“İnsanların hayatı rant düzenine kurban edilemez”
Çerkezköy Emek Bileşenleri Platformu, İstanbul’da yaşanan asansör faciasında hayatını kaybeden işçilerle ilgili bir basın açıklaması yaptı. yaşanan olayın kaza olmadığına dikkat çeken platform üyeleri, devletin de bu cinayete ortak olduğunu iddia ederken, insanların hayatının eş-dost-akraba rant düzenine kurban edilemeyeceğine dikkat çekti. Öte yandan, açıklama sonunda, yoldan geçen bir kadın gruba sözlü sataşmada bulunurken, platform üyeleri de kadına tepki gösterdi
Çerkezköy Emek Bileşenleri Platformu, bu kez İstanbul’da yaşanan asansör faciası sonrası hayatını kaybede 10 işçi ile ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı.
YAŞANAN OLAY KAZA DEĞİL CİNAYETTİR
Salı günü Çerkezköy Belediye Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasında, yaşanan olayın kaza olmadığına dikkat çekilerek, “7 Eylül Pazar günü Torunlar İnşaat’ın şantiyesinde güvenlik önlemleri alınmaması nedeniyle 10 işçi, asansörün 32.kattan yere çakılması sonucu feci şekilde can vermiştir. Bu kaza değil cinayettir. Gün içerisinde birkaç kez arıza veren asansörle işçiler taşınmaya devam edilmiş ve netice de ortadadır. İşçi kardeşlerimizin ocaklarına ateş düşmüştür. 30-40 katlı bir bina inşaatında sadece baret ve eldiven giymek güvenlik önlemi olamaz” denildi.
DEVLET BU CİNAYETE ORTAKTIR
İş güvenliği sorumlularının, faaliyetin devam ettiği sürece orada olması gerektiğini savunan Platform Üyeleri, “İş güvenliği sorumlusunun özel şirket patronu adı altında çalışan biri olması buradaki temel sorundur. Güvenlik sorumluluğunun doğrudan bakanlığa bağlı olması ve kontrollerinin çalışma devam ettikçe sürmesi gerekmektedir. Burada şunu net bir şekilde söyleyebiliriz ki devlet Soma’da olduğu gibi cinayete ortaktır. Sadece Ağustos ayında 40 işçi kardeşimiz şantiyelerde patronlarının karına kurban gitmiştir. Aslında her sene iki Soma yaşıyoruz. Biz bu kadar şehit verirken geçen yıla oranla Torunlar şirketi karını yüzde 900 artırmıştır. Torunlar şirketi gibi onlarca rantçının karları işçi kanları ile iki üçlü rakamlara ulaşmaktadır” cümlelerine yer verildi.
İNSANLARIMIZIN HAYATI EŞ-DOST-AKRABA RANT DÜZENİNE KURBAN EDİLEMEZ
Açıklamanın devamında, olayın yaşandığı firmaya yüklenen platform üyeleri, “Cinayeti işleyen, Mecidiyeköy’de 10 işçiye mezar olan rezidansın sahibinin yükselişi, AKP döneminde palazlandırılan yandaşlar arasında öne çıkıyor. Erdoğan ile arkadaşlığı İmam Hatip yıllarına uzanan Aziz Torun’un şirketinin birçok özelleştirmede, kentsel yağma projelerinde ve kritik ihalelerde adı geçiyor. AKP ile yıldızı parlayan Torunlar grubunun 12 yıldaki yükselişi şöyle; öncelikle kamuoyu isimlerini AKP iktidarıyla duyurmaya başladı. Ana işleri olan gıda-perakende alanında yeni fırsatları değerlendirerek büyürken gayrimenkul sektörünün de en hızlı sıçrayanlarından biri oldu. Grubun büyük ortağı Aziz Torun’un Cumhurbaşkanı ile imam hatip yıllarına uzanan arkadaşlığı, bu çarpıcı büyümeyi büyük ölçüde aydınlattı. Aziz Torun, Tayyip Erdoğan ile aynı vapurla okula gittiklerini, kağıttan yaptıkları toplarla futbol oynadıklarını anlatırken ısrarla sonraki yıllarda hiçbir ortak iş yapmadıklarını vurguladı. Ancak iş ortaklıklarının olmamasının Torun’un gönül bağımız var sözleriyle de belirttiği gibi dava ortaklığa engel olamadığı açık. Pazar günü yaşanan cinayete ilişkin yandaş/dava ortağı Aziz Torun’un basına ‘bunlar sektörel vakalar’ açıklaması, ‘bu işin fıtratında ölüm var’ diyenlere ne kadar benziyor değil mi? İnsanlarımızın hayatı eş-dost-akraba rant düzenine kurban edilemez. Dün Soma’da, Şırnak’ta, Gezi’de ve daha nicelerinde bugün Torunlar inşaatının şantiyesinde yapılan katliamlara tanığız, hafızalarınıza bu katliamları kazıyın. Gün ola devran döne işte o zamanda bunlara tanıklık ettiğimizi haykıracağız ve hesap soracağız. Bugün Halkalı’da 3 bin inşaat işçisi yapılan katliama sessiz kalmadı ve direnişe geçerek taleplerini dile getirdiler. İşçi katliamlarına sizde sessiz kalmayın” ifadelerine yer verdi.
ŞANTİYEYE ARTIK KAN BULAŞTI
Açıklamasının sonunda, Torunlar İnşaatının şantiyesine artık kan bulaştığını savunan üyeler, “Bu yapılardan konut-dükkan alacak olanlarda bu cinayete ortak olacaktır. Bizler çalışırken ölmek istemiyoruz diyoruz. Bize katılın hayatınızı, haklarınızı koruyun. Sokağa çıkın taleplerinizi sokakta dile getirin, sendikalarla örgütlenin. Hayat-yaşam oturduğumuz yerde değil sokakta akıyor. Hak verilmiyor alınıyor. Bugün bizi kıskacına almış olan bu yıkılası düzen sokaklarda yenilecektir” dedi.
SÖZLÜ SATAŞMA SONRASI GERGİNLİK YAŞANDI
Açıklamanın sonunda, platform üyeleri ile yoldan geçenler arasında gerginlik de yaşandı. Yoldan geçen bir kadın atılan sloganlar üzerine, gruba sözlü sataşmada bulunurken, platform üyeleri de kadına tepki gösterdi. Ardından, yanında bir şahısla geri gelen kadın grubu tahrik etmeye devam ederken, karşı yoldan sözlü sataşmaya devam etti. Yaşanan gerginlik daha fazla büyümeden sonlanırken, platform üyeleri de olaysız bir şekilde dağıldı.