‘Çılgın Okur’ kurşun yağdırdı!

Yayınlama: 09.11.2017
A+
A-

Önceki gün Çerkezköy’de adeta akıllara durgunluk veren bir olay yaşandı. Yayın hayatına başladığı günden bu yana istisnasız her gün aynı yerel gazeteyi okuyarak güne başlayan ve okuru olduğu gazeteyi ‘Çılgınlar’ gibi sevdiğini her fırsatta sosyal medya hesabından dile getiren bir vatandaş, gazete binasına kurşun yağdırdı! Bununla yetinmeyen çılgın okur, olaydan sonra sosyal medya hesabından ‘Biz sevdik mi, ölümüne severiz’ notunu paylaştı. Bununla da yetinmeyen ‘Çılgın okur’, ilçedeki bir diğer yerel gazeteyi de kurşunlayarak sırra kadem bastı. İlçe Emniyet Müdürlüğü bu romantik olayla ilgili soruşturma başlatırken, ayrıca aşırı romantikliğine yenik düşerek etrafa kurşun saçan ve bir kişinin ağır yaralanmasına neden olan ‘Çılgın Okur’un peşine düştü!
Yukarıda bahsettiğim olay tamamen hayal ürünümdür. Bireysel silahlanmanın bu denli arttığı bir dönemde yaşanmayacağı anlamına da gelmiyor tabi. Aslında burada dikkatinizi çekmek istediğim nokta, uydurduğum hikayenin medyada yer alış şekliyle ilgili. Mesleki açıdan ‘Haber dili’ dediğimiz olay. Bir manyak düşünün ki elinde silahı var, çok sevdiği gazetenin binasına kurşun yağdırıyor.
‘Olur mu lan öyle şey?’ dediğinizi duyar gibiyim. ‘Seviyorsa neden silaha sarılıyor?’ Olur değerli okur, oluyor da! Adam çok sevdiği için sevgilisine kurşun yağdırabiliyor mesela? Üstelik bu ‘Manyak’, gazete sayfalarında ‘Çılgın Aşık’ olarak yer buluyor kendisine! Neden gazete binasını kurşunlamasın?
Hikayenin aslı, geçtiğimiz günlerde Saray’da yaşandı. Manyağın biri, eski sevgilisine ve sevgilisinin eski sevgilisine kurşun yağdırdı. Ama çok sevdiğinden yapmış bunu (en azından gazetede öyle yazıyordu)!
Maalesef medya, özellikle kadına şiddet haberlerinde ‘Bilerek ya da bilinçsizce’, biraz da reyting uğruna haberi sansasyonel hale getirerek suçu ve faili meşrulaştırıyor. Bu durum kadına şiddete dikkat çekmek yerine, kadın üzerinde bir korku yaratıyor. Bu haber dili şiddeti önlemek ya da azaltmaktan çok, kadına yönelik şiddetin normalleştirilmesine neden oluyor. Hatta bazen öyle bir dil kullanılıyor ki, alt metninde ‘kadının o şiddeti hak ettiği’ vurgulanıyor.
Daha iyi anlaşılması adına şöyle bir örnek verebilirim değerli okur;
‘ŞORT GİYEN KADINA TEKME ATTI!’
‘GENÇ KIZIN GECE KULÜBÜNDEKİ HAZİN SONU’
Yukarıdaki örneklerde de görüldüğü gibi mağdur olan kadınlardan biri ‘Şort’ giydiği için tekmeyi hak etmiş, diğer mağdur kadın da olay esnasında ‘gece kulübünde’ olduğu için ölümü hak etmiş. Su testisi su yolunda yani…
Tekrar hayal ürünüm olan hikayeye dönecek olursak, eğer elinde silahla bir manyak nasıl ki gazete binasını ya da bir kahvehaneyi kurşunladığında, birilerini yaraladığında ya da ölüme sebebiyet verdiğinde kendisinden ‘Çılgın okur’ ya da ‘Çılgın Müşteri’ olarak bahsetmek doğru değilse, eski sevgilisini kurşunlayan manyak için de ‘Çılgın Aşık’ demek de doğru değildir! Çünkü o bir ‘Cani’dir.
Tabi ki ülkemizde güzel şeyler de olmuyor değil kıymetli okur. Silahı kalemi olan, mizahı olan güzel insanlar da yok değil memlekette. Mesela Ferhan Şensoy, büyük usta… Önceki akşam hayatımda ilk kez canlı izleme fırsatı buldum kendisini. 7 Mart 1987’den beri aralıksız olarak sahnelediği ‘Ferhangi Şeyler’e gittim. Filmlerini saymazsak geç tanıştım kendisiyle. Geç de olsa tanışmanın verdiği heyecanla sizlere de tavsiyede bulunmak istiyorum. Ölmeden, (iki taraf için de söylüyorum) eğer imkanınız varsa muhakkak izlemelisiniz. Hatta mevzu tiyatroya gelmişken, Çerkezköy’e tiyatroyu sevdiren kurumlar olan Çerkezköy Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü ve Çerkezköy Belediyesi’nden de ricada bulunmak istiyorum, neden Ferhan Şensoy’u Çerkezköy’e getirmeyesiniz ki?
Ya da Çerkezköy Belediyesi’nden vazgeçtim. Sonra iktidar partisi ilçe başkanı kızıyor; ‘Tiyatroyla, çiçekle böcekle olmaz bu işler’ diye. Sayın Vahap Başkan siz yol yapın, Eyüp Başkan Ferhan Şensoy’u getirsin, iktidar partisi İlçe Başkanı da Termik Santral için yer baksın!