Siyasi Etik

Yayınlama: 25.02.2014
A+
A-

Geçtiğimiz hafta yayınlanan, meclis üyesi adaylarının eğitim durumları hakkında yapılan haberi daha detaylı olarak ele almak, seçim sonrası dönemde Çerkezköy’ü nasıl bir tablonun beklediği konusunda bize daha net bir fikir verecektir. Ancak bu konuya girmeden önce, seçmenin beklentisi hakkında tespitler yapmakla başlayalım.
Biz seçmenler siyasilerden neyi bekleriz? Yerel bazda düşündüğümüzde aklımıza ilk gelen hizmettir. İdeolojiler çok şey ifade etse de, yaşadığımız şehri daha yaşanır bir yer haline getirecek olan kadrolar her zaman seçimlerde bir adım önde olmuştur. Partiler arasındaki bu siyasi yarış, “en iyi hizmeti ben yapacağım” iddiası üzerine temellenmiştir. Peki bu iddiayı neye göre temellendiriyorlar? Hedef gerçekten bu mu? Gerçekten amaç hizmet ise en azından meclis üyesi kadrolarının da başkanlar kadar iddialı olması gerekmez mi? Bu kadrolar değil midir ki yapılacak olan projelere onay verecek, milletin verdiği yetkiyle şehirde hayatı daha yaşanılır kılacak?
Mevcut adayların listeleri ile 20 yıl önce karşılaşsaydık, oldukça iddialı olduklarından bahsedebilirdik. Ancak bilgiye bu kadar kolay ulaşılabildiği, neredeyse her ilde en az iki tane üniversitenin olduğu bu dönemde halkın tercihine sunulan bu kadrolar kabul edilebilir değildir. Konusunda uzmanlaşmış, hem akademik olarak parlak bir geçmişe sahip, hem de fiili hayatta başarıyı yakalamış topluma örnek olabilecek adaylar bulmak gerçekten bu kadar zor mu? Yoksa temelde meclis üyelerinden istenen sadece el kaldırıp indirmeleri midir?
Beraberinde oy getirmesi için listelere alınmış kişilerin olduğu bir gerçektir. Ancak oy kaygısı ile tüm kadroların bu şekilde doldurulması ayrı bir yanlışı beraberinde getirir. Partiler listelerini şekillendirirken bu dengeyi çok iyi kurmalıydılar. Fakat mevcut tabloda bunu başarabildiklerini söylemek mümkün değildir.
Şunu da belirtmekte fayda var ki, eğitim her şey demek değildir. Ne doktorlar ne mühendisler var ki, eğitimli olmalarına rağmen siyasi etikten payını almış olsunlar. İki gün önce kanlı bıçaklı olanlar bugün el ele milletten oy istesinler. Minareyi çalan kılıfını da hazırlar demişler, kılıf belli “Çerkezköy’e hizmet”. Buna karşın akademik eğitimi olmasa da karakteriyle ve Çerkezköy’e kazandırdıklarıyla kamuoyunun takdirini kazanmış nice isimler vardır. Bu isimleri tespit edecek olan yine halkın kendisidir.
Mutlaka bahsettiğim istisnalar partilerin listelerinde vardır. Ancak resmin bütününe bakarsak 30 Mart sonrasında Çerkezköy’de yine çarpık kentleşmenin ve kontrolsüz büyümenin devam edeceğini, alt yapı yetersizliklerinin daha fazla ortaya çıkacağını ve bizi yepyeni mühendislik harikalarının(!) beklediğini söylemek yanlış olmaz.
Siyasi etikten ve karakterden bahsetmişken, tüm belediye başkan adaylarına ve meclis üyesi adaylarına mal varlıklarını açıklamaları çağrısında bulunuyorum. En azından bu kadar şeffaflığı Çerkezköy hak ediyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.