CHP’li Yüceer TBMM’de esti, gürledi

Yayınlama: 11.12.2015
A+
A-

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz hakkı alan Tekirdağ CHP Milletvekili Candan Yüceer, ailenin güçlendirilmesi politikalarının, kadının güçlendirilmesi bakış açısıyla yeniden değerlendirmesi gerektiğine işaret etti. Yüceer konuşmasında “Vatandaşa 3-5 çocuk yapın diyorsunuz, nasihatler veriyorsunuz ama aile kalabilmek, aile kurabilmek gerçekten çok zor. 30 milyon yoksulun olduğu, 20 milyonun açlıkla mücadele ettiği, asgari ücretin hâlâ açlık sınırının altında kaldığı ülkede aile kurabilmek kolay değil.”dedi.
YÜCEER TBMM KONUŞMASIÖZGECAN KARARI EMSAL OLSUN
CHP PM Üyesi Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, Meclis Genel Kurulu’nda, boşanma olaylarının araştırılması ve aile kurumunun güçlendirilmesi için Meclis araştırması açılmasına dair önergeler üzerine CHP Grubu adına söz aldı.  Kadın sorunlarının konuşulduğu bir oturumda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu’nun görüşmelerde yer almamasını eleştiren Yüceer, vahşice katledilen Özgecan Aslan’ın katillerine verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarının emsal olmasını, yeni cinayetlere kapı aralayan iyi hal indirimlerinin uygulanmamasını diledi.
SİLİVRİ’YE SELAM
TBMM kürsüsünden Silivri’ye de selam gönderen Yüceer, AKP Grubunun getirdiği önergenin yeni olmadığını belirterek, “Ailenin güçlendirilmesi politikaları aslında yeni değil, 2008 yılında çocuk sayısıyla başlayan, kürtaj tartışmalarıyla, 17-27 yaş arası evliliklere prim verilmesiyle, “Kadın-erkek eşit değildir” çıkışıyla, kadın-erkek eşitliği yerine adaletin ve merhametin almasıyla, kadınların makamının analık, mekânının evi, aile olduğu yani kutsal aile vurgusuyla devam eden bir olgu. Böylelikle kadın okumayacak, erken evlenecek, mesleği olmayacak, en az 3 çocuk doğuracak ve evinde oturacak” ifadelerini kullandı.
“DOĞURGANLIK TEŞVİK EDİLİYOR”
26. Yasama döneminin bu önergeyle açılmasını eleştiren Yüceer, 7 Haziran-1 Kasım arası Türkiye’de yaşanan, yaratılan kaos ortamının araştırılmasının daha elzem olduğunu vurguladı. 24’üncü dönemde Meclis’e gönderilen, doğurganlığın teşvik edildiği  “Aile Paketi”ni hatırlatan Yüceer,  “Oysaki Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu Raporu’na göre Türkiye, nüfusunun 19 milyonunu oluşturan gençlerle Avrupa’nın en genç nüfuslu ülkesi. Doğurganlık oranlarına baktığımızda, 2008’deki oranlar 2,16 düzeyindeyken, 2013’te bu oranların 2,26’ya çıktığı, yani doğurganlıktaki azalmanın durduğu, azalmanın aksine artık durağanlaştığını gösteriyor” dedi.
AKP’NİN ÖNERGESİNİ ELEŞTİRDİ
AKP’nin önergesinde, 15-29 yaş arası kızların, kadınların yüzde 52’sinin çalışmadığını ve okumadığının söylenmediğini belirten Yüceer, “Türkiye’de her yıl 91 bin kız çocuğunun anne olduğunu söylemiyor. Evliliklerin bir bölü 3’ünün, her 3 evlilikten birinin çocuk evlilik olduğunu söylemiyor. Gelişmekte olan bölgelerde bulunan gençlerin yüzde 60’ının okumadığını, çalışmadığını ya da düzensiz işlerde çalıştığını söylemiyor. Yükseköğretimdeki net okullaşma oranımızın yüzde 38,5 olduğunu söylemiyor. Türkiye’de gençlerin iş gücüne katılımı yüzde 39,6 iken, genç işsizliğinin yüzde 19 dolayında olduğunu söylemiyor. Bu oranlar, bu sorunlar görmezden geliniyor, çok nüfus derken mevcut nüfusun iyi hâle getirilmesi için hiçbir şey söylenmiyor. Kadınlara deniliyor ki “Sizin asıl işiniz annelik. Eş, çocuk, yaşlı, hasta bakımı, ev dışında da çalışmak istiyorsanız eğer, işinizi aksatmadan yapmanız gerekiyor bunu da esnek, güvencesiz ve yarı zamanlı işlerde çalışabilirsiniz. Yani kadınlara uygun rolü ve toplumdaki yeri hatırlatılıyor. Ekmek parası kazananın erkek olduğu aile modeli yeniden kutsanıyor. Yani kadınların esas kariyerinin, asıl görevinin annelik olduğu ve bunun için de bu yönde konumlanması gerektiği, gerisinin teferruat olduğu söyleniyor.”dedi.
