Değerli okuyucu;

Geçtiğimiz hafta içerisinde, televizyonlarda ana haber bültenleri henüz yayınlanıyorken, Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un bir terör saldırısına uğradığı, bir süre sonrada hayatını kaybettiği haberi son dakika gelişmesi olarak gündeme bomba gibi düştü.

Gelelim yazımın başlığında da belirttiğim gibi benim tahlillerime.

Kıymetli okuyucu; ben bir lise mezunu, uzun zamandır günlük gazeteleri takip etmekten aciz, fırsat buldukça bir iki kitap okurmuş gibi yapan, isminin önünde hiçbir akademik ünvan bulunmayan, hayatı boyunca çok fazla seminer, konferans, panel gibi etkinliklere katılmayan, bazen bir iki arkadaşla geyik muhabbetinden öteye gitmeyen ortamları olan, zaten geçim sıkıntılarından nefes alıp da kafasını kaldırıp bakamayan, baksa bile göremeyen ortalama br insanım.

Benim, böylesi uluslararası bağlantıları olan, 007 filmlerinde dahi izlerken çözemeyeceğim kurguları çözebilmek ve hakkında tahlil yapmak neyime? Ben çok eskiden okuduğum Cingöz Recai serisinde bile meseleleri kavrayamayan biriyim. Ben Tom ve Jerry’nin savaşlarını ve taktiklerini bile halen kavrayabilmiş değilim. O kedi o delikten nasıl geçti, o fare kedinin midesine inmişken oradan nasıl geri çıkabildi halen düşünüyorum.

Nitekim bizim hayal dünyamız Cin Ali’nin topacı ile şekillenmeye başladı. En fazla o fil sirkte nasıl tıraş yaptı onu kurgulayabilirim.

Peki, ben böyleyim de cinayet haberinin hemen ardından sosyal medyadan çok derin(!) görüşler beyan eden, benim çok bilimci insanlarım benden daha mı dolular, benden daha mı birikimli benden daha mı çok entellektüel bilgilerle donanımlılar?

Yooo…

Ama o paylaşımlar, ama o tahliller, ama o nokta atışı yorumlamalar…

Allah’ım ya Rabbim! Yahu herkes mi güvenlik uzmanı, herkes mi harp sanatkarı, herkes mi profesör, herkes mi ordinaryüs?

Facebook ana akış sayfasından bakıyorum, arkadaş bir paylaşım döşemiş oraya, cinayetin amacını, kimlerin yönlendirdiğini, hangi aşamalarda gerçekleştiğini, bundan sonraki yaşanacakları, bakın yaşanabilecekler bile değil, direkt yaşanacakları öyle bir sıralamış ki sanırsınız ülkenin en büyük terör uzmanı görüş beyan etmiş. Profiline giriyorum, bakıyorum, dayı manav!

Bir başka arkadaş daha başka bakmış ama onun tahlilleri de ne Ak Saray’da, ne Kremlin’de ne de Beyaz Saray’da düşünülememiş türden. Onun da profiline girip bakıyorum, gardaşım tekstilde işçi. Yorumu da sabah gece vardiyasından çıktıktan sonra yapmış.

Sadece Karlov cinayetinde değil, ülkenin hemen her gündeminde bu arkadaşlarımız en derin(!) ve engin(!) fikirlerini cömertçe beyan ediyorlar da ülke aydınlanıyor.(!) Tüm bu ve benzeri paylaşımlar arasında Twitter’da rastladığım bir paylaşım çok güldürdü beni. Aynen şöyle: ‘‘Büyükelçiyi katledenlerin amacı Rusya-Türkiye ilişkilerini baltalamaktır diye tweet atan amcanın kredi kartı şifresi 1234’tür.’’

Yahu her şeyin uzmanısınız, her şeyi çok biliyorsunuz da bırakın da Karlov Cinayeti’nin sebeplerini de Erdoğan bilsin, Putin bilsin; siz dinlenin biraz.
Her şey televizyonlara cinayet hakkındaki ilk açıklamayı, İçişleri Bakanı yerine Melih Gökçek’in yapmasıyla başladı.