CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak seçim çalışmaları kapsamında dün saat 09.30’da Saray Restaurant’ta sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar, partilileri ve Millet İttifakı buluştu. Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçim bildirgesini anlatan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, “24 Haziran seçimi kader seçimidir. CHP’ye ve Muharrem İnce’ye vereceğiniz oylarla, bu ülkenin kaderinin değişmesini, dünyanın önde gelen demokrasileriyle yarışmasının önünü açacaksınız. Sandıklara sahip çıkmalıyız. Seçim sandıkta kazanılır. Vatandaşlarımızın da sandığa gelip oy kullanıp bu karanlık günlerden ülkeyi kurtarması gerek” dedi.

 


YOĞUN KATILIM YAŞANDI

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak seçim çalışmaları kapsamında dün saat 09.30’da Saray Resturant’ta kahvaltılı programda sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar, partilileri ve Millet İttifakı temsilcileri ile bir araya geldi. Geniş katılımın olduğu programa CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, CHP Tekirdağ İl Başkanı Recep Ökten, CHP Saray İlçe Başkan V. Akın Aytaç, CHP Tekirdağ İl Başkan Yardımcısı Abdül Taşyasan, CHP Saray İlçe Kadın Kolları Başkanı Fatma Aslan, CHP Saray Gençlik Kolları Başkanı Ali Bayar, CHP Tekirdağ Gençlik Kolları Başkanı Okan Kutlar, İYİ Parti Saray İlçe Başkanı Rahim Buluş, Saadet Partisi Saray İlçe Başkanı Hasan Mısırlı, Belediye Meclis Üyeleri, muhtarlar, STK temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı.

“ BU ÜLKEYE DEMOKRASİYİ İLK GETİREN PARTİYİZ”
Programın açılış konuşmasını yapan CHP Saray İlçe Başkan V. Akın Aytaç, “ Hepiniz hoş geldiniz. Biz kuruluşun ve kurtuluşun partisiyiz. Kurtuluşumuzu sağladıktan sonra devlet kurmuş ve bu devleti Cumhuriyet ile taçlandırmış bir partiyiz. Bu ülkeye ilk demokrasiyi getiren partiyiz. 1950 yılında merhum Genel Başkanımız İsmet İnönü benim en büyük zaferim budur deyip iktidarı kazanan partiye teslim etmiştir. Katılımınız için hepinize teşekkür ediyorum” dedi.
“TEK ADAM OLMA HIRSI İLE DEMOKRASİYİ HER GEÇEN GÜN YIPRATMIŞTIR”
Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçim bildirgesini anlatan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak şunları ifade etti:
“24 Haziran Cumhuriyet tarihinde yaptığımız en önemli seçimdir. Seçimin önemi yaptığımız ‘Millet İttifakı’ ile de açıkça ortaya çıkmaktadır. Değişik, farklı yaklaşımlardan olsak da ortak değeri parlamenter demokrasi olan ve bu ülkenin demokrasi ile ancak kalkınabileceğine inanan 3 parti ‘Millet İttifakı’ içinde bir araya geldik. 24 Haziran’da da karşı karşıya kaldığımız tablo şudur: ya geçen yıl yapılan şaibeli bir referandumla, mühürsüz oyların geçerli sayılması sonucunda geçmiş olduğumuz ucube bir başkanlık rejimi ile tek adam yönetimiyle bu ülke yönetilmeye devam edecek.  Orta doğunun, Asya’nın, Latin Amerika’nın başarısız devletler ligine düşecek ya da Türkiye dünyanın gelişmiş ekonomileri büyük ekonomileri liginde kutlu yürüyüşüne, yarışına devam edecek.
Eğer 24 Haziran’da ‘tek adam parti devletine’ geçit verirsek, bir şey daha olacak. Halk diyor ki, biz ilk defa, demokrasinin cebimizdeki yangınla aynı şey olduğunu anladık. Biz her şeyi 2012’de anladık. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Genel Başkanı o dönemde bu dönem benim ustalık dönemim dedi. O ustalık döneminde Türk ekonomisi her geçen gün geriledi. O dönemde ülkenin milli hasılası 67 milyar dolar düştü, dış borcumuz da 61 milyar dolar artmış. Bu şunu gösterir. Ülkemiz hiç iyi yönetilmemiş. Dışarıdan aldığımız para kadar dahi gelirin üstüne ilave edememişiz. Neden edememişiz. Çünkü bu tek adam olma hırsı Türkiye’deki demokrasiyi her geçen gün yıpratmıştır. 2016 yılında hain darbe girişimiyle karşı karşıya kalmışız. Bu fırsat bilinmiş OHAL ilan edilmiş, OHAL’le Türkiye sivil darbe koşullarına geçmiş. O sivil darbe koşullarında insan haklarının askıya alındığı koşullarda Türkiye şaibeli bir referandum yapmıştır. O referandumdan ‘tek adam devleti’ çıkmış ve Türkiye 2018 yılında Kasım ayında milletin verdiği yetkinin tamamlanmasına 1.5 yıldan fazla zaman varken yeniden seçime gitme kararı almıştır. Ekonomik rakamlar, apar topar seçime gitme kararı bu rejimin iflas ettiğini açıkça ortaya koymaktadır.
