BİKere de faydan olsun!
Günlerden bir gün Hakkari’ye Bakan gelmiş. Bakan önde Vali ve heyet arkada sokakta yürümeye başlamışlar.. etraftaki halktan birisi Bakanın önüne atlamış ve ‘sayın bakanım duyduk ki Valimizin tayini çıkmış. Onu bizden almayın. Bizi valimizden ayırmayın ne olur’ demiş. Bakan, ‘İşte ideal Vali vatandas ilişkisi budur. Sizi tebrik ederim sayın Valim. Ama sayın halkım vali burada altı senedir görev yapıyor. O gitsin başkası gelsin, o da gitsin bir başkası gelsin.. Bu işler böyle yürür’ demiş. Vatandas ise ağlamaklı bi ses tonuyla; ‘Yok yok siz yine de valiyi almayın. Hakkari’yi yaktı, başka yeri yakmasın’
Girişte anlattığım hikayeyi hemen hemen hepimiz biliyoruz. Bilmeyen varsa da izlenme rekorları kıran Vizontele filminde duymuştur.
Malumunuz biz de kısa zaman önce Büyükşehir Belediyesi unvanını kazandık. Yasanın yürürlüğe girmesi ile birlikte Büyükşehirin faydaları, zararları da uzun uzun konuşuldu fakat esasında Büyükşehrin ne olduğunu yeni yeni anlamaya başlıyoruz.
Adı üstünde ‘BÜYÜKŞEHİR’, derdi de büyük olacak tabi… daha ilk aylardan su ücretlerindeki, vergilerdeki zamlar vatandaşların belini bükmeye başladı.
Çok yakında Tekirdağ halkı olarak eski Yeşilçam filmlerinden bildiğimiz ‘İstanbul, sen mi büyüksün ben mi?’ sorusunu Tekirdağ için de kullanacağımızdan korkuyorum.
Büyükşehir vatandaşın, zaten bir türlü doğrultamadığı belini daha da bükecek gibi duruyor. Bu konulara ilerleyen zamanlarda değinmeye devam edeceğiz. Ben asıl meseleye gelmek istiyorum. Basın camiasını yakından ilgilendiren, aslında herkesin şikayetçi olduğu fakat henüz dile getirmediği konuya, ‘Basın İlan Kurumu’.
Tekirdağ’ın Büyükşehir olması ile birlikte Basın İlan Kurumu’yla tanışma fırsatına erdik. Bu kurum da tıpkı Büyükşehir gibi ‘faydalı’ olacağı iddiasıyla hayatımıza girdi. Peki ne faydası oldu? Şu ana kadar gazetem adına bize sağladığı faydaları şu şekilde;
– Aldığımız her ilanın yüzde 15’ine ortak oldu.
– İlan aldığımız Kurumlardan ilan bedellerini peşin olarak almasına rağmen bize gazetelere yaklaşık 1 ay vade ile ödeme yaptı.
– Her çıkan gazeteden en az iki tane, gazetede ilan varsa en az beş tanesini kendilerine gönderme zorunluluğu getirdi. Bu durum da kargo maliyetine neden oldu. (Üstelik gazete abonesi olmadılar)
– Ve son olarak da 97 haftadır renkli çıkan gazetemizin, getirdiği zorunluluklar nedeniyle, bundan sonraki yayın hayatına renksiz olarak devam etmesine vesile oldu.
Yaklaşık 3 aylık ilişkimizde gazetemize olan yararlarını sıraladım. Bundan sonra bize düşen, tıpkı Vali-Vatandaş hikayesinde olduğu gibi, ilk gördüğümüz Bakan’a, başka bir ili Büyükşehir yapmaması için yalvarmaktır.
Son olarak şahsım adına ben artık bu repliği sık sık kullanır oldum; ‘Basın İlan Kurumu, sen mi büyüksün yoksa ben mi?’