181 BİN ÇOCUK EVLİLİĞİ
Kadına şiddetin son 7 yılda 14 kat arttığına dikkat çeken Yüceer, 181 bin kız çocuğunun evlendirildiğini, genç kızların yüzde 41,5’inin ne okuyup nede çalıştığını,  her 5 kadından 1’inin okuma yazma bilmediğini, her 4 kadından 1’inin şiddete uğradığını, tecavüz ve taciz, cinsel istismar olaylarında son beş yılda yüzde 30 artış olduğunu, bunların yüzde 50’sinin de 18 yaşın altındaki çocuklar, yüzde 90’ının kız çocukları, yüzde 10’unun erkek çocukları olduğunu, ancak yüzde 27’sinin cinsel istismara uğradığını ifade edebildiğini kaydetti.
“ŞİDDETE MARUZ KALIYOR”
AKP’nin önergesini eleştiren Yüceer, “Bu kadar yakıcı sorunun içinde aileyi esas aldığınız için boşanmayla ilgileniyorsunuz. Aile içindeki eşitsiz ilişkiyle ve ezilen taraf olan kadının sorunlarıyla ilgilenmiyoruz. Türkiye’deki boşanma ve evlenme oranlarını dünya ortalamasıyla karşılaştığımızda öyle dramatik artma ya da azalma yok. Yani aslında paniğe gerek yok ama panik olacağımız bir yer var, ailede kadınların yaşadıkları.  Bakın, kadınlar en çok güvendiği yerlerde, ailelerinde, evlerinde ve en çok güvendiği kişiler tarafından, eşleri, babaları, erkek kardeşleri tarafından değişik derecelerde ve şekillerde şiddete maruz kalıyor” dedi.
“AİLE KURABİLMEK KOLAY DEĞİL”
Her 10 kadından 4’ünün eşleri tarafından şiddete maruz kaldığına dikkat çeken Yüceer, “Çocukların, kadınların yaşadığı mağduriyete, yaşadığı eşitsiz ilişkiye gözümüzü kapatıp hâlâ “ailenin güçlendirilmesi” dersek kadınların ve çocukların haklarını, dolayısıyla aileyi de koruyamayız.  Vatandaşa 3-5 çocuk yapın diyorsunuz, nasihatler veriyorsunuz ama aile kalabilmek, aile kurabilmek gerçekten çok zor. 30 milyon yoksulun olduğu, 20 milyonun açlıkla mücadele ettiği, asgari ücretin hâlâ açlık sınırının altında kaldığı ülkede aile kurabilmek kolay değil. Aslında bu boşanma oranları bu kadar şiddete, bu kadar baskıya, ayrımcılığa bence az bile. Tam tersi, bunu araştırmamız lazım. Kadınlar nasıl dayanıyor, kadınlar bu stresle, bu şiddetle nasıl mücadele ediyor, asıl bizim bunu araştırmamız lazım.” ifadelerini kullandı.
İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİ HAYATA GEÇİRELİM
24. Dönem boyunca 7 ayrı bölgede sayısız sığınmaevi ziyareti yaptığını belirten Yüceer, şiddetin yaşının olmadığını 15 yaşında da 60 yaşında da kadının şiddet gördüğünü bildirdi. Sığınmaevlerinin geliştirilmesi gerektiğinin altını çizen Yüceer, aileyi korumak, toplumu güçlendirmek, ayrımcılık ile şiddetle mücadele etmek için bugüne kadar atılmış çok önemli adımlar olan CEDAW’ın, İstanbul Sözleşmesi’nin ve çıkarılan yasaların hayata geçirilmesi çağrısı yaptı.
ALİ İSMAİL VE BERKİN’İ HATIRLATTI
Konuşmasının sonunda Başbakan Davutoğlu’nun, Gazze, Suriye, Somali’deki kadınların ve çocukların yaşadıkları acılarla ilgili açıklama yaptığını kaydeden Yüceer, “Aslında çok uzağa gitmeye gerek yok, bu ülkede bir anne, polisler destan yazdı güzellemeleri arasında, 18 yaşında hepimizin gözü önünde, gözlerin içinde ve maalesef ağlaya ağlaya izlediğimiz şekilde, dövüle dövüle katledildi ve bu ülkede bir anne, 15 yaşında ekmek almaya yolladığı çocuğunun başında 267 gün onun komadaki hâlini izledi ve maalesef hayatını kaybetmesine şahitlik etti. Gözlerin rengi, biçimi farklı olabilir ama gözyaşının rengi gerçekten her yerde aynı. Biz önce kendi acılarımıza ortaklaşacağız, kendi acılarımıza gerçekten samimiyetle gözyaşı dökeceğiz, ondan sonra tabii ki tüm dünya için ağlayacağız, tüm dünya için sevineceğiz” dedi.
 
 
HABER: Ramazan FİŞEK
 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.