“DEVLETİN PAŞASI PARTİNİN PAŞASI OLDU”
Türkiye bu rejim altında devam etmeye kalkarsa, Türkiye aynı Arjantin’in olduğu gibi kendisi IMF’nin kapısında bulur. Ülkedeki baskılar hızla artar ve Türkiye hızla tek adam parti devletinin ortasına düşer. 1947 yılında İsmet Paşa Celal Bayar’la konuşuyor ve diyor ki, demokrasiye geçelim. Mustafa Kemal Atatürk bize demokrasiyi göstermiş, İsmet Paşa da o yolu takip etmiş. O zaman bundan sonra Cumhurbaşkanı ile parti genel başkanı aynı kişi de olmamalı. Aynı kişi olduğu zaman devlet ile parti arasında hiçbir mesafe kalmıyor. Devletin valisi partinin valisi, devletin savcısı, hakimi partinin hakimi. Ama geçtiğimiz günlerde şunu gördük ki, artık devletin paşası da partinin paşası oldu. Bu mesafenin mutlaka konması lazım ki Türkiye, bugün dünyanın başarısız devletleri ligine sürüklenmesin. Bu çerçevede Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz dedik ki; bizim Cumhurbaşkanı adayımız partili olmayacak. Bir arkadaşımız çıkacak ve herkesin cumhurbaşkanı olacak. Bugün de bu kararımızın ne kadar isabetli olduğunu her geçen gün yakından izleme imkanı buluyoruz.
“ELİNDEN USTALIK BELGESİ ALINMALIDIR”
Birinci sorun demokrasinin kalitesi ama ikinci önemli sorun ekonomidir. Ekonomi demokrasinin kalitesiyle bağlantılıdır ama sadece öyle değildir. Geçen gün Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Cumhurbaşkanı adayı çıktı ve dedi ki; “Bana Büyük Ustalık için icazet verin.” Verelim ama Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, bakalım ne yapmış bu büyük usta. Faiz bütün kötülüklerin anasıydı ama bunların döneminde faiz %4müş bunlar geldiğinde, %12’lere çıktı. İşsizlik % 9 muş %11 olmuş, bütün makyajlara rağmen. Ben şimdi size soruyorum: büyük ustalık isteyen Adalet ve Kalkınma Partisinin adayına bu karneyle büyük ustalık belgesi verilir mi? Aksine, elinden ustalık belgesi de alınmalıdır.
“VATANDAŞA BORCUNU ÖDEMEYEN DEVLET OLUR MU?”
Çiftçimiz bakın ne hale gelmiştir. Bu iktidar döneminde artık iki Trakya büyüklüğünde arazi ekilemiyor. Bulgaristan’dan hayvanı getiriyoruz. Romanya’dan ve Gürcistan’dan aldığımız samanla hayvanı besliyoruz. Sonra bu hayvan yerli ve millidir diyoruz. Bunun neresi yerli ve milli. Geçen sene gübreyi çiftçi 980 liradan alıyordu, şimdi 1 350 lira oldu. Yem 48 liraydı şimdi 68 lira oldu. Süt 1,30 kuruştu, şimdi 1,40 kuruş. Buğday geçen sene 920 liraydı, şimdi 1050 lira dediler ama tüccar 1050 liradan almıyor çünkü ofis fiyatlarını önceden açıklıyor. Nedir bu iktidarın üretenlere zulmü. Çiftçiyi ezmekten başka bir şey bilmiyorlar. Kanuna göre ödenmesi gereken desteklere göre, kendi programlarında yazan rakamlarına göre bunlar çiftçiye 99 milyar TL borçlu. İcra’ya düşen çiftçi sayısı ilk dört ayda %27 artmış. Vatandaşa borcunu ödemeyen devlet olur mu?
