Terör alçak yüzünü bu kez de bir yılbaşı gecesi, yılbaşı kutlamalarının yoğun yaşandığı bir eğlence merkezi olan, İstanbul’un en önemli mekanlarından biri olan Reina’da gösterdi.

Reina; çoğumuza göre bir günah yuvası, rezilliğin dibe vurduğu, maneviyattan uzak insanların insanlıktan çıkarak sabahlara kadar eğlencenin yaşandığı, gece hayatının en gözde mekanlarından biridir.

İkinci paragraftaki bu hatırlatmayı neden yaptım?

Yaptım, çünkü biliyorum, Allah kahretsin ki biliyorum! Şu an birçok yerde, bir çok kişi ve kişilerin, grupların bu saldırıya pis pis sırıtarak ‘‘Eee, sen Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya çalışırsan olacağı buydu.’’ ya da ‘‘Terör saldırısı olmuş yine ya, ama neyse ki bu sefer bir eğlence merkezindeymiş, sarhoşlar, günahkarlar ölmüş.’’ ve yahut da ‘‘Bunu yapan kesin İslami bir örgüttür, orada eğlence ve kutlamalar olduğu için hedef alınmıştır.’’ dediklerini biliyorum!

Halbuki Reina, bizim dünya şehri İstanbul’umuzun bir rengi, bir, bir başka yüzü, dünyanın hemen her köşesinden insanları misafir eden bir prestiji olduğunu akla getirmiyoruz.

Ve, teröristin kurşunlarıyla yok olanların birer can/canlar olduğunu göz önüne almıyoruz.

Kahretsin ki ülkemizde terörün ve teröristin yanlıları var, buna karşılık teröre kurban gidenler de ‘‘Benim cenazem-Senin cenazen’’ ayrışımına tabii.

Hedefte asker ya da polis varsa hemen anlıyoruz ki eylemi yapan PKK’dır.

Bombanın patladığı yer Reina ise IŞİD’dir.

Bombaların ve silahların patladığı yere göre canından olan insanların tabiatlarına göre durum analizi yapabiliyoruz.

Çünkü dedim ya, herkesin, her şeyin bir tarafı, taraftarı var artık.

Nasıl da unuttuk bu ülkenin ve ülke insanının emeği, alın teri, nefesi olan her yerin, her mekanın, her karış toprağın, her canın hepimizin olduğunu!

Nasıl da darmadağın, nasıl da paramparça olduk!

Nasıl da farkında değiliz camideki cemaatin huzuru olmadıkça kahvedekilerin de olamayacağının, şehir merkezindeki esnafın huzuru olmazsa arka mahalledeki varoşların da olamayacağının, Hakkari’nin, Siirt’in huzuru olmazsa Samsun’un, Bayburt’un huzurlu olamayacağının, Sinop, Bartın huzurlu olamazsa Mersin’in, Kars’ın huzurlu olamayacağının!

Nasıl da farkında değiliz Reina güvende değilse yaşadığımız mahallerimizin de güvende olmadığının!

Nasıl da farkına varamıyoruz meselenin sen-ben meselesi olmadığının, terörizmin hepimizi tehdit eden bir illet olduğunun!

Terörizm ‘‘sen-ben, siz-biz’’ diye ayırmaz!

Terörizmin tek hedefi candır!