Büyüklerimin ellerinden…
Pencereden odama vuran güneşle gerinerek uyandım. Penceremi açıp mis gibi havayı ciğerlerime doldurdum. Yüzümü yıkayıp kahvemi yaptım. Bir yandan kahvemi yudumlarken keyifle kahvaltı hazırladım. Hafif bir müzik eşliğinde kahvaltı ettikten sonra eşofmanlarımı giyip yürüyüşe çıktım. Orman havası ve üstümde parlayan güneş yaşama iştahımı arttıyordu. Eve gelip duşumu aldıktan sonra işyerime doğru yola koyuldum. Önünden geçtiğim birkaç esnafla sohbet edip çay içtim. Bir güne daha neşeyle başladım…
Hayır, tabii ki böyle şeyler olmadı. Zaten hiçbirimizin hayatında böyle şeyler olmuyor. İşin aslı şu:
En az 4 kere ertelediğim alarmı kapatıp yine geç kalmak üzere olduğumu fark ederek yüzümü yıkama, dişlerimi fırçalama ve giyinip evden çıkma süremi 6 dakikada tamamladım. Hedefim, başlarda 12 dakikayı bulan bu süreyi 4 dakikaya indirerek biraz daha uyuyabilmek. Pastane ürünlerinden nefret eden biri olarak, sırf aç kalmamak için, geçerken uğradığım bir pastaneden aldığım poğaçamsı, açmamsı şeyi kemirerek işe geldim.
Bunları neden mi anlatıyorum? Öncelikle biliyorum ki birçoğunuzun günleri aynı şekilde geçiyor. Bunları anlatmamdaki asıl sebepse yaklaşan Kurban Bayramı. ‘‘Ne alaka?’’ demeyin. Televizyonlarda yaşlı amcalar, teyzeler üzerinden ajitasyon yapan reklamlar dönmeye başladı mı bilmiyorum, televizyonla pek iyi anlaşamıyoruz. Gerçi onlar daha çok Ramazan Bayramı’nda dönüyor ama olsun. Bayram nihayetinde. İşin özü, reklamın niyeti belli. Evet, lafı bayağı uzatıp ortalama bir köşe yazısında bulunabilecek kelime sayısına ulaştığıma göre sadede gelebilirim.
Lafım ‘‘Nerede o eski bayramlar’’cılara, ‘‘Manevi değerleri yitiriyoruz, bayramı tatil olarak görmeyin’’cilere. İşin manevi kısmına saygım sonsuz. Giderim, büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden de öperim. Sıkıntı yok. Ama kimse kusura bakmasın, işten, koşturmacadan, hayatın ritminden kimi zaman yemek yemeye, kimi zaman uyumaya bile fırsat bulamayan insalar bırakın da bayramı tatil olarak görsün. Hatta isterlerse tüm bunlara fırsat bulabilenler de görsün. Bence sorun değil. Aranızda söylediklerime kızanlar olacaktır. Olsun. İsterlerse aramıza katılıp onlar da bayramı tatil olarak görebilirler. Bence yine sorun değil. Yeni katılımcılara açık bir topluluğuz.
Büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden özür diliyorum ve tatile gidiyorum. Cümleten mutlu bayramlar.