SP’den Demokratikleşme Paketi değerlendirmesi

Yayınlama: 07.10.2013
A+
A-

Geçtiğimiz hafta açıklanan Demokrasi Paketi ile ilgili bir basın toplantısı düzenleyen SP Çerkezköy İlçe Teşkilatı Siyasi İşler Birim Başkanı Ersin Turan, paketin içeriği ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Turan, açıklamasında, siyasi partiler kanunu ve başörtü düzenlemesi üzerinde dururken, “Bu tarihi süreçte, biz hükümetten, milletimizin birliğini güçlendirici adımlar bekliyoruz, Batı’nın ikiz yasalarla Türkiye’ye dayattığı, bin yıllık kardeşliğimizi bozacak adımlar değil. Demokratikleşme sürecinde atılacak adımlar, birlik ve beraberliğimizi bozacak bir zemine neden olmamalıdır” dedi
spSaadet Partisi (SP) Çerkezköy İlçe Teşkilatı Siyasi İşler Birim Başkanı Ersin Turan, düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından geçtiğimiz hafta açıklanan ‘Demokrasi Paketi’ ile ilgili değerlendirilmelerde bulundu.
SİYASİ PARTİLER KANUNUNU DEĞERLENDİRDİ
Demokratikleşme paketiyle ilgili en büyük beklentilerden birinin siyasi partiler kanunu ile ilgili düzenlemeler olduğunu vurgulayan Ersin Turan, Başbakanın bu konuda topu taca attığını iddia ederek, “Sayın Başbakan, birincisi mevcut sistem aynen devam edebilir diyor. İkincisi yüzde 5 Türkiye barajı daraltılmış bölge barajı diyor. Bu öneri barajı düşürmüyor tam tersine arttırıyor. Yüzde 5 Türkiye barajı ve daraltılmış bölge demek barajların yüzde 25’lere çıkarılması demektir. Başbakan’ın bu konuda söylediklerine baktığımızda biz bir demokratikleşme kaygısı değil, oy kaygısı görüyoruz. Hükümet, Türkiye’nin işine gelen değil AKP’nin işine gelen bir sistemi ortaya koyuyor. Onun hesabı yapılıyor. Belli ki uzmanlar oturmuş, hangi seçim sistemini getirirsek Ak Parti’nin oylarını arttırırız hesabı yapmış. Ortaya da bu tablo çıkmış” değerlendirmesinde bulundu.
TÜRKİYE’DE BÖYLE BİR YASAK YOK Kİ!
Paketin önemli unsurlarından birini oluşturan kamudaki başörtü yasağına da değinen Ersin Turan; “Kamuda yasağı kaldırıyorum diyor. İyi de kanunen Türkiye’de zaten bir yasak yok ki. Türkiye eğer gerçekten bir hukuk devletiyse zaten böyle bir yasak söz konusu olamaz. Yasak, bugüne kadar zorba bir dayatmanın ürünü olarak uygulanmıştır. Darbeci bir anlayışın sonucudur. Darbe yapmak ne kadar hukuk dışı ise başörtüsünü yasaklamakta o kadar hukuk dışıdır, o kadar suçtur. Olmayan bir yasağı 11 yıl devam ettirdikten sonra, şimdi bir özgürlük lütfunda bulunuyormuş gibi sunulması doğru değil” şeklinde konuştu.
BÖYLE BİR ÖZGÜRLÜK ANLAYIŞI OLMAZ
Turan, kamuda başörtü serbestiyetinin sınırlandırılmasına da karşı çıkarak, “Resmi kıyafet kullanılan yerler denilerek buna da bir sınırlama getiriliyor. Hatta isim isim sayılıyor. Yani bir serbestiyet getiriyoruz derken aslında bir yasaklama getirilmiş oluyor. İnanç özgürlüğünün resmisi, gayri resmisi olmaz. Resmi kıyafet giyenlerin inanç özgürlüğü yok mu? Bunların inanç hakkı yok mu? Doktor olursan inanç özgürlüğünü kullanabilir, ama örneğin polis olursan kullanamazsın. Böyle bir özgürlük anlayışı olmaz. Bu demokratikleşmenin de ruhuna aykırıdır, inanç özgürlüğünün de. İnanç özgürlüğü en temel haktır” ifadelerine yer verdi.
ATEŞ ÇEMBERİNİN ORTASINDAYIZ
Açıklamasında, Türkiye’nin hem yerel hem de bölgesel anlamda tarihi bir süreçten geçtiğini savunan Turan, şöyle devam etti: “Bir ateş çemberinin ortasındayız. Batı Sevr planlarından, Türkiye’yi bölme planlarından hiçbir zaman vazgeçmedi. Bu tarihi süreçte, biz hükümetten, milletimizin birliğini güçlendirici adımlar bekliyoruz, Batı’nın ikiz yasalarla Türkiye’ye dayattığı, bin yıllık kardeşliğimizi bozacak adımlar değil. Demokratikleşme sürecinde atılacak adımlar, birlik ve beraberliğimizi bozacak bir zemine neden olmamalıdır.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.