Uyku bozukluklarına dikkat!
Özel Optimed Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nurdoğan Yavuz uyku bozuklukları hastalıkları konusunu anlattı.

PARASOMNİLER BAŞLIĞI ALTINDA İNCELENİYOR
Uyku bozuklukları hastalıkları konusunu anlatan Özel Optimed Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nurdoğan Yavuz; ‘‘Bugün uykuyla ilgili 80’den fazla hastalık tanımlanmış durumdadır. Bu hastalıkların bazıları uykusuzluğa, bazıları aşırı uyku haline yol açıyor. Diğer bir kısmı uykuda arzu edilmeyen solunum bozukluğu (horlama, uyku apnesi) dolaşım bozukluğu, motor aktivitelere (uyurgezerlik, rüya sırasında hareketler, gece terörü, diş gıcırdatma, REM uykusu davranış bozukluğu, uykuda konuşma, kâbuslar vb.) neden oluyor ve ‘parasomniler’ başlığı altında inceleniyor.’’ dedi.
PARASOMNİLER NEDİR?
Parasomniler tanımını da açan Yavuz; ‘‘Parasomniler uyku sırasında ani olarak ortaya çıkan beklenmedik olaylardır. Merkez sinir sisteminin olgunlaşmasındaki bir aksamayı düşündürdüğü söylenmişse de psikolojik etkenler de parasomni oluşumunda önemli rol oynar. Çocuklarda erişkinlerden daha sık görülür. Ailesel özellik gösterebilirler.’’ açıklamasında bulundu.
GECE TERÖRÜ NEDİR?
Gece terörü hakkında da bilgiler veren Doktor Yavuz, ‘‘Gecenin genellikle birinci yarısında nonREM döneminde görülür. Çocuklarda yaygındır. Çocuk yaş grubunda her yaşta görülse de yaş arttıkça sıklığı azalır. Aniden bağırma ya da ağlamayla başlayan bir nöbet şeklindedir. Genellikle birkaç dakika sürer. Çarpıntı, sık nefes alıp vermeler olabilir. Bu sıradaki uyandırılma ve rahatlatma çabaları boşunadır. Nöbet bittiğinde çocuk susar ve tekrar uyumaya devam eder. Uyandığında olup bitenleri hatırlayamaz. Tedavisi için bir uzmana başvurulması gerekir.’’ diye konuştu.
REM UYKUSU DAVRANIŞ BOZUKLUĞU NEDİR?
REM uykusu davranış bozukluğunu anlatan Nurdoğan Yavuz; ‘‘Uykunun REM döneminde kalp, solunum ve göz kasları dışındaki tüm kaslarda atoni (kas gerginliğinin ortadan kalkması) olur. REM uyku sırasında rüyalar görürüz. Bu sırada rüya içeriğine bağlı olarak düşme, atlama, koşma ve buna benzer hareketler olsa da bu atoni nedeniyle rüya içeriğine bedenimiz eşlik etmemiş olur. Bu sayede yataktan düşmekten ya da şiddet ve tehlikeli durumlardan korunmuş oluruz. REM uykusu davranış bozukluğunda ise olması gereken atoni olmaz ve hasta rüya içeriğine bağlı olarak şiddet davranışı gösterebilir. Örneğin rüyasında birisiyle boğuşurken yatakta eşini boğmaya kalkabilir. REM uykusu davranış bozukluğu bazen tek başına olabilir. Bazen de Parkinson hastalığı, Alzheimer hastalığı ya da başka türlü nörolojik hastalıklarda ortaya çıkabilir. Kesin tanı uyku çalışmasıyla konur. Tedavinin bir uzman tarafından yürütülmesi gerekir.’’ dedi.
UYURGEZERLİK VE UYKUDA KONUŞMA NEDİR?
Uyurgezerlik ve uykuda konuşmanın çocuklarda oldukça yaygın olduğunu dile getiren Nöroloji Uzmanı Dr. Nurdoğan Yavuz; ‘‘Her yaşta görülebilir. Erişkinlerde genellikle psikiyatrik bozuklukla ya da organik-nörolojik bir hastalıkla birlikte olabilir. Erkeklerde daha yaygındır. Uyurgezerlik sırasında kişinin gözleri açıktır ancak bilinçli bir görme yoktur. Yataktan kalkıp oturmak ve bu sırada konuşmak şeklinde olabileceği gibi odadan çıkmak, dolaşmak hatta mutfakta yemek yemek gibi davranışlar olabilir. Tüm bunlar sırasında kişi aslında derin uykudadır. Bu sırada hastalar kendilerine ya da çevredekilere karşı şiddet davranışı gösterebilirler. Tedavisi bir uzman tarafından yürütülmelidir.’’ ifadelerini kullandı.
DİŞ GICIRDATMA NEDİR?
Diş gıcırdatmanın sık olarak görüldüğünün altını çizen Yavuz; ‘‘Her yaş grubunda ortaya çıkabilir. Psikososyal etkenlerle ilişkili olduğu düşünülmektedir. Gündüz bunaltısının gece uykuda görülmesi şeklinde yorumlanabilir. Dişlerde ve çene ekleminde sorun oluşmasına neden olabilir. Sık ve şiddetli olduğu durumlarda bir uzmandan yardım alınmalıdır.’’ diye konuştu.
