demiryolu 2

Demiryolu Çalışanları Platformu üyeleri, Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesiyle ilgili yasa tasarısının TBMM’ye sevk edilmesinin ardından, yasayı protesto etmek amacıyla Edirne’den Ankara’ya doğru yürüyüş düzenledi. Çerkezköy’de bir basın açıklaması yapan Demiryolu Çalışanları Platformu üyeleri; yasa tasarısının çözüm getirmek yerine birçok sorun doğuracağına dikkat çektiler. Düzenlemenin sermaye çıkarlarına hizmet ettiğini savunan demiryolu çalışanları, yasa tasarısı geri çekilmediği takdirde 16 Nisan’da greve gideceklerini duyurdu.

Birleşik Taşımacılık Sendikası (BTS), Türk Ulaşım Sen ve diğer konfederasyonlara bağlı sendikalar, Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesiyle ilgili yasa tasarısının TBMM’ye sevk edilmesi üzerine tasarının geri çekilmesi talebiyle “TCDD’nin Özelleştirilmesine Hayır”isimli bir yürüyüş başlatırken, Yürüyüşün Edirne ayağını gerçekleştiren grup konuyla ilgili olarak Çerkezköy’de bir basın açıklaması yaptı.
GERİ ÇEKİLMEZSE, GREV 16 NİSAN’DA
31 Mart tarihinde, Edirne, İzmir, Samsun, Kars, Adana ve Van olmak üzere 6 koldan Ankara’ya yürüyüşe geçtiklerini kaydeden Demiryolu Çalışanları Platformu yetkilileri, 3 Nisan’da TCDD Genel Merkezi önünde buluşarak TBMM’ye yürüyüşe geçecek. Yasa tasarısının geri çekilmemesi halinde ise 16 Nisan tarihinden itibaren greve başlayacak.
ORDU VE VAROL’DA DESTEK OLDU
TCDD Çerkezköy Garı’nda yapılan basın açıklamasında, BTS Başkanı Yavuz Demirkol, Türk Ulaşım Sen Genel Sekreteri Cihat Koray, BTS İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı Hasan Bektaş, Türk Ulaşım Sen 1 No’lu Şube Başkanı Sadettin Gültekin, 2 No’lu Şube Başkanı Özer Alpat, 3 No’lu Şube Başkanı Öztürk Çınar, Türk Ulaşım Sen Çerkezköy Temsilcileri İbrahim Bilgiç ve Nevzat Yıldırım yer aldı. Öte yandan, MHP İlçe eski Başkanı Mustafa Ordu ve MHP Kapaklı İlçe Başkanı Hayri Varol da, demiryolu çalışanlarıyla bir araya gelerek çalışanlara destek verirken, gruba baklava ikram etti.
“MÜCADELEMİZİ SONUNA KADAR SÜRDÜRECEĞİZ”
Yasa tasarısının, kurumsal olarak çözüm getirmeyeceğini savunan Cihat Koray, yasanın sermaye çıkarlarına yönelik olduğunu öne sürerek, “Bu özelleştirmeyi sermayenin kar alanını arttırmak için yapıyorlar. Bizler başlattığımız mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz” dedi.ÖZELLEŞTİRMEYE KARŞI BİR ARAYA GELDİK
156 yıllık bir geçmişi olan demiryollarının kaderini ve geleceğini tayin edecek olan bir yasal düzenlemenin arifesinde olduklarını belirten BTS Başkanı Yavuz Demirkol, ardından ulaşımın, ekonomi üretim ve ülke kalkınmasının motor gücü olduğunu vurgulayarak, “Bu nedenle 156 yıllık tarihi geçmişini, tecrübe ve birikimini, kültürel alt yapısını, yüklendiği misyon ve vizyonu üzerinde yapılacak her türlü değişikliğin aslında özelleştirme olduğunu bilmekteyiz. Bu nedenle TCDD bünyesinde örgütlü bulunan sendika, vakıf ve dernek temsilcileri olarak bir araya geldik” dedi.
TCDD KUŞATMA ALTINDADIR
Türkiye Demiryolu Ulaştırılması’nın Serbestleştirilmesiyle ilgili yasa tasarısının 6 Mart’ta TBMM’ye sevk edildiğini ve İmar Bayındırlık Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’ndan geçtiğini hatırlatan Demirkol, ardından yapılmak istenenlerle ilgili endişe duyduklarını belirterek, “Küresel sermayenin öngördüğü neo liberal politikalar gereğince, Demiryollarındaki devlet tekelinin kaldırılması öngörülmektedir. TCDD hizmet bütünlüğü içinde yer alan liman işletmeciliği ile banliyö hizmetleri ile ilgili başlatılan özelleştirme sürecinin yapılan düzenleme ile hız kazanacağı, 2012 yılı sonu itibariyle yük taşımacılığı oranı yüzde 4.5 olan TCDD’de bugün yüzde 35’inin özel şahıs vagonları ile yapıldığı düşünüldüğünde TCDD’nin nasıl bir kuşatma altında olduğu ortadadır” diye konuştu.
“TCDD ÇOK ULUSLU ŞİRKETLERİN ELİNE GEÇECEK”
Düşünülen düzenleme ile TCDD’nin çok uluslu şirketlerin eline geçeceğini savunan Demirkol, “Yüksek fiyatlarla yapılacak taşımacılıkta, hem milli ekonomimize darbe vurulacak hem de demiryolu hizmetinden yararlanan halkımız cezalandırılacaktır” dedi.
“KÖLELİK DÜZENİ YENİDEN CANLANACAK”
140 KİT kuruluşundan sonra demiryolları ve PTT gibi milli, stratejik, köklü devlet kuruluşlarının özelleştirilmesinin, sermayenin kamuda ucuz iş gücü yaratılması arzusundan kaynaklandığını öne süren Demirkol, “Bu uygulamalar çalışanları sınıfa ayırarak kölelik düzenini yeniden hortlatmanın planıdır. Bu tasarı ile uzmanlaşmış personelin emekli olmaları için getirilen teşvikler, bir ölçüde tecrübeli ve uzmanlaşmış demiryolu çalışanının önemli bir kısmını tasfiye etmektedir” şeklinde konuştu.

