Psikolog Aynur Düzgünel yazdı; "Okul Fobisi"

Yayınlama: 12.09.2013
A+
A-

Özellikle okulların açıldığı ilk günlerde, bazı çocukların baş ağrısı, mide bulantısı, karın ağrısı, halsizlik gibi bedensel şikayetlerle okula gitmeyi reddettikleri görülür. Yakınılan şikayetler fiziksel olsa da, altında yatan sorun genellikle psikolojiktir. Çocuğunuz
okula yeni başlıyor ve sizden ilk defa ayrılıp farklı bir ortama giriyorsa, bu değişik ortamı tehdit edici olarak algılayacak ve okula gitmeyi reddedecektir. Genelde anasınıfına gitmeyen çocuklarda, okul fobisine daha sık rastlanır. Zira ana sınıfı, çocuğu birkaç saatliğine de olsa anne-babadan ayrı kalmaya alıştırır ve bu geçiş dönemini yaşadığı için okula daha kolay adapte olabilmektedir.
Okul fobisinin çok farklı nedenleri olabilir. Özellikle aşırı koruyucu ailelerin çocukları yeni ortamlara karşı kaygı ve anksiyete geliştirir. Anne-babanın kanatları altından çıkarken, yeni ortamda yaşayacağı kötü şeylerden, öğretmeni bir otorite figürü olarak gördüğünden, onun sert tutumundan, saldırgan ve yaramaz sınıf arkadaşlarının hedefi olmaktan korkar, başarısız olmaktan, başarısız olursa anne-babası tarafından artık sevilmeyeceğinden korkar… Bu korkular çocuğun zaten çok iyi gelişmemiş olan güven duygusunu yerle bir eder ve bu nedenle bu korkuları yaşayacağı mekana, yani tehdit edici olarak algıladığı okula gitmeyi reddeder.
Okul reddi liseye başlayan çocuklarda da görülebilir. Fakat bu sefer nedenler biraz farklıdır. Başarısız olacağı, yeni bir ortama girme kaygısı yine vardır. Özellikle çocuk ergenlik sorunlarıyla boğuştuğu bir dönemde, anne-babanın ayrılması, çok sevdiği birinin ölümü, ya da ondan ayrılması, ev ya da şehir değişikliği, hırsızlık, yangın, trafik kazası gibi travmatik olayları yaşaması gibi nedenlerle, lise çağı çocuğunda da görülebilir ve okuldan kaçma şeklinde baş gösterir. Kanaatimce bu çağdaki okul çocuğunun okul reddi daha çok önemsenmelidir. Zira, 7-8 yaşındaki bir çocuğu tutup kolundan tekrar okula götürebilirsiniz, öğretmeni ile işbirliği içerisinde çocuğun kontrolünü daha rahat sağlarsınız. Daha olmadı, psikoloğa götürür, sorunu onun yardımıyla çözmeye çalışırsınız. Fakat ergenler, yani lise çağı çocuğu, tüm bu sayılan tedbirleri kolayca kabul etmeyecektir. Tekrar tekrar okuldan kaçacak ve sizin tepkinizden korktuğu için eve değil, başka yerlere gidecek ve sayısız tehlikelere maruz kalacaktır.
Sözün özü: çocuk hangi yaşta olursa olsun, okul fobisi ciddi bir sorundur ve yardım almayı gerektirir. Bununla birlikte, psikolojik destek almadan önce şunları deneyebilirsiniz:
1- Çocuğunuzla bu konuyu uygun bir dille konuşun, fakat suçlayıcı ya da tehdit edici bir tavır takınmayın. Tam olarak neden korktuğunu anlamaya çalışın.
2- Okula yeni başlıyorsa, ilk günden önce mutlaka onunla birlikte okulu gezin, sınıfını görsün, bir süre sırada otursun ve ileride ona ders anlatacak öğretmeniyle sınıf ortamında tanışsın. Hatta bu “Boş okul” ziyaretleri okul başlamadan önce birkaç kez tekrar edilebilir. Böylece okulun ilk günü çocuk için tehdit edici ve yabancı olmaktan çıkar, kaygı ve anksiyetesi azalır.
3- Okullar açılmadan önce, müdürden sınıf listesini rica edin. Listede önceden tanıdığınız birileri varsa onlarla diyalog kurun ve çocuğunuzla arkadaşlık kurmasını sağlayın. Okulun ilk günü 2-3 arkadaşıyla birlikte gitmek çocukta bir “grup psikolojisi” oluşmasını sağlayacak, kendini savunmasız değil, daha güvende hissedecek ve daha rahat olacaktır.
4- Okulda beraber olacağı arkadaşları sık sık evinize davet edin, ya da kendi çocuğunuzu götürün. Birlikte okul dışında da vakit geçirmelerini sağlayın. Unutmayın; “Birlikten kuvvet doğar!” ve bu kuvvet çocuğunuzu okul fobisinden bir kalkan gibi koruyacaktır.
5- Öğretmenden yardım isteyin ve onunla işbirliği içerisinde olun. Öğrenci – Aile – Öğretmen, okul hayatının üç silahşörüdür ve çocuğun başarısı bu üçünün diyalog içerisinde çalışmasıyla yakından ilişkilidir. Okul fobisi konusunda da en büyük destekçiniz öğretmen olacaktır.
6- Çocuğunuz her sabah aynı şikayetlerle, yani “Başım ağrıyor, karnım ağrıyor…” diyerek okula gitmeyi reddederse, kararlı bir şekilde okula gidince bu ağrıların yok olacağını, okula kesinlikle gitmesi gerektiğini söyleyin ve bu konuda taviz vermeyin. Çünkü sizin ilk günlerde verdiğiniz tavizi, daha sonra sık sık kullanacaktır.
7- Okulun ilk günlerinde – en fazla 15 gün! – birlikte gidin. Fakat daha sonra servise verin tek başına gidip gelmeyi öğrensin ve özgüveni artsın. Bazı anne-babaların 3.Sınıfa gelmiş çocuğunu hala kendisinin götürüp-getirdiğini görüyor ve üzülüyoruz. Belki iyi anne-baba olmaya çalışıyor ve çocuğunuzu kollamak istiyorsunuz. Fakat tam tersi oluyor aslında. Çocuk özgüveni yetersiz, içedönük, kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenememiş bir birey olarak yetişiyor.
8- Okul fobisini yenmenin yolu, çocuğa okul hayatını sevdirmekten geçer. Okulun ilk günlerinde, çocuğunuza bol bol sevdiği çikolata ve şekerlemelerden alın ve okula götürmesine izin verin. Okul çıkışı birlikte gezin eğlenin. Uzun süredir istediği bir oyuncak varsa alın. Kısacası onu sevindirecek, mutlu edecek ne varsa yapın ve okula başladığı ilk günleri, zihninde sürekli bu güzel yaşantılarla eşleştirsin.
 
Yeni eğitim-öğretim yılında tüm öğrencilere başarılar diler, anne-babaların çocuklarına sabır ve hoşgörü ile yaklaşmalarını temenni ederim.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.