Onur, haysiyet, siyaset ve Yüceer
Merhaba kıymetli okur.
Malumunuz bu ara Tekirdağ’ın gündemi Ergene sınırları içerisindeki verimli tarım arazilerine kurulmak istenen plastik organize sanayi bölgesi. Bir diğer adıyla PAKOP. Geçtiğimiz günlerde Tekirdağ’ın 12 Belediye Başkanı, verimli tarım arazilerine kurulması planlanan PAKOP’a karşı olduklarını belirten ortak bir basın açıklaması yaptı. İktidar ve muhalefet partisi belediye başkanlarının kolay kolay bir araya gelemedikleri şu günlerde, Tekirdağ’ın menfaatine olan bu basın açıklamasını ben de oldukça anlamlı buluyorum.
Lafı çok uzatmadan ‘Yazının başlığıyla PAKOP’un ne alakası var?’ kısmına süratle geçiş yapıyorum değerli okur. 12 Belediye Başkanı, bu kentin yerel yöneticileri sıfatıyla, bahse konu basın açıklamasına Milletvekillerinin katılmaması yönünde karar almışlar. Bu konu siyaset üstü bir konu, ne iktidardan ne de muhalefetten milletvekilinin alana gelmesine gerek yok demişler.
Gelelim yazımızın kahramanı, CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer’e kıymetli okur. Yüceer o gün, yerel yöneticilerin almış oldukları kararı bile bile, başkanlardan önce alandaki yerini almıştı. Alana toplu bir şekilde giriş yapan Belediye Başkanları,Yüceer’in de orada olduğunu görünce, alınan karara uyulmaması nedeniyle bir miktar bozuk attılar. Ben de bu durumu gazetemde ‘PAKOP’ta Yüceer krizi’ başlığıyla haber yaptım.
Öncelikle şunu belirtmek istiyorum değerli okur, ben bu haberi yaparken ‘Yüceer haksız’ ya da ‘Belediye başkanları haksız’ gibi bir değerlendirmede kesinlikle bulunmadım. Sadece, yaşanan krizi aktardım. Basit bir trafik kazası haberi gibi düşünün. Yüceer’in oraya gelmesinden rahatsız olan da ben değilim sonuçta.
Haberden bir gün sonra, Sayın Yüceer beni aradı ve genellikle iktidar partisi cenahından duymaya alışkın olduğum şu cümleleri söyledi: “Ben bu haberleri size kimin, hangi maksatla yaptırdığını biliyorum!” Ben de kendisine, “Kim, hangi maksatla bana bu haberleri yaptırıyormuş Sayın Vekilim? Söyleyin, ben de öğreneyim” dedim ve bu konuşma yaklaşık 25 dakika sürdü.
Buradan tekrar bir konuya açıklık getirmek istiyorum. Yıllardan beri Sayın Yüceer’le yıldızımız pek barışık olmadı. Yüzlerce olumlu haberini yaptığım Sayın Vekil, çeşitli zamanlarda yaptığım olumsuz haberlerinden ötürü sevemedi beni. Kaldı ki kendisi herkesi sevdiğini ve kucakladığını her platformda sık sık dile getiren Klişe bir siyasetçidir. Klişe demişken, kendisini defalarca Klişe programımıza davet etmemize rağmen katılma zahmetinde bulunmadı. Bir gün zahmet edip de katılırsa bunları programda da konuşuruz.
Gelelim olumsuz haberlerime. Neydi bizim Yüceer’le aramızı açan olumsuz haberler? Ben birkaç örnek vereyim, kararı da siz verin kıymetli okur.
2014 yerel seçimlerinde Remzi Garip’in ön seçimde Vahap Akay’a karşı kaybetmesini, ‘Candan Yüceer’in desteklediği Remzi Garip Akay’a karşı kaybetti’ diye haberleştirdiğim için bana kızıyor Sayın Vekilimiz.
2019 yılında CHP İlçe Kongrelerinde Çerkezköy’de Ali Çalışkan’a, Kapaklı’da da Erdinç Yılmaz’a destek verdiğini yazdığım için bana kızıyor Sayın Vekilimiz.
Aslında herkesin bildiğini haber yapmama bozuluyor Sayın Vekilimiz. Sonra da bana AKP’liler gibi ‘Bu haberleri sana kimin, hangi maksatla yaptırdığını ben biliyorum’ diyor. Dur söyleme sayın Vekilim, ben açıklarım. Haberleri bana dış mihraklar, Yüceer’i siyaset sahnesinden silmek maksadıyla yaptırıyor. Ben aslında Amerikan ajanıyım. Al sana bomba gibi itiraf.
Gelelim yazının başlığına. Yaklaşık 25 dakikalık telefon konuşmamızda Yüceer şu cümleyi sık sık tekrarladı; ‘Ben onurum ve haysiyetim için siyaset yapıyorum.’ Ne diyeyim bilemedim Sayın Vekilim? Onur da haysiyet de tıpkı zenginlik ve refah gibi yıllardır siz siyasetçilerin tekelinde. Her geçen gün fakirleşen vatandaşın elinde onur ve haysiyeti vardı, onu da alın da kurtulalım.
Hadi kalın sağlıcakla.