“BİZ İNSANLARI BORCA BATIRARAK TÜKETTİRMEYECEĞİZ”
Cumhuriyet Halk Partisi olarak tarıma büyük önem veriyoruz. CHP olarak diyoruz ki, çiftçimizin kullandığı mazotu 3 liraya indireceğiz. Üretici Kayıt Sistemi’ni getiriyoruz. Üretici kayıt sistemine giren tüm çiftçilerimizin sosyal güvenlik primlerini devlet olarak biz ödeyeceğiz. Üretici Kayıt sistemine giren çiftçilerin ürettiği ürünlerin tarım sigortası primlerini biz ödeyeceğiz. Çiftçilerimizin borçlarının bütün faizlerini sileceğiz. Ekonomiyi düzeltmek için çok üretmemiz lazım. Hep beraber çok kazanmamız lazım, iyi bölüşmemiz lazım. Biz insanları borca batırarak tükettirmeyeceğiz. Biz insanlarımızı kazandırarak tükettireceğiz. Emme basma tulumba gibi aldı dışardan sıcak parayı verdi vatandaşa. Kimsenin vatandaşımızı bu hale düşürmeye hakkı yok. Zaten vatandaşını bu hale düşüren ekonomilerin de batmaya mahkum olduklarını gördüler.
“ASGARİ ÜCRETİ 2 BİN 200 LİRA YAPACAĞIZ”
Büyümeden herkes nemalanmalıdır. Herkes iş bulabilmelidir. Herkes gelirini arttırabilmelidir. Şimdi vatandaşlık geliri diye bir şey çıkarıyorlar Avrupa’da. Adam işsiz kalıyorsa, insan gibi yaşayacağı bir gelir veriyorlar. İşler bu noktaya kadar geldi. Biz CHP olarak 1 Ocak 2019’dan itibaren asgari ücreti 2200 lira yapacağız. 2200 liralık asgari ücretten vergi kesmeyeceğiz ve her altı ayda bir enflasyona göre ayarlayacağız. Bir ülkenin emeklilerine bakabilmesi lazım. 1 Ocak 2019’dan itibaren hiçbir emeklinin maaşı 1500 liradan aşağı olmayacak. Her emeklimize refah payı vereceğiz. Emeklilerin banka promosyonlarını, kamu çalışanlarının banka promosyonlarıyla eşitleyeceğiz. Muayene, ilaç katılım paylarını ve ilaç fark ücretlerini kaldıracağız. Emeklilikte yaşa takılanların mağduriyetini gidereceğiz. Yasal düzenlemelerle kaybedilmiş haklarını geri vereceğiz.
“MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN YURTTA SULH CİHANDA SULH İLKESİNE GERİ DÖNECEĞİZ”
Şehit ve gaziler arasında hiçbir ayrım yapılamaz. Bu ülkenin bağımsızlığı için kurşun yiyen insanlardan bazılarını rapordaki tanımlanan bazı kıstaslara uymuyor diye siz onu gazi saymıyorsunuz. Çok açık söyleyeyim, gazilerimiz ve şehitlerimizle ilgili apayrı bir kurum kuracağız devletin içinde ve biz tüm şehitlerimizin ailelerinin, gazilerimizin sorunlarını çözeceğiz. Yasal haklarına kavuşturacağız ve açık söyleyeyim, toplumun her kesimine ulaşan planlarımız, düzenlemelerimiz var. Üçüncü alanımız dış politikadır. Türkiye uygulanan dış politika nedeniyle Türkiye dünyada güvenilmez ülke pozisyonuna düşmüştür. Dış politikada yeniden Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesine geri döneceğiz.
“KENDİLERİNDEN OLMAYAN HERKESİ TERÖRİST İLAN ETMEYE BAŞLAMIŞLARDIR”
Eğitim yap-boz tahtasına dönmüştür. Çocuklarımızın bundan dolayı başları dönmüştür.
Son önemli konumuz toplumsal huzur, sosyal barıştır. Bu iktidarın politikaları sosyal barışı bozmuştur. İnsanlar bizden ve sizden olarak ikiye ayrılmışlardır. Kendilerinden olmayanı ötekileştirmişlerdir ve hiçbir imkan tanımamak için ellerinde geleni yapmışlardır. Son dönemde kendilerinden olmayan herkesi terörist ilan etmeye başlamışlardır. Bu yapı içinde Türkiye’nin bir noktaya varabilmesi mümkün değildir.
“SEÇİM SANDIKTA KAZANILIR”
24 Haziran seçimi kader seçimidir. CHP’ye ve Muharrem İnce’ye vereceğiniz oylarla, bu ülkenin kaderinin değişmesini, dünyanın önde gelen demokrasileriyle yarışmasının önünü açacaksınız. Sandıklara sahip çıkmalıyız. Seçim sandıkta kazanılır. Vatandaşlarımızın da sandığa gelip oy kullanıp bu karanlık günlerden ülkeyi kurtarması gerek.”