok zorlandım nitekim seçimi ben kazandım. Ancak Belediye Başkanı olduktan sonra 2009 yılındaki seçimlerde bu dönem yaşanan çirkin olaylar yaşandı. Aradan geçen 5 yılda bu çirkin olayları unutmuşum” dedi.
TÜM ÇALIŞMALAR YÜZDE 10’LUK KISIM İÇİN
Ertem, seçim sürecinde siyasi partilerin yaptığı çalışmaları da değerlendirdi. Seçmenin yüzde 90’ının kararının belli olduğunu kaydeden Ertem, “Yüzde 90’lık kesimi hiç kimse etkileyemez. Onlar zaten kararını en başında vermiştir. Tüm partilerin yapmış olduğu çalışmalar, etkilenebilecek kitleye yöneliktir. O kesimin de oranı yüzde 10’dur. O kesimi de etkilemenin en doğru yolu bire bir ilişki kurmaktır. Bu çerçevede, ben ve parti mensupları bu güne kadar 4-5 bin evi ziyaret ettik. Hedefimiz, seçim süresi sonunda kadar 15 bin ev. Kısacası, adaylıklar açıklandığı gün anket yapılsa, seçimden çok farklı olmaz” diye konuştu.
MECLİS ÜYELERİ EN FALZA 100 KİŞİYİ ETKİLER
Ertem, meclis listelerinin de oyları etkilemeyeceğini savunarak, “Meclis Listelerinin herhangi bir artı ya da eksisi olmaz. Hemşeri gruplarından çıkan Meclis Üyeleri en fazla 100 oyu etkiler” dedi.
OYLARIN YÜZDE 90’INI BİZDEN ALACAK AMA BARAJI GEÇECEĞİNE İNANMIYORUM
Ali Ertem, Ak Parti’den ayrılan ve BBP’den Çerkezköy Belediye Başkan Adayı olan Faruk Korkmaz’ın Ak Parti’yi nasıl etkileyeceği sorusuna da çarpıcı cevaplar verdi. Korkmaz’ın başka bir partiden seçime girmesinin kendilerine zarar vereceğini ancak bunun seçimi kaybettirecek seviyede olmayacağını savunan Ali Ertem, “Evet ortada bir realite var. Sayın Faruk Korkmaz’ın başka bir partiden girmesi bize zarar verir. Çünkü alacağı oyların yüzde 90’ı AKP’den gidecek. Kimse bunu inkar etmiyor. Faruk Korkmaz partimizden ayrılması oyları muhakkak etikler ancak ben BBP’nin barajı geçeceğine inanmıyorum. Korkmaz’ın bizden alacağı oylar seçimi kaybetmemize neden olmayacak. Bu durum, meclisteki üye sayımızı olumsuz etkiler. Kendisi bu açıklamamdan ötürü sert cevap verebilir. Ben nasıl kendisinin yüzde 75’le seçim kazanacağı iddiasını saygıyla karşıladım. Ben de bu iddiamı ortaya koyuyorum” şeklinde konuştu.
BİR KEZ MANGAL YAKIP DENİZE GİRMİŞLİĞİM YOK
Siyasi rakiplerinin eleştirilerinde sıklıkla kullandığı, ‘Belediyeye geç geliyor’ ve ‘Silivri’de oturuyor’ ifadelerini de değerlendiren Ertem, “Öncelikle şunu belirtmek istiyorum, benim Çerkezköy’de oturmama gibi bir durumum yok. 6-7 yıldır Silivri’de bir yazlık var ama genelde ailem kalıyor. Ben yaz aylarında gece saat 11-12’de gidiyorum, sabah da Çerkezköy’e geliyorum. Buna Silivri’de yaşamak denmez. Bugüne kadar yazlıkta bir kez mangal yakıp, denize girmişliğim yok. Yaz aylarında Cumartesi, Pazar günleri zaten düğünleri dolaşıyorum. Çerkezköy’den kopuk olduğumu kimse söyleyemez. Bu yüzden kimse de beni eleştiremez” dedi.
SADECE BELEDİYEDE OTURURSANIZ HALKTAN KOPUK OLURSUNUZ
Ertem, belediyeye geç geldiği konusu ile ilgili olarak da; “Belediyeye geç gelmem gibi bir durum söz konusu değil. İnsanlar Belediye Başkanlığını memuriyet gibi değerlendiriyorlar. ‘Ben gideyim de sadece gelen evrakları imzalayayım gibi bir şey olamaz. Belediye Başkanı, mesaisinin yüzde 80’ini Belediye dışında geçirmek zorundadır. İlk Belediye Başkanı olduğumuzda bizlere dağıtılan tavsiye kitapçıklarında bu yazıyor. Sürekli belediyede olursanız halktan kopuk olursunuz, dışarıdaki işleri takip edemezsiniz. Ben belediyedeki işleri de aksatmıyorum. Vatandaş işini zaten ilgili birimlerde hallediyor. Çözemezse bana geliyor. Vatandaş beni belediyede bulamasa bile dışarıda buluyor. Telefonum da herkes de var. Ben vatandaşın bu konuda beni eleştirdiğine inanmıyorum” ifadelerini kullandı.
