CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, TBMM’de yaptığı basın toplantısında Varlık Fonu’nun, kendisine aktarılan ve değeri milyarlarca doları bulan kamu varlıklarını karşılık göstererek borçlanmaya gidebileceğini belirterek bu borçların ödenememesi halinde Fon’a aktarılan kurumların yabancıların eline geçebileceği uyarısında bulundu. Öztak, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: 

‘OSMANLI’YI ÇÖKERTEN ZİHNİYET BUDUR’
‘‘Evde dededen kalan son gümüşler de hükümetin, bütçe disiplini ve Sayıştay denetiminin de dışında tutarak ve hazine birliği ilkesine açıkça aykırı olarak kurduğu, Hazine-i Hassa’ya; yani özel Hazineye devretti. Hükümet yanlış politikaları nedeniyle uzunca bir süredir dış piyasalardan borçlanmakta zorlanıyor. Şimdi elde kalan son gümüşleri rehin ederek yeni dış borçlar almaya çalışacak. Tabii bu Borçlar ödenmezse de bir sabah uyandığımızda ilk Osmanlı Anayasası, Kanunu Esasi’yi hazırlayan Mithat Paşa’nın kurduğu Ziraat Bankası’nın, milli petrol arama şirketimiz TPAO’nun sahip olduğu imtiyazlarla birlikte borç veren yabancılara kaptırıldığını göreceğiz. Osmanlıyı çökerten zihniyet işte budur. Bunun sonu Duyun-u Umumiye’dir.

‘BU KADAR ACİL VE ÖNEMLİ OLAN NEDİR?’
Bir diğer Bakanlar Kurulu kararıyla da Savunma Sanayii Destekleme Fonuna ait 3 milyar TL nakit para Türkiye Varlık Fonuna 3 aylığına borç verildi. Eski parayla 3 katrilyon TL. Sınırlarımızdaki yangın devam ederken, savaşan ordumuzun kullanabileceği, bu kadar yüksek bir meblağın 3 aylığına özel hazineye devredilmesinin nedeni nedir? Daha yeni yatların gezi teknelerinin ÖTV’sini sıfırlayan hükümet, savaşan ordumuzun silahlarını üretmekte kullanılacak paraya neden el atıyor?  Bu kadar acil ve önemli olay nedir? Sayıştay denetimine tabi olmayan, Yönetim ve denetleme Kurulu üyeleri doğrudan Başbakan tarafından atanan ve Başbakana bağlı olan bu özel hazineye aktarılan 3 milyar TL nerelere harcanacaktır? Diğer taraftan Fona devredilen hazineye ait kurum, kuruluş ve hisselerin devir tarihindeki kar zarar ve borç durumu nedir?

‘HAYIR ÇIKMASINI ÖNLEMEK İÇİN KULLANACAĞINDAN ENDİŞE EDİYORUZ’
Hükümetin önümüzdeki 3 ayda en önemli önceliği malumdur. Bu öyle büyük bir önceliktir ki, Kıbrıs gibi milli bir davadan bile önemlidir. Bunu Sayın Başbakan, Kıbrıs görüşmeleri için Cenevre’ye neden gitmediğini açıklarken basın mensuplarına açıkça ifade etti. Hükümet için Başkanlık, yani otoriter, partili, tek adam rejimine geçiş en önemli iştir. Sınırlarımızdaki yangın sürerken savunma sanayinin kasasındaki parayı da, evde kalan son gümüşleri de Hükümetin referandumdan Hayır çıkmasını önlemek için harcayacağından endişe ediyoruz. Özellikle ciddi anketler milletimizin büyük bir kararlılıkla otoriter, partili başkanlık rejimine geçişe, keyfi yönetime, diktatörlüğe Hayır diyeceğini gösteriyor. Bu anlaşıldıkça Hükümet, “FETÖ’yle mücadele edeceğim” diye ilan ettiği OHAL kapsamındaki yetkilerini millete otoriter başkanlık rejimini kabul ettirmek için, sık sık Anayasa’ya aykırı olarak istismar ediyor.

‘HESABI HUKUK ÖNÜNDE SORULACAKTIR’
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 121. Maddesine göre Olağanüstü Halin gerekli kılmadığı konularda Kanun Hükmünde Kararname çıkarılamaz. Dün akşam yayımlanan bu bakanlar kurulu kararlarının önünü OHAL kapsamında geçtiğimiz ay çıkarılan son OHAL KHK’ları açtı. Anayasayı ihlal ederek yapılan bu düzenlemeler yok hükmündedir. Bu KHK’lara dayanarak yapılacak tasarrufların mali sonuçları o tasarrufların altında imzaları olanları bağlar. Oluşan kamu zararı bu kararları alanlara rücu edilecektir. Milletin kör kuruşunun hesabı hukuk önünde sorulacaktır.

‘EKONOMİDE ÇOK BAŞLILIK HAKİM OLUYOR’
Kurumların gelirleri Varlık Fonu’nda birikecek. Ayrıca bu kurumlar karşılık gösterilerek Fon borçlanabilecek. Borçların ödenememesi halinde de bu kurumlar yabancıların eline geçebilecek. Sayıştay denetimine tabi olmayan Fon’un yönetiminde borsacılar da var. Acaba bu paralarla Borsa’da dalgalanmaları önlemek için işlem mi yapacaklar? Savunma Sanayii Destekleme Fonundan 3 milyar TL neden devredilir? Bütçede gelir kısmında, vergi dışındaki normal gelirlerin altında 5 milyar TL’lik bu kuruluşlara ait gelir var. Bu da Fon’a gidiyor. Bir tarafta Hazine nakit yönetimini yapıyor, bir taraftan da Fon kuruyorsunuz o da Hazine görevi yapıyor. Ekonomide çok başlılık hakim oluyor. Ekonomideki sıkıntılara çözüm bulmak için değil yeniden borç bularak ekonomiyi götürmek, tedavi etmek için değil pansuman yapmak için alınan tedbirlerdir.  

‘DOĞRU DÜRÜST BİR DENETİMİ YOK’
Bu fonun doğru dürüst bir denetimi yok. Yönetimde keyfilik giderek artıyor. Sayıştay denetimine tabi olmayan Varlık Fonu’nun ilk getirilen halinde hiçbir denetim yoktu. Plan ve Bütçe Komisyonundaki arkadaşlarımızın çabalarıyla bağımsız denetim konusu gündeme geldi. Fakat yapılacak tespitin yanında bir de müeyyide olması lazım. Buna karşın denetimi ve yaptırımı sürekli engelleyen bir iktidarla karşı karşıyayız.’’