Geçen yine karakolu abluka altına almışız…

Yayınlama: 05.02.2016
A+
A-

köşeBiraz klişe olacak, ki köşemin adı ‘klişe’, Türkiye gerçekten garip bir ülke. Hani her dönemde duymaya alışık olduğumuz adam kayırma hikayeleri vardır ya, öyle bir olay anlatacağım sizlere. Ama bu seferki sahiden enteresan…
Herkesin bir karakol hikayesi vardır sanırım. Bir sebepten düşmüştür yolu, sonrasında askerlik anısı gibi anlatılır. Bu hikayelerin ana teması kuşkusuz karakoldan bir şekilde erken çıkmak üzerinedir. Ya tanıdığı vardır hikayenin sahibinin ya da suçu hafiftir. Kim bilir belki de şansı yaver gitmiştir o gün… Ama önemli olan karakolda çok durmamaktır.
Dedim ya, bu seferki başka hikaye diye… Bu hikayede, hikayenin sahibi, karakoldan erken çıkmak için değil de, karakoldan çıkmamak için tanıdıklarını araya sokuyor!
Aslında siz hikayeyi kısmen biliyorsunuz. Malumunuz geçtiğimiz günlerde Çerkezköy’de önemli bir kurumun müdürlüğünü yapan şahıs, yanında stajyer olarak çalışan bir lise öğrencisi kızı taciz ettiği iddiasıyla Kapaklı İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde ifade verdi. Hikayenin aktörü bu şahıs, karakoldan çıkmamak için elinden geleni yaptı. Saat 11.00 sularında girdiği karakoldan saatler 18.00’i gösterirken arka kapıdan kaçarak çıktı.
Aynı karakolun önünde, aynı saatler boyunca Çerkezköy ve Kapaklı’nın basın emekçileri de nöbet tuttu. Bahse konu müdürün karakoldan çıkarken fotoğrafını çekebilmek için…
Yaklaşık 10 kişi, adeta karakolu abluka altına aldık. Herkes karakolun bir köşesinde, acaba müdürü nereden salacaklar diye bekliyoruz. Saatler birbiri ardına geçiyor, hava soğuk, arada bir çay veren karakol eşrafı, müdürü vermemekte ısrarcı…
Türlü pazarlıklar yapılıyor bizimle, görüntü almamamız için ancak kimse pes etmiyor.
7 saat boyunca ne biz pes edip gidiyoruz, ne karakol eşrafı pazarlıktan pes ediyor, ne de müdür pes edip dışarı çıkıyor. Tam bir kısır döngü içerisindeyiz. Neyse ki müdür arka kapıdan koşarak çıktı da son verdi bu kısır döngüye…
Lafı daha fazla uzatmadan Kapaklı Emniyet Müdürü’ne sormak istiyorum, o gün taciz iddiasıyla ifade veren şahıs, bilmem nerenin müdürü değil de sıradan bir vatandaş olsaydı, bu sıradan vatandaşı da 7 saat boyunca kendi odalarınızda ağırlar mıydınız? Basınla pazarlık eder miydiniz görüntü alınmaması için?
Bu arada 7 saat boyunca sadece ikişer dakikalığına toplamda üç kez girdiğim karakolda ben ve yanımdaki arkadaşıma ‘lütfen dışarı çıkın, yoksa kalbinizi kırarım’ diyen tek yıldızlı bir arkadaş vardı, ona da bir çift söz söylemezsem olmaz. Adam taciz iddiasıyla karakolda 7 saat duruyor, üstelik nezarette değil, sizin odalarınızda, onun kalbini kıramıyorsun da bize mi yetiyor gücün? Gazeteciler daha mı zararlı sence? Ki benim, senin odanda oturmak gibi bir isteğim de yok. Koridor yeterli.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.