Erbuz İnşaat ile Sanayi Ticaret ve Esnaflar Derneği (SATİVES) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Buz, Kapaklı İlçe Mili Eğitim Müdürü Tahsin Nalbant’ın düzenlediği bir basın toplantısında kendisi ile ilgili yaptığı açıklamalara cevap verdi. Buz, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:

eroz-buz

‘YETKİ GASP ETTİ’
Kendisine konjonktüre uygun yükseliş serüveni belirleyen, bu amaca ulaşabilmek için Kapaklı kamuoyunda kendisini Başbakan’ın akrabası olarak anlatmak suretiyle milleti kandıran Tahsin Nalbant beş defa Hac’ca gittiğini, ilahiyat mezunu olduğunu, hoca olduğunu ilan ederek tertemiz olduğunu anlatmak için, yetki gasp etmek suretiyle basın toplantısı düzenlemiştir. Yetki gasp etmek suretiyle diyorum çünkü; devlet memurlarının ilgili makamlarından izin almadan basın toplantısı düzenleme yetkisi yoktur. Tahsin Nalbant basın toplantısında şahsımla ilgili olarak, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak, devlet memurunun güven ve itibarını zedeleyecek söylem ve ithamlarda bulunmuştur. Bu konu malumunuz olduğu üzere basında da yer almıştır. Kemal Sunal’ın başrolde oynadığı Zübük filmini izlemeyen pek yoktur.

‘ZÜBÜK BİR TANE DEĞİL’
Özü itibariyle, Türkiye’de siyasetin ve siyasetçilerin yükseliş öyküleri yoğun bir kara mizah diliyle anlatılmıştır. Zübükzade İbraam’ın halkı kandırmasına rağmen önce belediye başkanı, sonra milletvekili seçilmesi, hiçbir vaadini tutmamasına ve her türlü yolsuzluğuna karşın desteklenen adam olması kitabın konusudur. Şimdi çok iyi anlıyoruz ki, Zübük bir tane değil, sadece siyasette de değil. Hayırlı olsun şimdi Kapaklı’da birde eğitimin Zübük’ü olduğunu öğrendik. Hac’ca gitmekle, ilahiyat okumakla kendini toplumun inanç değerlerinden beslemeye çalışan eğitimin Zübük’ünün böylece devlet makamlarında tutunmaya çalışma gayreti kamuoyunda komik karşılanmakta, eğitimin niteliğine olan inancı köreltmektedir.

‘EĞİTİMİN KAPAKLI’DAKİ SORUNU’
Kamuoyu Tahsin Nalbant’ı Kapaklı’ ya geldiği günden bu yana ait olduğu kurumuna hizmetlerinden, kurumuna kazandırdığı başarıdan ziyade; şahsi çıkarları peşinde koşan, milletten makbuzsuz kayıtsız para alan ve o paralarla ne yaptığı belli olmayan, yediği yemeklerin parasını kantinlerden ilçe milli eğitim müdürlüğünde toplanan parayla ödeten, kendine özel tuvalet yaptıran, özel aşçısı, çaycısı, sekreteri olan, her gün büyüyen Kapaklı’da eğitimin sorunlarıyla ilgilenmekten ziyade eğitimin Kapaklı’daki sorunu olarak gazetelere manşet olan birisi olarak tanımıştır.

‘KAMUOYUNUN DOĞRU BİLGİLENDİRİLMESİ GEREKİYOR’
Bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye. Bu sebeple Tahsin Nalbant’ın toplantıda şahsımla ilgili söylediklerini ciddiye alıp kendisini muhattap kabul edecek değilim. Ancak çıkarcı Zübükler’den çok çeken bir ülkenin ferdi olarak, 22 yıldır Kapaklı’ da ikamet eden, ticaretle uğraşan, halk ile her zaman yüz yüze ilişki içerisinde olan, sayısız okullara, kamu kurumlarına ve sosyal alanlarda bölgeye yardımları olan ve aynı zamanda bölgemizde hizmet sunan bir sivil toplum kuruluşunun başkanı olarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için bu açıklamayı gerekli gördüm.

