Funda Serfice, Havuz Medyası ve omurgasız siyaset sorunsalı

Yayınlama: 08.12.2017
A+
A-

Çerkezköy Kent Konseyi Başkanı Funda Serfice hakkında AKP’li Bakış Gazetesi tarafından yayınlanan bir görüntü, günlerdir Çerkezköy gündemini meşgul etmekte. Bahse konu haberde Serfice’nin Çan’daki termik santral hakkında güzellemelerde bulunması, Çerkezköy’e gelince de termik santrali kötülemesi işlenmiş. AKP’nin Çerkezköy’deki sesi olan gazete, aslında çok önemli bir yaraya parmak basmış oldu.
Peki, nedir bu çok önemli yara?
Omurgasız siyaset!
Türk siyasi tarihinin en önemli sorunlarından olan omurgasız siyasete maalesef Çerkezköy siyasi tarihinde de sıkça rastlıyoruz. Birkaç örnekle ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız diye düşünüyorum. İktidar partisinden başlayalım.
Bugün AKP Çerkezköy İlçe Teşkilatının büyük bir kısmı özellikle de yönetim kadrosu, Numan Kurtulmuş’un Has Partisinden AKP’ye katılanlardan oluşuyor. Mesela Ercan Erdoğan… AKP İlçe Başkan Yardımcısı, kimilerine göre de Öğe’nin akıl hocası. Çerkezköy’ün yakın siyasi tarihine göz atacak olursak bu zat, Has Parti ilçe Başkanı olduğu dönemlerde AKP’ye ve özellikle de Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan’a en sert muhalefeti yapan siyasetçilerden biriydi. Bugün geldiğimiz noktada ise Recep Tayyip Erdoğan’ın en şahin savunucuları arasında ilk üçe girer!
Gelelim CHP’ye… Yine yakın tarihte, 2014 yerel seçimlerinde omurgasız siyasetin en güzel örneklerinden biri yaşandı ana muhalefet partisinde. Kaç siyasi parti değiştirdiğini kendisi bile unutmuş olan Belediye eski Başkanı Remzi Garip, aniden CHP’li oldu ve ön seçime girerek başkan adaylığı için yarıştı. Sandıktan çıkamayınca soluğu AKP’de aldı ve bugün AKP’nin meclis üyesi. Bu örnekte Remzi Garip’in tutumundan ziyade, onu CHP’nin ön seçimine dahil eden Milletvekili Candan Yüceer’in tutumu daha önemli. Omurgasız siyasete tam gaz devam.
AKP’de, CHP’de var da, MHP’de yok mu sanıyorsunuz bu örneklerden? Olmaz mı kıymetli okur? Özellikle en yakın örnekleri bugün MHP’de yaşanıyor. İktidarın en sert muhalifleri arasında yer alan Devlet Bahçeli’nin aniden AKP’ye yakınlaşması sonucu doğal olarak Çerkezköy’de de mecburi yakınlaşmalar oldu. AKP ve Recep Tayyip Erdoğan hakkında sert muhalif söylemlerde bulunan MHP’li yöneticiler, bugün AKP ile birlik beraberlik mesajı veriyorlar…
Konuyu dağıtmadan Funda Serfice meselesine dönmek istiyorum. Özellikle Çerkezköy’deki Kent Konseyi Başkanlarının, ‘Başkan’lıkla ilgili ciddi sıkıntıları olduğunu düşünüyorum. Bu sorun salt Funda Serfice ile ilgili değil. Önceki başkanlar Ahmet Gayretli ve Serkan Karagöz’de de aynı sorun yaşanmıştı. Sanırım sorun koltukla ilgili. Koltuğa oturup başkan olanın egosunda şişkinlik meydana geliyor. Bu ego şişkinliği de koltuktaki kişiyi hata yapmaya zorluyor.
İzlediniz mi bilmiyorum ama Sayın Funda Serfice, kendisiyle ilgili yayınlanan haber hakkında açıklama yaparken bir ara ‘hedef ben miyim?’ diye sordu.
Hayır Funda Hanım, kendini o kadar da önemli bir yere konumlandırmana gerek yok. Hedef sen değilsin. Hedef muhalefetin tamamı… Sen sadece hedefe giden yolda kullanılan bir araç oldun maalesef. O başarısıyla gururlandığın, methiyeler düzdüğün kadın var ya, hani Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın stratejik iletişim danışmanı Sevda Güner, işte o kadının işi tam olarak bu, ikna etmek… İkna etmek için maaş alıyor bu kadın. Seni de kısmen ikna etmiş olacak ki montajda yayınlanan ifadeleri kullanmışsın termik santral gezisinde. Bu nedenle ne o kadına ne de AKP’li Bakış gazetesine kızmaya hakkın yok senin. Onlar görevini icra ediyor. Eğer sen bölgeye yapılması planlanan termik santrale karşıysan, bunu daha net bir dille, tıpkı burada yaptığın gibi, Çan gezisinde de ifade etmek zorundasın. Aksi takdirde ne olacağını zaten tecrübe ettin.
Siyasette ve hayatta omurgalı olmak işte tam da bu sebeple önemli. Kitle iletişim araçları bu denli gelişmişken, özellikle senin konumundaki kişilerin söylemlerine dikkat etmesi gerekiyor. Ne şiş yansın ne kebap tarzında muğlak, liberal ifadeler, senin gibi siyasetçileri zor durumda bırakmaya devam edecek.