demiryolu1
TASARIDA Kİ GİZLİ NİYET: TAŞERONLAŞMA

Demirkol ayrıca, tasarıda yer alan ‘Yaptır ve işlet’ ifadelerinin gizli niyeti ortaya çıkardığını iddia ederek, “Burada, taşeronlaşmanın daha yaygın hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Yüzde 80’i tek hat olan TCDD altyapısı üzerinde farklı işletmecilerin faaliyet göstermesi demek, istenmeyen nahoş olaylarla birlikte tren kazalarının artmasına, demiryolu güvenliğinin riskli hale getirilmesine neden olacaktır” dedi.
“İKTİDAR SOSYAL DEVLET ANLAYIŞINDAN UZAKLAŞIYOR”
Bugünkü iktidarın sosyal devlet anlayışından hızla uzaklaştığını ve kamuda çalışanların aldığı paraya da göz diktiğini savunan Demirkol, “Oysa bir zamanlar yaklaşık 80 bin işçi ve memur ile hizmet veren TCDD’de gelirini giderini karşılama oranı yüzde 52’ler seviyesindeyken, bugün toplam 32 bin çalışan ile, geliri giderinin yüzde 26’sını karşılayabilmektedir. Bu, çalışanlardan kaynaklı bir sonuç değildir” cümlelerine yer verdi.
TCDD’DE STATÜ DEĞİŞİKLİĞİ
Hazırlanan taslağın, TCDD’nin Kamu İktisadi Kuruluşu (KİK) statüsünü, İktisadi Devlet Teşekkülü (İDT) olarak değiştirdiğini kaydeden Demirkol, “Ticari şartlara göre yapılandırmayı öngörmektedir. Daha önce KİK olan kurumlarda çalışanların kaderini, İDT’ye dönüşmenin ardından TCDD çalışanları da yaşayacaktır” diye konuştu.
GÜN BİRLİK OLMA GÜNÜDÜR
Demirkol açıklamasını şöyle tamamladı: “Gün birlik olmak, diri olmak, güçlü olmak günüdür. Bu mücadelemizin güç kaynağı, demiryolcuların vereceği destekte gizlidir. Unutmayalım, ya hep beraber ya hiç birimiz.”