Çerkezköy Özel İrmet Hospital Hastanesi hekimlerinden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Serpil Yılmaz Erdoğan, osteoporoz hakkında bilgiler verdi.

‘Osteoporoz bir toplum sağlığı sorunudur’

EN SIK GÖRÜLEN METABOLİK KEMİK HASTALIĞI
Osteoporoz bir toplum sağlığı sorunu olduğunu dile getiren Uzman Doktor Serpil Yılmaz Erdoğan, ‘‘Hastalık sonucunda görülen kırık, ağrı, kamburluk ve hareket kısıtlılığı kişide günlük yaşam aktivitelerinde sınırlılık, yaşam kalitesinde azalma ve psikolojik olarak kişinin kendine güveninin azalması ile sonuçlanır. En sık görülen metabolik kemik hastalığı olan osteoporoz düşük kemik kütlesi ve kemik mikro yapısının bozulması sonucu kemik kırılganlığının ve kırık olasılığının artması ile karakterize bir iskelet sistemi sorunudur.50 yaş üzerinde her 3 kadından birinde (meme kanserinden fazla) 50 yaş üzeri her 5 erkekten birinde (prostat kanserinden fazla) görünmektedir.’’ açıklamasında bulundu.

TANISI KEMİK YOĞUNLUĞU ÖLÇÜMÜ İLE KONUYOR
Osteoporoz tanısının kemik yoğunluğu ölçümü (DEXA) ile konduğunu belirten Erdoğan, ‘‘DEXA dünyada en yaygın kullanılan ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından altın standart olarak önerilen tekniktir. Kemik yoğunluğu ölçümü kısa süren ve kolay bir ölçümdür. Osteoporozda kemiklerin hem yoğunluğu azalmış, hem de kalitesi bozulmuştur. Osteoporozda kırıklar en sık omurga, el bileği, kalça ve üst kol kemiğinde omuza yakın bölgede görülmektedir. Osteoporozda ortaya çıkan boy kısalması hastalığın tanımlanmasında önemli bir ipucu olarak ortaya çıkar. Bunun nedeni omurlardaki çökme kırıklarıdır ve şiddetli sırt ağrılarına yol açabilir. Sonrasında kamburluklarla sonuçlanabilir.’’ diye konuştu.

GENETİK YATKINLIK ÖNEMLİ
Osteoporozun oluşumunda genetik yatkınlık önemli olduğunu söyleyen Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Serpil Yılmaz Erdoğan ‘‘Hormonal etkenler, kemik sağlığı açısından uygun olmayan beslenme tarzı, olumsuz yaşam koşulları fiziksel aktivite ve egzersiz eksikliği, kemik sağlığını olumsuz etkileyen çeşitli hastalıklar ile kullanılan ilaçlar gibi etkenler de hastalığın ortaya çıkmasında önem taşımaktadır.’’ dedi.

RİSK FAKTÖRLERİNİ SIRALADI
Yaş ilerledikçe osteoporoz riskinin arttığının altını çizen Erdoğan, ‘‘Özellikle kadınlarda 65 yaş üzerinde ve erkeklerde 70 yaş üzerinde risk artmaktadır. Kadınlarda düşük östrojen ,erkeklerde düşük testesteron düzeyleri. Kadınlarda menapoz sonrası ilk 1-2 yıl kemik yıkımı çok artmaktadır. 40 yaşından sonra travma olmaksızın ve çok ufak travma ile geçirilmiş kırık öyküsü, kadın ve erkeklerde düşük vücut ağırlığı, sigara ve alkol kullanımı, 1.derece yakınlarında osteoporoz ve kırık öyküsü,KOAH,hiperparatroidi,hipertroidi,RA,çölyak hastalığı, inlamatuar barsak hastalığı gibi hastalıklar, kortizon,epilepsi ilaçları, protron pompa inhibitörleri,meme kanserinde kullanılan bazı ilaçlar, lityum, antiasitler risk faktörleri arasındadır.’’ açıklamasında bulundu.

KORUNMA VE BESLENME ÖNERİLERİNDE BULUNDU
Osteoporozun önlenmesinin çocukluk, ergenlik ve gençlik dönemlerinde optimal kemik gelişimi ile başladığını belirten Serpil Yılmaz Erdoğan, ‘‘20’li yaşlarda kemik dokusu maximum güce ulaşır. Bu yüzden çocukluk ve ergenlik döneminden itibaren yeterli kalsiyum ve D vitamini almak,düzenli fiziki aktivite çok önemlidir. Günlük diyetimizde kalsiyumdan zengin gıdalara yer vermeliyiz. Bunlar süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler,badem,susam ve pekmez gibi gıdalardır. D vitamini açısından güneşin dik geldiği saatlerde günde 15-20 dakika direk güneş ışınına maruz kalarak günlük ihtiyacımızı karşılayabiliriz. Hareketlilik ve egzersizde kemiklerimizi güçlendirir. Osteoporoz için en faydalı egzersizler kendi vücut ağırlığıyla ve yer çekimine karşı karşı yapılan egzersizlerdir. Yürüyüş,kasları güçlendirmeye yönelik ağırlıkla yapılan egzersizler,duruş ve denge egzersizleri osteoporozda önemli yeri olan egzersizlerdir.’’ diye konuştu.

Haber: Ekin Avcı