Eeee, Kararmadık?

Yayınlama: 25.10.2016
A+
A-

Kendimi en iyi ifade edemediğim ve bu ifade edemeyişimden memnun olduğum mecra twitter. Facebook’ta ifade etmeme, edememe şansım yok. Çünkü yoruma açık bir şey yazınca  konu komşu, eş dost arıyor başıma bir şey mi geldi diye. Boyum ortalamanın altındadır. Bir gün Facebook kapak fotoğrafımı güncelledim. “Boyum kısa mı diye güzel günleri göremiyorum?” yazan bir duvarın fotoğrafını koydum. Çerkezköy’den komşu aradı. Neyim varmış? Bir şey mi olmuş? Vallahi boyum kısa. Başka da bir şey yok çok şükür dedim. Velhasıl, Facebook’a bir şey koyacaksam mutlak anlaşılır olması gerekiyor. Twitter biraz daha serbest atış alanı. Uzatmayayım, köşe dar.
Geçenlerde bir tweet attım, kimse anlamadı. “Markaların bir dişi, bir erkek toplamda ik, renk logosu olur, bizim üç.” Okuyunca siz de anlamadınız. Açıklayacağım… Çalıştığım kurumun sosyal medya hesaplarını yönetiyorum. Yanımda da olası durumlara karşın kurumun logolarının olduğu USB belleği ayırmam. Bir gün dikkatimi çekti, iki değil üç logo var. Biri siyah logo… Bilirsiniz, uzak memleketlerde felaket olur, kasırga çıkar, tsunami vs olur ve memleketler yasa boğulur. Bizde iş öyle değil. Bir bomba patlar, insanlar ölür. Biz yas tutarız. Bir telefon gelir bana “Logoyu siyah yapalım.” Tamam derim. Logoyu siyah yaparım. Hayat devam eder. Markalar birkaç gün kararır. Karlılık, satışlar, rekabet her şey devam eder. Biz logoyu siyah yaparız, bir yerlerde birilerinin evleri siyaha boyanır. Biz devam ederiz, onlar eksilir…
Bir süre vicdan yaptıktan sonra ben de bencilce hayatıma devam ettim elbette. Saklamaya lüzum yok. Lakin bu olay çokça kez geldi aklıma. Bir gün yine şehit haberleri gelmeye başladı. 2, 3, 4, 5… Farklı illerden haberler geliyor, aynı şehidin haberini falanca yere düştü ateş diye tekrar veriyorlar. Bu sefer telefonum çalmıyor. Markalar kararmıyor. Biz kararmıyoruz. Yine bir yerlerde evler, ocaklar kararıyor. Biz devam ediyoruz. Sayı arttıkça isimler daha az zikrediliyor. Markalar hala kararmıyor, benim telefon hala çalmıyor. Sonra düşünüyorum; kaça kadar sayınca kararıyorduk?