HİÇKİMSENİN ERZURUMLULARLA ARAMI BOZMAYA HAKKI YOK
Ali Ertem, ziyaretinde, Erzurumlu vatandaşlarla arasında yaşandığı iddia edilen olaylarla ilgili de açıklamalarda bulundu. Erzurumlularla 23 yıldır hiçbir sorunu olmadığının altını çizen Ertem, hiç kimsenin Erzurumlularla arasını bozmaya hakkı olmadığını belirterek, “Rakiplerimizin birkaç tanesinin Erzurumlu olması, kendilerine artı kazandırma gayreti içine girmeleri, etkilemek istemeleri, benimle ilişkileri koparma adına gayret göstermelerini anlarım. Ama bunu iftira boyutuna getirerek, sanki kötü davranmışım gibi kullanılmasını kabullenemiyorum. Hiç kimsenin Erzurumlularla aramı bozmaya hakkı yok. Ben Erzurumluları, Erzurumlulardan daha iyi tanıyorum. Erzurum’u tüm coğrafyasıyla iyi bilen bir insanım. Erzurum’a canla başla hizmet ettim Erzurum’un bana kattığı çok şey var. Bugün Çerkezköy Belediye Başkanıysam, bunda Erzurum’un çok önemli katkısı vardır. Ben Erzurum’da çalışmasaydım, burada Belediye başkanı olamazdım. Mesleki kariyerime, hayatıma önemli katkısı var. Benim Erzurumlularla bir husumetim olabilir mi? Kötü bakışım olabilir mi?” diye konuştu.
ERTEM SU KONUSUNA AÇIKLIK GETİRDİ
Ertem, MHP Çerkezköy İlçe eski Başkanı Mustafa Ordu’nun, içme suyunun sağlıklı olmadığı yönündeki iddialara da yanıt verdi. Ordu’nun dile getirdiği iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve Çerkezköy’e dağılan içme suyunda, insan sağlığını etkileyecek hiçbir şeyin olmadığının periyodik bir şekilde raporlarla kanıtlandığını kaydeden Ertem, “Yer altı suyunun içinde mineraller olduğu gibi kum da var. Biz suyu iki kez dinlendiriyoruz. Suyun içinde kum var diye sağlıksız anlamına gelmez. Depolar da, 6 ayda bir, ya da yılda bir temizleniyor. Dipte kum olması normal. Önemli olan suyun içinde biyolojik ve kimyasal açıdan tehlikeli bir şey olmaması. Bizim yer altı suyumuzda kirlilik oluşturacak hiçbir şey yok.
3 FARKLI YERDEN RAPOR GELİYOR
Bize yıl içinde üç farklı rapor geliyor. Biri haftalık, biri 3 aylık biri de yıllık. Haftalık tahlili Tekirdağ’da enstitüde yapıyorlar. Bizden habersiz olarak 3 noktadan örnek alınıyor. İstanbul Hıfzıssıhha Enstitüsü’nden gelen heyet 3 ayda bir örnek alıyor. Her yıl da Tübitak’tan gelen heyet örnekleri alıp gidiyor. Bunlar bizden habersiz bir şekilde yapılıyor. Raporlar, Valiliğe, oradan Kaymakamlığa ve son olarak da bize geliyor. Son beş yılda gelen 300’den fazla tahlilden olumsuz hiçbir parametre çıkmadı. Mustafa Ordu hangi ölçüye dayanarak suya sağlıksız diyor? O zaman devletin kurumlarına güvenmiyor” dedi.
GÖNÜL RAHATLIĞIYLA İÇEBİLİRLER
Ordu’nun da damacana su içtiğini dile getiren Ertem, Belediyede neden damacana su içiliyor iddiası ile ilgili olarak da, “Bu tamamen ağız tadı ile ilgili. Suda insanları rahatsız eden şey klorun tadı. Ama biz kloru koymak zorundayız. Klora tahammülü olan vatandaşlar suyu gönül rahatlığıyla içebilirler. Belediyede de damacana su içilmesinin tek sebebi ağız tadıdır. Belediye çalışanları, belediyeye gelenler evlerinde damacana su içiyor, çeşmeden içmiyor, ne yapayım damacana suyu koymayalım mı? Türkiye’de hangi kuruma gidersen git, her yerde damacana su var. Özele indirgeyip sadece bana aitmiş gibi lanse etmenin mantığını anlamak mümkün değil. Avrupa’da, hatta dünyanın en sağlıklı suyuna sahip olan Kanada’da da damacana su içiliyor. Bizim suyumuzla damacanayı karşılaştırın. Mineraller açısından bizim suyumuz daha sağlıklıdır” diye konuştu.
ORDU’NUN AMACI ÜZÜM YEMEK DEĞİL BAĞCIYI DÖVMEK
Konuşmasında, Mustafa Ordu ile aralarında yaşananlara kısaca değinen Ertem, “Mustafa Ordu’nun amacı üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek. Amacı gündemde kalmak, bunun için de Ali Ertem’e saldırıyor. Bana karşı kişisel de bir hırsı var. 2004’te Başkan Adaylığım açıklanıncaya kadar haftada 2-3 kez muhabbet ederdik. Adaylığım açıklanınca benden kopmaya başladı. Ortada bir şey yokken tavır almaya başladı. Yıllarca bana karşı tavrına rağmen, karşılaştığımızda elimi uzattım. Bir kaç sefer elini zorla aldım. Sokakta selam veriyorum selamımı almıyor. Ben de ondan sonra bir şey yapmadım” şeklinde konuştu.
YARIŞ AK PARTİ VE CHP ARASINDA GEÇECEK
Başkan Ertem, ziyaretinin sonunda, yerel seçim sonuçları ile ilgili düşüncelerini de açıkladı. BBP’nin baraj altında kalacağını savunan Ertem, yarışın CHP ile Ak Parti arasında geçeceğini savunarak, “Biz yüzde 40, CHP yüzde 33, MHP yüzde 12 ila 15 arasında, BBP yüzde 8 oranında oy alır” dedi.

