O son tekmeyi atmayacaktın!

Yayınlama: 28.10.2016
A+
A-

İstanbul’da bir belediye otobüsündeki seyahati sırasında Ayşegül Terzi’ye şort giydiği için saldıran ve hakkında, ‘‘İnanç düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme’’, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’’, ‘‘Kasten yaralama’’ ve ‘‘Hakaret” suçlarından toplamda 2 yıl 7 aydan 9 yıl 4 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açılan Abdullah Çakıroğlu davanın ilk duruşmasında tahliye edildi.
Şaşırdık mı? Tabii ki şaşırmadık. Bu ülkede suçların -özellikle kadına karşı işlenen suçların- cezasız, suçluların serbest kalmasına alışkınız. Zaten asıl mesele de bu duruma bu denli alışkın olmamız.
Her gün yaptığın gibi bir belediye otobüsüne biniyorsun ve manyağın biri sana tekme tokat saldırıyor. Sebep: Şort giydin. Artık bu kıyafet meselesinden söz etmek bile istemiyorum; çünkü bu konunun hala tartışılması bile çağ dışı. Tanımadığın biri geliyor, durup dururken sana saldırıyor. Sonra dava açılıyor ve sana saldıran kişi ilk duruşmada tahliye ediliyor. Yaptığı savunma ise şöyle:
‘‘Benim vuruşum orta halli bir vuruştu. Spor ayakkabılarım esnekti. Darp raporunu abartılı buluyorum. Ben orada Genelkurmay Başkanı olduğumu söyledim. Bunu hiçbir tanık söylemedi. Hasta olduğumun en büyük delili budur. Ben şeytani bir şey olduğunu, cünüp olduğunu ve Genelkurmay Başkanı olduğumu söyledim. Başka da bir şey söylemedim.’’
Orta halli vuruş, esnek spor ayakkabılar falan… Bir de utanmadan darp raporunu abartılı buluyor. Arkadaşım, asıl sıkıntı zaten karşındaki insana ne derece zarar verdiğinden ziyade bunu yapacak hakkı kendinde görebilmende, buna cesaret edebilmende. ‘‘Eee ben Genelkurmay Başkanı olduğumu söyledim. Kimse duymadı mı? Yeminle söyledim be. Demek ki hastayım ben, salın beni gideyim.’’ diyor yani ve ‘‘Hee tamam o zaman.’’ deyip salıyorlar özetle.
Akıl sağlığının çok da yerinde olduğunu düşünmüyoruz tabii ama sarhoş bile sarhoşluğunu kabul etmez be kardeşim, sen akıl hastası olduğunu nasıl kabul ediyorsun? Üstelik Genelkurmay Başkanı olduğunu iddia etmenin aklı başında bir insanın yapmaması gereken bir şey olduğunun da bilincindesin. Haliyle biz buna hastalık demiyoruz.
Sonuç olarak Abdullah Çakıroğlu’nun yaptığı bu aptal saptal savunma birileri tarafından mantıklı bulunuyor ve şahıs ilk duruşmada tahliye ediliyor. Şimdi ne mi olacak? İçlerindeki canavarı kadın nefretiyle besleyenler içlerinde taşıdıkları o Abdullah Çakıroğlu’nu dışa vuracak ve nice Ayşegül Terzi’yi saçma sapan sebepler ve savunmalar sunarak tekmelemeye devam edecek.
Başka ne mi olacak? Dünyadaki bütün Abdullah Çakıroğlular adaletin tekmesini yiyene kadar KADIN MÜCADELESİ DEVAM EDECEK!