Tekirdağ’ın Komutanlarından Ortadoğu değerlendirmesi
Uzun süredir Türkiye ve Dünya kamuoyunu meşgul eden Suriye’de yaşanan olaylar, beraberinde ‘Türk Silahlı Kuvvetleri sınır ötesi operasyon yapar mı?’ sorusunu akıllara getirdi. Konu hakkında açıklamalarda bulunan Tekirdağ’da yaşayan emekli komutanlar, Orta Doğuda ve Suriye sınırında yaşananları gazetemize değerlendirdi.
EMEKLİ KOMUTANLARIN GÖRÜŞLERİNE YER VERDİK
Türkiye ve Dünya gündeminde, Orta Doğuda yaşanan olaylar uzun süredir yer alıyor. ‘Sınır güvenliği’, ‘Kürt Koridoru’, ve ‘Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sınır ötesi operasyon seçeneği’ konu başlıklarıyla Suriye sınırında yaşanan hareketlilik gerek ulusal medyada gerekse uluslar arası siyaset zemininde yer alıyor. Biz de konu hakkında Tekirdağ’da yaşayan emekli komutanlardan bilgi aldık ve haberimizde görüşlerine yer verdik.
“SÖZDE KÜRT DEVLETİ DE BİR PARAVANDIR”
Konu hakkında açıklamalarda bulunan Emekli Askeri Hakim Bahadır Berk, “Bugün Suriye’de Kürt koridoru olarak anılan koridorun nihai hedefi Kuzey Irak ile Akdeniz arasında bir geçit oluşturarak; Kürt devletinin hazırlıklarını sonlandırmak ve tamamlamaktır. Ancak diğer yandan aslında sözde Kürt devleti de bir paravandır. Nihayette Kürdistan, büyük bir İsrail devletine doğru atılacak en önemli adımdır. Böylece Büyük İsrail Devletinin en önemli ayağı tamamlanmış oluyor ve Kuzey Irak Kürtleri (hamileri İsrail’dir) Akdeniz üzerinden doğrudan ABD ile ilişki kurabiliyorlar.”dedi.
“SURİYE’NİN KARDEŞLİĞİNE VE DOSTLUĞUNA MUHTACIZ”
Emekli Askeri Hakim Bahadır Berk açıklamalarının devamında ise “Ne yazık ki sadece Amerika’nın Ortadoğu’nun doğal kaynaklarını kendi egemenliği altına almaya ve büyük İsrail Devletini ortaya çıkarmaya yönelik Büyük Ortadoğu Projesinin Eşbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ve 13 yıllık AKP hükümeti, bugün Suriye’nin bu hale gelmesinden birinci derecede sorumludurlar. Bu saatten sonra İktidarın Suriye’nin toprak bütünlüğünden bahsetmesi, eve erkek alıp karısını peşkeş çeken adamın sonradan karısının namusunu temizlemekten bahsetmesine benzer. Çünkü bugün “muhalif” adı altında elinde silah bulunan Suriye deki terör örgütlerinin besin (silah, malzeme ve hatta sıhhi teçhizat ve donanım) kaynağı Türkiye’dir. Suriye’nin toprak bütünlüğü, Türkiye’nin toprak bütünlüğüdür. Suriye’nin bağımsızlık ve egemenliği Türkiye’nin egemenliğidir. Komşularla barış, biz de yurtta barış anlamına geliyor. Biz Suriye’nin kardeşliğine ve dostluğuna muhtacız. Suriye’nin küresel saldırıya karşı direnmesi Türkiye’nin toprak bütünlüğünü destekleyen en önemli olaydır.”dedi.
“TERÖRİST İHRAÇ ETMEK YÜCE DİVANLIK BİR SUÇTUR”
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan bir diğer isim ise Kara Kuvvetlerinde çeşitli rütbelerde uzun yıllar görev yapmış olan Emekli Albay Hasan Oruk oldu. Emekli Albay Hasan Oruk “ Komşularımız arasında Suriye’nin ayrı bir önemi var. Çünkü Suriye sınırı Türkiye’nin en uzun kara sınırını oluşturuyor. Orta Doğuda mezhepsel ayrıştırmalar ve terör örgütleri faaliyetleri bir tek Amerika’ya yarıyor. Yaşanan bu olaylar en çok bölge coğrafyasında bizim ticaretimizi baltalamıştır. ‘Eğit-Donat’ adı altında terörist ihraç etmek yüce divanlık bir suçtur. PYD, PKK, IŞİD hepsi emperyalizmin maşasıdır.”dedi.
“SURİYE’YE GİRMEMİZ KESİNLİKLE İNTİHAR OLUR”
Konu ile ilgili açıklamalarının devamında ise olası bir durumda ‘Sınır ötesi operasyonu olur mu?’ sorusunu değerlendiren Emekli Albay Hasan Oruk “Suriye’ye girmemiz kesinlikle intihar olur. Hiçbir komutan girmek istemez ki. Geçtiğimiz günlerde Genelkurmay Başkanı rapor aldı, toplantıya katılamadı. Ulusal medyada yorumlandı. Hiçbir komutan böyle bir şeyi kolay kolay göze alamaz. Kısacası bölge coğrafyasında gerçekten huzur ve güven ortamı yaratılmak isteniyorsa bölge devletleri terör örgütlerine karşı ortak hareket etmeli ve emperyalist devletlerin çıkarlarına karşı birlikte mücadele etmeli.”dedi.