“Yazılarım otuz, kırk dilde basılır
Türkiyem’de Türkçemle yasak…”

Ne mutlu ki Nazım’ı kendi dilinde okuyabilecek bir memlekette doğmuşum. Övüneceksek bununla övünelim, sevineceksek buna sevinelim. ,

Ne büyük şanstır ki şiiri Nazım’ın diliyle yazabilecek bir memlekette doğmuşum. Şiiri de bu münasebeple sevelim.

Ne büyük hazdır ki kadınları Nazım’ın diliyle sevmişim.

……

Bırakın ulan kazandığımız savaşları anlatmayı.
Nazım geçti bu diyarlardan, onu anlatın.
İlla bir savaş anlatacaksanız onun savaşını anlatın.

“Bir vapur geçer boğaza doğru
Nazım usulcacık okşar vapuru, yanar elleri….”

Dizelerindeki özlemi anlatın yüreğiniz yeterse.
Aşkları falan var, o konuya hiç girmiyorum.
Ama varsa cesaretiniz Piraye’yi anlatın.
Öyle ya, anlatın dinlesin çocuklar Nazım’ı,
Altmışına yakın sevdalanan adamdan ne zarar gelir?
Bilsinler, insanca yaşadığını.

Dostlar, çocuğunuz varsa çocuğunuza, yoksa eşinize dostunuza… Boşverin fetihleri, hendekleri… Nazım’ı anlatın. Aşkı, şiiri, şairi anlatın.

Nice mutlu yıllara Nazım Hikmet Ran…

Nazım Hikmet’i anlatmayanlar, vatan hainliğine devam ediyor.