‘BÖYLE BİR GİRİŞİMDE BULUNMADIM’

Bu güne kadar devlet ihalesiyle iş yapmadım, ticari faaliyetlerimde hiçbir zaman böyle bir girişimimde olmadı. Tahsin Nalbant’ın oğluna yaptığı düğün için aynı kişilere sayısız mesaj atmak suretiyle insanları davet ısrarıyla bunalttığı gibi, benim iş yerime de üç-dört defa gelmiş ve her defasında aynı konuyu işleyerek burs talep etmiş ve hesap numarasını vermiştir. Basın toplantısında ki ifadelerinden anlaşılacağı üzere makamını ihale ticareti yapmak suretiyle şahsi menfaat sağlamak için kullanmaya gayret etmiştir. Dervişin fikri neyse zikri de odur. ‘İhale verseydim böyle olur muydu?’ söylemi Tahsin Nalbant’ın Kapaklı’da ihale ticareti yaptığını itiraf eder nitelik taşımaktadır. Çünkü devlet ihalesi, makamı ne olursa olsun kişi tarafından verilmez. Devlet ihalesini komisyon marifetiyle eşit şartlarda yapılan uygulama sonucunda hak eden alır.

‘USULSÜZLÜKLERİN HESABINI VERMESİ GEREKİYOR’
Bu şahıs Kapaklı’da ihale ticareti yapmak suretiyle kimlerden ne şekilde çıkar sağlamış araştırılması gerekmektedir. Devlet memurunun asli görevi millete hizmet üretmek olmalıdır. Asli görevini bir kenara bırakıp şahsi menfaat peşinde koşan ve bu durumu belgeleriyle gazetelerde yayınlanan Tahsin Nalbant yaptığı usulsüzlüklerin hesabını vermesi gerekirken bunu yapmak yerine, yanına aldığı konjonktüre uygun propaganda makinesinin ardına sığınıp kendilerini aklamaya çalışması dikkatlerden kaçmamaktadır.

‘DİZLERİMİZE ÇOK VURURUZ’
Kapaklı kamuoyu olarak, vatandaş olarak, veli olarak tanık olduğumuz şu acı durumlara, ortaya çıkan şu rezilliğe bakar mısınız? Devletin ağırlını bilmeyene makam teslim ederseniz, yarın öbür gün neden paralel yapılar oluşuyor, neden devletin kurumunda yolsuzluklar yaşanıyor, neden şahsi çıkar derdi devlet hizmetinin önüne geçiyor, okulların o kadar sorunu varken neden özel tuvaletler yapılıyor, eğitimin kalitesi neden yükselmiyor, diye millet olarak dizlerimize çok vururuz, gazete sayfalarında çok okuruz.

‘ADLİ MAKAMLAR NEZDİNDE GİRİŞİMDE BULUNACAĞIM’
İki yıldır eğitim camiasında Kapaklı’da her türlü usulsüzlükler yaşanırken bu usulsüzlükleri yapanlar konjonktüre uygun propaganda makinesinin ardına sığınıp her seferinde zeytinyağı gibi suyun üzerine çıkıyor, millete karşı sorumluluk makamında olanlar propaganda aracı oluveriyor, kimse kimseden hesap sormuyor ve hepsi bir birini koruyup kolluyor. Üstelik bu olayları kendi propagandalarına alet ediyor. Biz de bu Zübüklere ülkemizin geleceğini, eğitimi, evlatlarımızı teslim ediyoruz. Sözlerime son verirken, bu basın açıklamasının yetkili kurumlara şikayet, Kapaklı kamuoyuna bilgilendirme amacı taşıdığını, adli makamlar nezdinde de ayrıca girişimde bulunacağımı bildiririm.

Haber: A.Kadir Kıldıze