fahrettin

İyi bir idareci uzağı görendir. Geleceğin ne getireceğini fark eden ve ona göre önlem alandır. Geleceği göremeyen feraset ve basiret yönünden zayıf olan idareci halkına hizmet vermekten çok zahmet verir. Ne yazık ki bizim idareci veya yöneticilerin çoğunluğu yukarıdaki tanıma pek yakın yerde durmaktadır.

Özellikle atamaya alışmış bir millet olarak, bulunduğumuz makama başkalarının iradesiyle geldiğimiz için kulağımızı, gözümüzü ve aklımızı bizleri o makama getiren iradenin ağzından çıkacak söylemlere göre ayarlarız. Varsa da yoksa da bizi biz yapan değerlere göre değil, bizi makam sahibi yapan kişilere göre yönümüzü ayarlarız. Bu da ister istemez yaratıcılığı, çalışkanlığı, plan ve projeciliği ikinci plana iter ve her alanda atalet ve akamet baş gösterir. Biz bu zihniyetin benzerlerini Türkiye’nin birçok yerinde görerek geldik. Aynısı diğer yerlerde olduğu gibi Çerkezköy’de de uygulandı.

Çerkezköy’ün geleceği geçmişinden belliydi. Ama hiç bir belediye başkanı geleceği göremedi. Her gelen başkan var olanla yetinip köklü tedbirler yerine iyileştirmelerle durumu idare etmeye çalıştı. Büyük düşünmek kimsenin aklına gelmedi. Şehircilik geri plana itildi. Nüfus arttıkça eksikler görülmeye başlandı. Oysa önemli olan var olanı görmek değil, önemli olan geleceği görmektir. Bu şekliyle ağzınızla kuş tutsanız yine de bir yere varamazsınız. Zira bu tür bir anlayış, günü kurtarmak ve sorunları ileriye doğru yuvarlamaktır. Deniliyor ki Çerkezköy’ün imar planı, beş yüz elli bin nüfusa göre yapılmıştır. Peki, bu nüfusu karşılayacak alt ve üst yapı da ayarlanmış mıdır? Hiç sanmıyorum!

Çerkezköy’de otopark sorunu ne haldedir? Bu konuyu hiç dikkate alan var mıdır? İnsanlar daha şimdiden arabalarını park edecek yer bulmakta müşkülat çekmektedir. Homurdanmalar ve mırıldanmalar almış başını gitmektedir. Caddeler otopark haline sokulmuştur. Sokaklar arabadan geçilmiyor. Yayaların geçtiği yerler arabaların işgalindedir. Belediye bu konuda ne düşünmektedir? Bu gidişle sokaklarda, caddelerde yayalar yerine arabaları ve bir de Avrupa’dan bizlere geçmiş bir adet olan köpekleri göreceğiz. Çerkezköy’ün acil ihtiyacı olan otopark meselesi derhal konuşulmalı ve nüfusuna göre her mahalleye yetebilecek bir otoparkın yapılması projesi hayata geçirilmelidir. Aksi takdirde gelecekte felç geçiren bir trafikle karşı karşıya kalmaktan kurtulamayacağız. Daha şimdiden nerdeyse her evden bir özel araba çıkmaktadır. İleride bırakın her evden bir arabayı her nüfusa göre bir arabanın olması kesin görünmektedir. Peki, gelecekte her evden çıkacak bir kaç özel arabaya göre ne gibi önlem alınacak hiç düşünen veya hiç akıl yürüten oldu mu?

Eğer beş yüz bin nüfuslu imar planın varsa beş yüz bin nüfusa yetebilecek bir otoparkın da hemen olmalıdır. Sadece otoparkla bu iş bitmiyor ki.. Belediye mücavir alanları parsellenip parsellenip satılırken düşünülen tek konu yeşil alanlar ve parklardı. Hâlbuki spor alanları en az onlar kadar önemli ve onlar kadar elzemdi. Hatta araba parkları onlara eşit seviyede düşünülecek bir noktaya gelip dayandı.

Bizler toplum olarak acıları, eziyetleri sıkıntıları ve zorlukları yaşamadan asla aklımız başımıza gelmez! Bir kere insanoğlu olarak bütün bunları yaşayacağız ki ondan sonra önlem almanın hal çarelerini bulmaya çalışcağız. Artık geçmiş geçmişte kaldı! Önemli olan geçmişten ders alıp ileriye bakmaktır. Bundan böyle yapılacak caminin, okulun, stadın, hastanenin, mahallenin, caddenin sokağın otoparkı, yapılacak olan yerleşim birimiyle eşit seviyede tutulmalıdır.