Hayır'a Vesile Hareketler
16 Nisan Anayasa Değişikliği Referandumu’na sayılı günler kaldı. Büyük bir kesim kararını çoktan vermiş, seçtiği cepheden diğer cepheye dil bombaları atmaya başlamış durumda.
Bir de azımsanmayacak oranda kararsızlar olduğu gerçeği gün gibi ortadadır. Esasında taraflar şu an karşılıklı hakaretlere dayalı politika izlemek yerine bu kararsız kesime kendilerini anlatmaya, ikna etmeye çalışsalar oylarının üzerine oy koymuş olacaklar. Nihayetinde bu oylar bir tarafa gidecek ama en azından bilinçli kullandırılmış olması daha yerinde olur. Çünkü, görmekteyiz ki bu kararsız kesim kararlarını kesinleştirecek bir hareket, bir tavır, bir anlatım, söylem göremiyor.
Bu ortamda ben kararsız bir seçmen olsam ne yaparım? Diyelim ki siyasetin ve politikanın çok içerisinde değilim, kimin ne anlattığını da tam kavrayamıyorum, bu durumda neye göre karar veririm? Bunu, bu referandum için söylüyorum.
Şöyle bir sahalara bakarım.
Hayır’ı anlatmak için Silifke’ye giden Bağımsız Milletvekilleri Yusuf Halaçoğlu ve Ümit Özdağ’ın bir grup tarafından engellenmeye çalışıldığını görürüm, tereddütsüz HAYIR oyu veririm! Hayır’ı anlatmak üzere gittiği Bolu’da, Karaman’da önü kesilen Bağımsız Milletvekili Ümit Özdağ’a yapılan bu saygısızlığa karşı HAYIR oyu veririm!
İstanbul’da, Hayır gerekçesini anlatan Eski Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın kürsüsüne yapılan saldırıyı görür, HAYIR oyu veririm! Hele hele de, yine Sinan Oğan’ın, 7 yaşındaki kızının önünde yaşadığı saldırıları gördüğüme 80 milyon kere HAYIR oyu veririm!
Eski İçişleri Bakanı-Eski TBMM Başkanvekili Meral Akşener’in Çanakkale’de konuşma yapacağı salonun ışıklarının söndürüldüğünü, Niğde’de salon verilmediğini, Lüleburgaz’da konuştuğu salonun kapılarının kilitlendiğini görünce saniye durmaz HAYIR’ dan yana tavır alırım!
Eski Ülkü Ocakları Başkanlarına, Hayır anlatacakları için salonların kapatıldığını görür, ‘HAYIR’ derdim!
Çorlu’da, Hayır çalışması yapan ÖDP’li gençlere yapılan saldırılara karşı ‘HAYIR’ derdim!
Balıkesir CHP’nin Hayır çalışması yapan otobüsünün lastiklerinin kesildiğini duyar, ‘HAYIR’ derdim!
Ümraniye’de Hayır çalışması yapan Haziran Hareketi üyelerine yapılan saldırıları görür, ‘HAYIR’ derdim!
Saadet Partisi’nin İstanbul İl Teşkilatı’na gelip, saygısızca, zorbaca kendi afişlerini asanları görür, ‘HAYIR’ derdim!
Örnekleri o kadar çok ki bu tür çirkin ve zorba hareketlerin, sayfalarca ardı ardına ekleyebilirim. Ama, sözü çokta uzatmaya gerek yok.
Sadece bu kadarı bile benim HAYIR’ dan yana tavır almama yeter!
Vatandaşımız, özellikle kararsız seçmenimiz bunları iyi analiz eder, muhakeme yaparsa, her bir hareketin Hayır’a vesile olduğunu görecektir.
Hayır’lı seçimleriniz olsun.