KABUS GÖRME HASTALIĞI NEDİR?
İnsanlar yaşamları boyunca kabus görebildiğinin altını çizen Nurdoğan Yavuz; ‘‘Ancak sık tekrarlayan kabuslar dikkate alınmalıdır. Kabus bozukluğu genellikle bir psikolojik sorun ya da psikiyatrik bozuklukla birliktedir. Depresyonda, diğer duygu durum bozukluklarında, anksiyete bozukluklarında, psikolojik travmalar sonrası ve disosiyatif bozukluklarda tekrarlayan kabuslar görülebilir. Tek başına olduğunda tedavisi ayrıdır. Bir uzmanla görüşülmesi gerekir.’’ dedi.
UYKU APNESİ NEDİR VE NEDENLERİ NELERDİR?
Uyku apnesinin boğazdaki kasların havanın geçeceği alanı kapatacak şekilde gevşemesi sonucunda oluştuğunu söyleyen Yavuz; ‘‘Bu kaslar yumuşak damağa, küçük dile, yutağa ve dile aittir. Bu kaslar gevşediğinde nefes alma sırasında hava yolu daralır ve bir süre için solunum durur. Bunun sonucunda kandaki oksijen miktarı azalır, beyin bu azalmayı algılar ve uyku derinliğini azaltarak hava yolunun tekrar açılmasını sağlamaya çalışır. Uyku derinliğinin azalmasını takiben bazı kişilerde bir iki kısa derin nefes alma ile bazı kişilerde ise şiddetli horlama ve yutkunma sesleri ile solunum tekrar başlatılır. Bu durum bütün gece saatte 20-30 kere tekrarlayabilir. Bu derecede uyku apnesi olduğunda derin uykuya geçmek hiç mümkün olmaz, kişi bütün uykusunu solunum çabası içinde geçirir ve gündüz uyuma ihtiyacı duyar. Uyku apnesi olan kişiler genellikle uykularının bölündüğünün farkında değildir ve iyi uyuduklarını zannederler.’’ açıklamasında bulundu.
UYKU APNESİ BELİRTİLERİ NELERDİR?
Özel Optimed Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nurdoğan Yavuz, uyku apnesi belirtilerini; ‘‘Gündüz uyuklama, şiddetli horlama, uyku sırasında solunum duraklamasının başkaları tarafından gözlenmesi, solunum güçlüğü ile uyanma, ağız kuruluğu ve boğaz ağrısı ile uyanma, sabah baş ağrıları.’’ olarak sıraladı.
HUZURSUZ BACAK SENDROMU NEDİR?
Huzursuz bacak sendromunu anlatan Doktor Yazvu; ‘‘Toplumda sık olmakla birlikte gerçek sıklığının daha da fazla olduğuna inanılmaktadır. Hastaların hekime başvururken bu hastalıktan haberdar olmaları ve hekimlerin de bu rahatsızlığın yaygınlığın farkında olmaları önemlidir. Huzursuz bacak sendromu olan kişiler genellikle yatağa girip hareketsiz kaldıklarında bacaklarında fark ettikleri ancak tam olarak da tarif edemedikleri rahatsız edici hislerden yakınırlar. Bu hisler kişiler tarafından ‘baldırlarım ağrıyor, bacaklarıma derinden bir şeyler batıyor, yanıyor, uyuşuyor, bacaklarımda böcekler yürüyor, küçük bıçaklar saplanıyor’ gibi çok farklı şekillerde tarif edilir. Bu hislerin ortak özelliği istirahat halinde ortaya çıkıp, hareket ile kaybolmalarıdır. Bu nedenle bu hisler sadece yatarken değil gün içinde özellikle uzun süre hareketsiz kalındığında da (televizyon, sinema seyrederken, seyahat sırasında) ortaya çıkar ve kişi bacaklarını hareket ettirme ihtiyacı duyar. Huzursuz bacak sendromu kalıtsal geçişi olan bir durumdur. %95 oranında sebebi belirsiz olarak ortaya çıkar, %5 oranında da demir eksikliği, şeker hastalığı, üremi, vitamin B12 eksikliği, kalsiyum veya magnezyum eksikliği, bel fıtığı, bacak varisleri nedeni ile de ortaya çıkabilmektedir. Bacaklardaki bu hisler nedeni ile gece uyumak için yatağa girildiğinde bu rahatsız edici hislerden dolayı uykuya dalmanın zorlaşmasıdır. Gece içinde uyanıldığında da benzer hisler nedeni ile tekrar uykuya dalmak zorlaşır. Uzun dönemde ise süreğen uykusuzluğa ve buna bağlı yorgunluk, dikkat ve konsantrasyonda azalma ve kişilik değişikliklerine neden olabilir.’’ dedi.
UYKUDA KOL VE BACAK HAREKETLERİ NEDİR?
