Aslında çok daha fazla işim varmış dünyada.
Çok daha fazla sebep için gelmiş, çok daha insan için doğmuşum.
Daha fazla çocuk başı varmış elimi güzelleştirecek.
Öpülecek hayat yükü dolu eller, yaşlı yanaklar…
Gidilecek nice yerler, içilecek güzel şaraplar, dudak değdirilecek güzeller…
Edilecek sohbetler, tanınacak binbir farklı insan.
Yapılacak ne çok işim varmış lan dünyada.
Kurtaramasam da bir hayat, verecek umutlarım varmış.
Birilerinin bende dinleyeceği nasihatlar, öğreteceğim nice kelimeler…
İçine girmeyi isteyeceğim su birikintileri varmış.
Mesela şehre çok kez ıslatmayan yağmurlar yağmış.
Bisikletler geçmiş önümden, bazıları benim olan.
Faytona binmemiş, at kokusunu es geçmişim.
Düşünürken selam vermediğim esnaf mesela…
Çok çöpçüyü es geçmişim, merhaba dememişim.
Annemi, babamı az aramışım.
Abimle az rakı sofrasına oturmuş, az mezenin tadını almışım.
Güneşin doğuşunu da kaçırmışım çoğu kez.
Uyuyakalmışım hayata.
Arkadaşlarımın seslerini unutmuş, umursamamışım.
Hobilerim olmamış birbirinden heyecanlı.
Her şey için ne kadar az zaman, o kadar iyi demişim.
Yanılmışım, yanlışmışım, yanmışım.
Peki neden?
Her şey güzelken, sadece bir kadını sevmekten…