gündöndüYönetmenliğini Ergene İnsiyatifi üyesi Nejla Demirci’nin üstlendiği, Ergene Nehri’nin kirliliği, Trakya’nın sosyal, ekonomik ve ekolojik sistemindeki sorunlara dikkat çeken ‘Gündöndü’ Belgeseli, Çerkezköy Ergene İnsiyatifi ve Umut-Sen Çerkezköy Temsilciliği tarafından Çerkezköy Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen panelde gösterime sunuldu. Belgeselin 30 dakikalık bir kısmının gösterime sunulduğu panelde konuşan Yönetmen Nejla Demirci, Belgeselin adeta bir ‘Kelebek Etkisi’ yarattığını belirterek; “Yaklaşık 3 yıl süren bir çalışmanın ürünü olan Gündöndü Belgeseli, gösterime girdiği her yerde büyük beğeni toplayarak, adeta bir ‘Kelebek Etkisi’ yaratıyor. Bu gelişmeler, zehir saçan Ergene nehri konusunda farkındalık yaratarak, bu sorunun sadece Trakya’ya özgü bir sorun olmadığını herkesin algılamasını sağlıyor” dedi. Çerkezköylü Yöneticilerin, yaşanan bu kirliliğe seyirci kaldıklarını da sözlerine ekleyen Demirci; “Çerkezköylü Yöneticiler, Ergene sorunu karşısında adeta kör, sağız ve dilsiz kalmış durumdalar. Hatta Yöneticiler, bugün düzenlemiş olduğumuz toplantıyı sabote etmek adına, başka toplantılar düzenleyerek, halkın dikkatini başka yöne çekmeye çalıştılar” ifadelerini kullandı.
Çerkezköy Havadis- Çerkezköy Ergene İnsiyatifi ve Umut-Sen Güvencesiz İşçiler Sendikası Çerkezköy Şubesi tarafından Pazar günü saat 15.00’de Çerkezköy Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen panelde, Yönetmenliğini Ergene İnsiyatifi üyesi Nejla Demirci’nin üstlendiği ‘Gündöndü’ Belgeseli gösterime sunuldu.
PANELE İLGİ AZ OLDU
Çerkezköy Ergene İnsiyatifi ve Umut-Sen tarafından Çerkezköy Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen panele konuşmacı olarak ‘Gündöndü’ Belgeseli Yönetmeni ve Ergene İnsiyatifi Üyesi Nejla Demirci, İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Yavuz Dizdar, CHP Tekirdağ Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Üyesi Emre Köprülü, ünlü Avukat Alptekin Ocak, Çerkezköy Ergene İnsiyatifi Üyesi Seyit Soydan ve Havva Ak, Umut-Sen Güvencesiz İşçiler Sendikası Çerkezköy Şubesi Üyesi Nurhan Altıntaş ve Sevgi Mardin katıldı. Pazar günü saat 15.00’de düzenlenen panele ayrıca CHP Çerkezköy İlçe Başkanı Metin Dönmez ve İlçe Yönetimi katılırken, vatandaşların ilgisi ise beklenenden az oldu. Panele yaklaşık 100 kişi katıldı.
BELGESELİN BİR BÖLÜMÜ İZLETİLDİ
Çerkezköy Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen panelde, Nejla Demirci tarafından hazırlanan Gündöndü Belgeseli’nin 30 dakikalık kısmı katılımcılara izletildi.
“UMUDUM ARTIYOR”
Belgesel gösterimi sonrası konuşmacılar yerlerini alırken, ilk konuşmayı Yönetmen Nejla Demirci yaptı. Belgeselin gösterime girdiği her yerde büyük beğeni topladığını kaydeden Demirci; “Yaklaşık 3 yıl süren bir çalışmanın ürünü olan Gündöndü Belgeseli, gösterime girdiği her yerde büyük beğeni toplayarak, adeta bir ‘Kelebek Etkisi’ yaratıyor. Bu gelişmeler, zehir saçan Ergene nehri konusunda farkındalık yaratarak, bu sorunun sadece Trakya’ya özgü bir sorun olmadığını herkesin algılamasını sağlıyor” dedi.
“BİR ARADA OLMAMIZ ÇOK ANLAMLI”
Çerkezköy’ün, sanayileşmenin en vahşice yaşandığı şehirler arasında olduğunu belirten Demirci; “Çerkezköy, sanayisi nedeni ile siyasilerin de en fazla uğradığı yerler arasında bulunuyor. Fakat siyasiler Çerkezköy’e geldiklerinde vatandaşlara değil, sanayiciye misafir oluyor. Bu bağlamda Ergene nehri için bugün burada toplanmamız, çok büyük anlam ifade ediyor” diye konuştu.
