Uzun bir süredir Trakya’nın kanayan yarası olan ve kirlilik sebebiyle bölge halkının sağlığını ciddi şekilde tehdit eden Ergene Nehri için neler yapılabileceğini tartışmak ve ilgili merileri harekete geçirmek amacıyla Ergene İnisiyatifi ve Umut-Sen tarafından Çerkezköy’de ‘Ergene ve Halk Sağlığı’ adlı bir panel düzenlenecek.
ergene ve halk sağlığı2
Çerkezköy Havadis- Ergene İnisiyatifi ve Umut-Sen tarafından, Trakya Bölgesi’ni yakından ilgilendiren Ergene Nehri’nin kirliliğine dikkat çekmek amacıyla Ergene ve Halk Sağlığı adlı bir panel düzenlenecek.
ERGENE, PANEL’DE KONUŞULACAK
21 Nisan Pazar günü Çerkezköy Halk Eğitimi Merkezi’nde saat 15.00-18.00 saatleri arasında düzenlenecek panele konuşmacı olarak İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Yavuz Dizdar, TBMM Çevre Komisyonu Üyesi CHP Tekirdağ Milletvekili Av. Emre Köprülü, Avukat Alptekin Ocak ve Gündöndü Filminin Yönetmeni Nejla Demirci katılacak.
“ERGENE’DEKİ TEHLİKE BÜYÜK”
Panelde ayrıca, daha önce Çerkezköy’de de gösterilen ve Ergene Nehri’nin nasıl bu hale geldiğini anlatan Belgesel Film Gündöndü’nün de kısa bir versiyonu da katılımcılara izlettirilecek. Ergene Havzası’nda yaşayan tüm çevre ve doğa dostlarını panele katılmaya davet eden Ergene İnisiyatifi gönüllülerinden Seyit Soydan, Ergene’deki tehlikenin büyüklüğüne dikkat çekmek için bir açıklama yaptı.
ERGENE ÖLÜM SAÇIYOR, İNSANLAR BAKIYOR
İnsanların kanser, astım gibi inanılmaz sağlık sorunları ile karşılaşmalarına rağmen doğa sorunlarına uzak kaldığına dikkat çeken Seyit Soydan, “Bundan otuz yıl öncesine kadar Trakya Ovası’na hayat veren, balık avlanan, yüzülen, sağlıklı ürünler yetiştirdiğimiz Ergene Nehri bugün can çekişmekte. Sularında hiçbir canlının yaşamadığı, sanayinin bıraktığı kimyasal atıklar nedeniyle pas renginde, simsiyah akan Ergene’nin ölüm saçtığını hepimiz biliyoruz” diye konuştu.
PANEL’DE SORULARA CEVAP ARANACAK
İnsanların, geçim derdi ve yaşam koşulları nedeniyle zehirlendiğini farkında olmadığını dile getiren Soydan, “Ne yazık ki birçoğumuz ağır metallerle yüklü besinleri her gün tükettiğimizin, kirli havayı teneffüs ettiğimizin farkında değiliz. Her geçen gün artan astım, bronşit ve kanser hastalıklarının neden kaynaklandığını bilmiyoruz. Ergene ne zaman hayata dönecek? Geleceğimiz çalışmayan arıtmalar yüzünden sermayenin insafına mı bırakılacak? Bu gidişe daha ne kadar seyirci kalacağız?” dedi ve bu soruları panelde tartışarak hep birlikte çözüm yolları üretmek istediklerini kaydetti. TOPRAĞA GÖMÜLENLER, ÇOCUKLARIMIZI ÖLDÜRECEK
Ergene Nehri sebebiyle oluşan en büyük tehlikelerden birinin de içme suları olduğunu dile getiren Soydan, “Toplu arıtmalara para vermemek için daha şimdiden kimyasal atıkları toprağa gömdüğünü öğreniyoruz. Bu da yer altı sularının zehirlenmesi, bu da bizim çocuklarımızın ölümü demek” ifadelerini kullandı.
“İNSANLAR SADECE KURŞUNLA ÖLDÜRÜLMÜYOR”
Ergene Havzası’nda üretilen buğday, ayçiçeği, pirinç gibi ürünlerde yapılan analizler sonucu, ürünlerin olması gereken standartlara göre 8-10 kat zehirli çıktığını söyleyen Soydan, “İnsanlar bunu öğrenince bunları tüketmekten korkuyorlar. İnsanlar sadece kurşunla öldürülmüyor. Bu şekilde ölüme sürükleniyor. Bu bizim için çocuklarımız için büyük bir tehlike. Doğa yok olduğundan biz nerede yaşayacağız. Umarım bu çabalarımız bir sonuç verir İnsanlar bilim adamlarını dinler. Ergene birilerinin para kazanma uğruna zehirlediği bir şey olmaktan çıkar” şeklinde konuştu.