Uykudaki kol ve bacak hareketlerini ‘‘Gece uyku sırasında ortaya çıkan bacaklar veya kollarda tekrarlayıcı, istemsiz hareketler’’ olarak tanımlayan Nurdoğan Yavuz; ‘‘Bu hareketler nedeni ile kişi derin uykudan yüzeysel uykuya geçer ya da tamamen uyanabilir. Bu hareketler ve uykudan uyanıldığı kişi tarafından genellikle fark edilmez. Gece uykusu kalitesiz ve bölünmüş olarak uyunduğu için uzun dönemde uykusuzluk, yorgunluk, sinirlilik, halsizlik, gündüz artmış uykululuk, kişilik değişiklikleri gibi belirtiler görülür. Uykuda periyodik bacak ve kol hareketleri huzursuz bacak sendromu, obstrüktif uyku apne sendromu gibi diğer uyku bozuklukları ile birlikte görülebilir.’’ ifadelerini kullandı.
NARKOLEPSİ NEDİR?
Narkolepsiyi anlatan Nöroloji Uzmanı Yavuz; ‘‘Başlıca belirtileri gündüz artmış uykululuk ve karşı konulamayan uyku ataklarıdır. Yeterli bir gece uykusundan sonra bile bu belirtiler ortaya çıkar. Bu belirtilerden başka yaşanan herhangi bir duygu (gülme, kızma veya korku gibi) sonrasında ortaya çıkabilen ani kas güçsüzlüğü atakları (katapleksi) olabilir ve bu nedenle kişi eğer ayaktaysa yere düşebilir. Eşlik edebilen başka bir belirti de “uyku paralizisi”dir. Uykuya dalma ya da uyanma sırasında oluşan geçici konuşamama veya vücudunu hareket ettirememe durumudur. Bazı kişiler uykuya dalarken ya da uyanırken canlı ve genellikle korkutucu rüya benzeri durumlardan (hipnogojik/hipnopompik halüsinasyonlar) yakınırlar. Narkolepsinin belirtileri genellikle ergenlik ve erken erişkin dönemde başlar.’’ dedi.
UYKU HASTALIKLARININ TANISI NASIL KONUYOR?
Uyku hastalıklarının tanısının konabilmesi için, hastaların uyku laboratuarında en az bir gece yatırılarak, uyku sırasında birçok parametrenin incelenmesi gerektiğini dile getiren Yavuz; ‘‘Hasta gece boyunca video ile izlenip görüntüsü kaydediliyor. Ayrıca hastanın ne zaman uyanık, ne zaman uykuda olduğunun, uykunun hangi dönemlerinde bulunduğunun ve bunların gece içindeki oranlarının belirlenmesi için elektroansefalografi yapılıyor. Göz hareketleri, çene ve bacaklardan kas aktivitesi kayıtları; solunum olaylarının belirlenebilmesi için de ağız- burun solunumu, göğüs ve karın solunum eforu, kan parsiyel oksijen basıncı, kalp atımı gibi birçok parametre, baş ve vücuda yerleştirilen elektrot, kemer ve diğer elektrotlarla kaydediliyor. Şüphelenilen hastalığın tipine göre bu parametrelere başkaları da eklenebiliyor. Bazı hastalar, tanı konduktan sonra tedavi için ikinci bir gece daha yatabiliyorlar. Örneğin uyku-apne sendromu olan hastalar, ikinci gece tedavide kullanılan ve burundan verdiği pozitif basınçlı hava ile solunum yollarını açık tutan nasal CPAP aletinin titrasyonu ile uyuyorlar.’’ açıklamasında bulundu.
UYKUNUZU TEST EDİN
Nöroloji Uzmanı Nurdoğan Yavuz; ‘‘Haftada 2-3 gece uykuya dalmakta güçlük çekiyorum. Akşam saatlerinde veya yatağa girdiğimde bacaklarımda isimlendiremediğim bir huzursuzluk hissediyorum. Yatakta sürekli bacaklarımı hareket ettirmek zorunda kalıyorum. Yeterli süre uyumama rağmen gün içinde yorgun ve uykulu oluyorum. Gece içinde nefes alamama hissi ile uyanıyorum. Horlamamın yan odalardan duyulacak kadar şiddetli olduğu söyleniyor. Uykuda nefesimin durduğu söyleniyor. Gece içinde en az bir kez tuvalete gitmek zorunda kalıyorum. Geceleri baş, boyun veya göğsümde terleme oluyor. Sabah yorgun ve baş ağrısı ile uyanıyorum. Toplantılarda, okurken veya TV seyrederken uyuyakalabiliyorum. Uykululuk nedeniyle eskisi kadar uzun süre araba kullanamıyorum. Çok sık rüya görüyorum. Geceleri uykudan bağırarak ve korku ile uyandığım ve saldırgan hareketlerim olduğu söyleniyor.’ sorularına evet cevabı veriyorsanız, bir uyku hastalığınız olabilir. Uyku hastalıkları günlük aktivitenizi ve sosyal yaşantınızı bozmasının yanı sıra; çok daha ciddi sağlık sorunlarına sebep olabilir.’’ diye konuştu.