“PANEL SABOTE EDİLDİ”
Gündöndü Belgeseli ile Trakya’da yaşanan ekolojik ve ekonomik faciayı anlatmaya çalıştığını ifade eden Demirci; “Maalesef Kırklareli’ndeki bütün topraklar taş ocaklarına satıldı. Çerkezköy’de keza topraklar sanayi kuruluşlarının hizmetinde. Yaşanan bu kirliliğin başlangıç noktası sayabileceğimiz Çerkezköy’ün Yöneticileri ise bu durumu kör, sağır ve dilsiz bir şekilde seyretmeyi tercih ediyorlar. Hatta bugün düzenlediğimiz paneli sabote etmek adına, farklı organizasyonlar düzenleyerek, vatandaşın ilgisini başka taraflara çekmeye çalıştılar” ifadelerini kullandı.
‘ERGENE EYLEM PLANI’NI ELEŞTİRDİ
Ergene Nehrinin kirliliğini görenlerin Enez’e tatile gitmediğini belirten Demirci; “Bu sorunun temelinde, Neo-Liberal Politikalar yatmaktadır. Bunun sorumlusu tek başına sanayiciler de değildir, Belediyeler de. Bakanlık ise Ergene Eylem planı adı altında bazı çalışmalar yürüterek, vatandaşları Ergene’yi eski haline kavuşturacağına inandırmaya çalışmaktadır. Kısacası Ergene’yi kullanarak, ‘oy’ arayışına girmişlerdir. Lütfen, Ergene’yi siyasilerin ‘oy’ politikalarına alet etmeyelim” şeklinde konuştu.
“BİLİM ÇARESİZ KALIYOR”
Demirci’nin konuşmasının ardından söz alan İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Yavuz Dizdar, yaşanan kirlilik karşısında bilimin çaresiz kaldığını belirterek; “Bu kirlilik karşısında maalesef bilimin yapacağı bir şey yok. Belgeselde de izlediğiniz gibi her şey gayet ortada. O kirli su içerisinde balıklar dahi yaşayamıyorsa, nehir suları ile sulanan ürünleri tüketen insanlar da doğal olarak hasta oluyor ve yaşamını yitiriyor. Bu yüzden siz işin bilim kısmını düşünerek kafanızı yormayın” dedi.
“SİZLER POTANSİYEL HASTASINIZ”
Sizler bilim insanları için sadece birer potansiyel hastasınız diyerek sözlerine devam eden Dizdar; “Bu günlerde Ulusal Kanser Kongresi Antalya’da toplandı. Emin olun yaşanan kirlilik onların kesinlikle umurunda değil. Onlar için önemli olan sizlerin hastalığı. Bu yüzden, bu suyun kesinlikle durdurulması gerekiyor. Eğer bu su durdurulmazsa birçoğunuz hasta olacak, hatta öleceksiniz. Benim üzüldüğüm nokta ise erken yaşta yaşanan ölümlerdir. Yani bu su durdurulmaz ise siz bu işin içinden çıkamazsınız. Muhtemelen çocuklarınız da, ilerleyen zamanlarda bu bölgeden göç etmek zorunda kalacaklardır” diye konuştu.
“BEN BU BÖLGEYE GELİP GİDENLERDEN DEĞİLİM”
Dizdar’ın konuşmasının ardından söz alan CHP Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü, kendisinin bu bölgenin insanı olduğunu ve gidecek başka bir yerinin olmadığını belirterek; “Öncelikle başta Nejla Demirci olmak üzere bütün katılımcılara teşekkürlerimi sunuyorum. Benden önceki konuşmacıların da dediği gibi siyasiler bu bölgeye gelip sanayicilere uğruyor ve geri dönüyor. Ama ben bu bölge insanıyım ve gidecek başka bir yerim de yok. Yaşanan çevre felaketine insanların duyarlılık göstermeme nedenini de başka insanlarda aramıyorum” ifadelerini kullandı.
“KISA ZAMANDA OLACAK İŞ DEĞİL”
Yaşanan kirliliğin sona ermesinin kısa zamanda gerçekleşme olasılığının olmadığını belirten Köprülü; “Hükümet, hazırladığı Ergene Eylem Planı ile Ergene’deki kirliliği birkaç sene içerisinde bitireceğini belirtiyor. Ama herkes şunu çok iyi bilsin, bu kirlilik öyle birkaç sene içerisinde temizlenecek bir olay değil. Eğer bu felaketin önüne geçmek istiyorsak, bugün bu salonda bulunan 100 kişi gibi duyarlı insanlara ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.
“EN BÜYÜK PAY SAHİBİ TEKİRDAĞ”
Ergene Vadisi üzerinde bulunan Sanayi Kuruluşlarının yaklaşık yüzde 76’sının Tekirdağ’da faaliyet gösterdiğini belirten Köprülü; “Dolayısıyla yaşanan kirlilikteki en büyük pay sahibi de Tekirdağ’dır. Ancak Ergene Nehri’ni kirleten CHP’li Belediyeler değildir. Bunu açıklamamın nedeni, zaman zaman bize yöneltilen ithamlardır. 22. Dönem parlamentoda Ergene ile ilgili bir rapor hazırlandı ve raporda Ergene’de yaşanan kirliliğin yüzde 75’inin kaynağı Sanayi Kuruluşları olarak açıklandı. Belediyelerin suçu yok mu bu kirlilikte? Tabi ki var. Ama eğer siz Ergene Nehri’ni temizlemek için yola çıkıyorum diyorsanız, nehir kenarında yaşayan ailelerin de kime oy verdiğini bilmek zorundasınız” dedi.
