Merhaba değerli okur, ülke olarak yine, yeniden bir seçimle karşı karşıyayız. Adına demokrasi denilen bu sistemde tercih size, yani iktidarın da deyimiyle milli iradeye bırakılıyor.

Peki nedir bu demokrasi? Kısaca bahsetmek gerekirse, ‘siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğu, toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun tüm yurttaşların eşit sayıldığı yönetim biçimi’ olarak bize sunuluyor.

Peki, kıymetli okur, size bir soru sormak istiyorum. Aynı soruyu size de soruyorum yazıma saldıracak olan trol arkadaşlar. Boş boş hakaret yazacağınıza sorgulayın biraz diye.

Demokrasinin tanımında yer alan, ‘toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun tüm yurttaşların eşit sayıldığı yönetim biçimi’ ifadesine katılıyor musunuz?

Bu konuyu örneklerle de açmakta yarar var. Mesela sen trol arkadaşım, ekonomik durumun ne bilmiyorum ancak çocuğunu istediğin okulda okutabiliyor musun? Ya da hastalandığında ‘acaba param yeter mi?’ diye düşünmeden istediğin hastaneye gidebiliyor musun?

Ya da şöyle sorayım; Neden bu kadar özel okul ve hastane açıldığını hiç düşündün mü?

‘Kardeşim serbest piyasa diye bir şey var. Tabi ki açılacak’ diyebilirsin. Tasvip etmemekle birlikte serbest piyasa ekonomisinin olduğunu kabul ediyorum ancak demokrasi adı altında bizleri yöneten ya da yönetecek olan kişilerin asli görevinin de devlet okulları ve devlet hastanelerinin imkanlarını, özel okullar ve hastanelerininkiyle aynı yapmaları olduğunu düşünüyorum.

Dikkat ederseniz yazının başlığında ‘Tercih sizin’ dedim. Bir oyunuz var ve bu oyu istediğiniz partiye ya da adaya vermek tabi ki sizin tercihiniz.

Gazeteciler olarak bizim görevimiz de halkın menfaatine olanı söylemek. Patates ve soğan kurunun Döviz kurunu geride bıraktığı şu günlerde ben bunları yazıyorum diye bana kızıp kızmamak da sizin tercihiniz.

Seçime çok az bir zaman kaldı. Ortaya çıkan tabloya bakılırsa, adına demokrasi denen bu sistemde bir tarafta ‘Uzun’ diğer tarafta ‘İnce’nin olduğu bir seçimle karşı karşıyayız. Şahsi tercihim değişimin olması ancak bu demokrasi denen sistem bize kısıtlı sayıda seçenek sunduğu için yarış iki aday arasında geçecek gibi görünüyor.

Kim mi kazanır? Ben bu yönde bir tahminde bulunmak istemiyorum ancak geçirdiğim seçim tecrübelerine bakınca her seçimde ‘demokrasi’ yani ‘sistem’ kazanan, ‘Halk’ ise kaybeden durumunda. Bu seçim de aynısı olur diye düşünüyorum.