“1 LİRA DAHİ GELMEDİ”
Hükümetin hazırlamış olduğu Ergene eylem planı çerçevesinde Trakya’ya henüz kaynak ayrılmadığını belirten Köprülü; “Ara sıra Bakanlarımız bu bölgeye gelerek, 3 milyar gibi bir bütçenin Ergene Nehrinin temizlenmesi için ayrıldığından bahsediyorlar. Ancak şunu bilmenizi isterim, söylenenler tamamen yalandan ibarettir. Belediyeleri borçlandırarak evsel atık tesisleri yaptırıyorlar, daha sonra da açılışlarına gelip Hükümet yaptı diyorlar. Hükümet henüz Trakya’ya, Ergene’de yaşanan kirlilik için 1 lira dahi kaynak ayırmadı” diye konuştu.
“KİRLİLİĞİ TRAKYA ÇEKİYOR, BEDELİNİ HÜKÜMET ALIYOR”
Trakya’da bulunan Sanayi Kuruluşlarından Devletin ciddi kar elde ettiğini belirten Köprülü; “Trakya’daki sanayi kuruluşları, devlete ciddi anlamda vergiler ödüyor. Örneğin Tekirdağ, vergi ödeyen iller arasında 7’nci sırada bulunuyor. Yani kısacası sanayi kuruluşlarının yarattığı kirliliğin bedelini Trakya insanı öderken, sanayiden gelen parayı Hükümet istediği yere harcıyor” ifadelerini kullandı.
“ISLAH OSB’NİN AMACI FARKLI”
Trakya’da 7 tane ıslah OSB kurulduğunu, bunların kısa zaman içerisinde Organize Sanayi Bölgesi’ne dönüştürüleceğini belirten Köprülü; “Hükümet bu çalışmayı vatandaşa daha farklı lanse ediyor. Herkes Islah OSB’lerle sanayinin sınırlarının çizileceğini, artık daha fazla sanayi kuruluşunun açılmayacağını düşünüyor. Ancak bizim aldığımız duyumlara göre Hükümet, Dudullu ve İkitelli Organize Sanayi Bölgelerini kapatarak Trakya’ya taşıma planı hazırlığı içerisinde. Zaten yeni kurulan Islah OSB’lerin doluluk oranı yüzde 33 civarında. Bu da demek oluyor ki mevcut sanayi kuruluşlarının iki katı kadar daha sanayi kuruluşuna yetecek kadar alan var” şeklinde konuştu.
“MARMARA FOSEPTİK ÇUKURU OLUR”
Ergene Nehri’ni halkın ‘üstü açık kanalizasyon’ olarak tanımladığını kaydeden Köprülü; “Hükümetin Ergene eylem planında, yeni kurulacak OSB’lerin tamamını birleştirerek, Ergene nehrine akıttıkları suları Marmara Denizi’ne boşaltmak gibi bir düşüncesi var. Eğer bu plan hayata geçerse, Marmara Nehri adeta bir foseptik çukuruna dönüşür” dedi.
“BİZ İSTİHDAMA KARŞI DEĞİLİZ”
Bu sorunları gündeme getirdikleri zaman AKP Hükümeti tarafından istihdama karşıymışız gibi lanse edildiklerini belirten Köprülü; “Meclis’te çevre kirliliği konusunda önerge verdiğim zaman, hergün en az 100 kişi arayarak şikayetçi oluyor. Bize, ‘siz istihdama karşı mısınız?’ diye soruyorlar. Hayır, biz istihdama karşı değiliz. Biz, istihdamın bilinçli olarak yapılmasından yanayız. Bir bölgede tarım alanları verimli ise orada sanayi alanlarının kurulmasına gerek yoktur. Sanayi alanlarını da başka bölgelerde kurun” diye konuştu.
“TRAKYA BAŞKA BİR GÖÇ DALGASI KALDIRMAZ”
Hükümetin sürekli gündeme getirdiği Kanal İstanbul, 3. Havaalanı gibi çılgın projelerinin arkasında yine başka işler olduğunu belirten Köprülü; “Bu projeler gerçekleşirse, bu bölgeye göç eden insanların istihdam edilmesi de gerekecek. Bunun için yine Trakya Bölgesi’ne sanayi kuruluşları açılması gündeme gelecek. Trakya artık başka bir göç dalgasını kaldıracak konumda değildir” ifadelerini kullandı. Köprülü’nün konuşmasının ardından panel sona erdi.